Dolar 18,6336
Euro 19,4066
Altın 1.051,84
BİST 4.874,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 14°C
Parçalı Bulutlu
Diyarbakır
14°C
Parçalı Bulutlu
Pts 12°C
Sal 13°C
Çar 14°C
Per 14°C

‘Covid-19’un ağır geçirilmesi post covid bozukluklarını artırıyor’

‘Covid-19’un ağır geçirilmesi post covid bozukluklarını artırıyor’
8 Ekim 2021 12:36
A+
A-

YENİGÜN HABER – Koronavirüsü enfeksiyonunu atlattıktan sonraki 12’nci hafta ve sonrasını kapsayan ‘post covid’ sendromu, hastalığı atlatan kişilerin şikâyetlerinin devam etmesi durumu olarak biliniyor. Bazı kişilerde Covid-19 atlatılsa dahi nefes darlığı, göğüs ağrısı, uykusuzluk, anksiyete, tat ve koku kaybı gibi şikâyetler sürüyor.

Post covid sendromundan en çok etkilenenlerin hastalığı ağır geçiren ve hastanede kalma süreci uzayan kişiler olduğuna dikkat çeken uzmanlar, şikâyetleri hastalık sonrası uzayan kişilerin mutlaka hastanelere başvurması gerektiğini söylüyor. Dünya çapında ‘post covid’ dönemiyle ilgili çalışmalar yapılarak veriler ortaya konarken, alanında uzman hekimler Türkiye’deki çalışmalar hakkında bilgi verdi.

 ‘Post covıd’ şikâyetler: kalpte ritim bozukluğu, kalp zarı tutulumu, nefes darlığı 

Gazete Duvar’ın haberine göre, Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanı Prof. Alpay Azap, Türkiye’de ‘post covid’ dönemindeki şikâyetler üzerine henüz yayınlanmış bir çalışma olmadığına vurgu yaptı, sağlık kurumlarının ve merkezlerin kendi imkânlarıyla yürüttükleri çalışmalar olduğuna dikkat çekti.

Dernek olarak yaklaşık bin 400 hasta üzerinde ‘post covid’ sendromuyla ilgili çalışma yürüttüklerini ancak henüz sonuçlanmadığını ifade eden Azap, çalışma esnasında hastalarda karşılaştıkları şikâyetlere ilişkin şunları söyledi:

“Üç aydan daha uzun süre devam eden şikâyetler olması ya da iyileştikten sonra bazı belirtilerin ortaya çıkması durumda biz buna uzamış covid diyoruz. Uzamış covid hastalığında bütün sistemleri ilgilendiren şikâyetler olabiliyor. Akciğerlerdeki tahribattan kaynaklı nefes darlığı başta olmak üzere sinir sistemini ilgilendiren belirtiler de olabiliyor. Kardiyovasküler sistemi, yani kalp-damar sistemini de ilgilendiren şikâyetler olabiliyor. En çok karşılaştığımız şikayetler arasında nefes darlığı, beyin sisi denilen bir durum var; yani konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık, uykusuzluk gibi belirtilerle giden bir süreç olarak karşımıza çıkabiliyor. Kalp-damar sisteminde belirtiler olarak da ortaya çıkabiliyor. Örneğin; kalpte ritim bozukluğu, kalp zarı tutulumu, (iyileşmesi biraz daha uzun sürebiliyor) damar sisteminde pıhtılaşmalar ve pıhtılaşmaların sebep olduğu problemler. Her hastada bütün belirtiler olacak diye bir durum söz konusu değil. Bazı hastalarda halsizlik, baş ağrısı uzun süre devam edebiliyor, bazı hastalarda da kalple ilgili sorunlar uzun süre devam edebiliyor. Özellikle ileri yaşta olanlarda ve hastalığı ağır geçirenlerde bu belirtiler biraz daha fazla karşımıza çıkıyor. Tat ve koku kaybı uzun süre devam edebiliyor.”

‘Post covid sendromu virüsü belirtisiz geçirenlerde görülmüyor’

Prof. Dr. Alpay Azap’a göre, altta yatan başka hastalıklar, ileri yaşta olmak ve hastalığı ağır geçirmek ‘post covid’ riskini artıran faktörler arasında yer alıyor. Post covid dönemine ilişkin bilimsel literatüre dikkat çeken Azap, “Bilimsel literatürde hastalık sıklığının yüzde 18’lerde olduğunu belirtenler de var yüzde 5 olarak bildirenler de var” diyor. Covid-19’u belirtisiz, hafif atlatan hastalarda post covid sendromumun görülme sıklığının çok düşük olduğunun da altını çizen Azap, “Türkiye’de şu an uzatılmış covid bildirimi yapılmış değil. Sağlık Bakanlığı’nın çok merkezli çalışmalarla ilgili bir izin kısıtlaması olduğu için çalışmalar çok yapılamadı. Merkezlerin kendi yürüttükleri çalışmalar var. Tabi bu aşamada tanının nasıl konulduğu da oldukça önemli. Bazı merkezlerde hastalarla yüz yüze konuşularak, gerekli testleri yaparak tanı koyarken, bazı merkezler hastalara telefonla ulaşıyor veya anket yöntemiyle tanı koyuyorlar. Post covid, hastaların yaşam kalitesini bozan bir durum” ifadelerini kullanıyor.

‘Post covıd, menenjit ve demansa yol açabiliyor’

Türk Nöroloji Derneği üyesi ve Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Şerefnur Öztürk ise ‘post covid’ dönemini, “Covid-19 hastalığında çok ciddi akciğer bulgularının yaşandığı bir akut dönem var. Üçüncü haftadan sonraki döneme ise su-akut dönem deniyor. Bir de kronik ‘post covid’ dönem var ki; altı aya kadar uzayabiliyor. Çalışmalar da genellikle bu altı ayı kapsıyor” sözleriyle anlattı.

Post covid döneminde hastalarda meydana gelen belirtileri izlediklerini, bu süreçte özellikle Demans semptomlarında artışlar yaşandığını ifade eden Öztürk, karşılaştıkları semptom ve bulguları şu şekilde açıkladı: “Covid-19 hastalığı başladıktan sonra akut dönemde, akut dönemin gerektirdiği tedavileri alan hastalarda her türlü etkilenme ortaya çıkabiliyor. Koku, tat duyusunun kaybı neredeyse yüzde 60’lara kadar ulaşabiliyor. Akciğer tutulumları bu hastalarda mutlaka oluyor, beyin vasküler yapılarında tutulum oluyor, yine beyin damar tıkanıkları ortaya çıkabiliyor. Direk beyin dokusu etkilenerek menenjite neden olabiliyor. Beynin normal işleyişinin bozulması, hastaların algılama ve hatırlama düzeyinde, planlama yapma, konuşma düzeyinde bozukluklara neden olabiliyor. Bunun yanı sıra kaslarda çok ciddi tutulumlar; kas erimesi, ağrısı ortaya çıkabiliyor. Kişinin hareketsiz hale gelebileceği şiddetle oluşabilen sinir tutulumları olabiliyor; yüz felcine kadar gidiyor bu durum. Aşırı bir yorgunluk, uyku kalitesinde düşme, anksiyete, depresyon, kaygı gibi psikiyatrik semptomları da çok sık görebiliyoruz. Demans semptomlarında artışlara neden olabiliyor.”

‘Covid-19’un ağır geçirilmesi post covid bozukluklarını artırıyor’

Öztürk, sözlerine şöyle devam etti: “Akut tedavi bittikten sonra (üç hafta) bu semptomların yine bir süre devam ettiğini görüyoruz ama bizi daha çok kaygılandıran bu semptomlardan bazılarının (koku ve tat alma bozuklukları, uykusuzluk, bilişsel fonksiyonlarda bozulmalar yani konsantrasyon güçlüğü, algılamada, hatırlamada zorluklar) devam edebiliyor olmasıdır. Burada pek çok mekanizma işin içinde. Hem vücudun virüse karşı başlatmış olduğu reaksiyonun hâlâ devam ediyor olması, virüsün etkilerinin damarlarda dolaşımı bozacak etkiler yaratmış olması gibi nedenler bu sonucu oluşturabiliyor. Virüsün uzun vadede nasıl etkisi olacağını henüz bilmiyoruz ancak akut dönemdeki semptomların şiddetine bağlı olarak yorumlayabiliyoruz. Post covid bozuklukların ortaya çıkma oranı kişinin Covid-19’u ağır geçirmesi, hastanede uzun süre kalmasıyla birlikte artabiliyor.”

Şikâyetleri hastalık sonrası uzayan kişilerin mutlaka hastanelere başvurması gerektiğini belirten Öztürk, “Biz post covid dönemini içeren vakaların takibini yapıyoruz. Kalıcı, beynin normal işleyişini bozabilecek demans, parkinson gibi biati süreçlerin başlamamasını diliyoruz. Şu anda bunları konuşmak için erken. Belirtisiz atlatılan Covid-19 vakalarında post covid süreci pek ortaya çıkmıyor. Covid-19’u ağır geçirmiş kişilerde ilerleyen süreçlerde uzamış yorgunluk sendromu, uzamış uykusuzluk, tat ve koku alma bozuklukları, kas ağrıları devam ederse merkezlere başvuru yapabilirler” dedi. (Haber Merkezi)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.