Dolar 13,7473
Euro 15,5623
Altın 777,91
BİST 1.880
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 12°C
Çok Bulutlu
Diyarbakır
12°C
Çok Bulutlu
Cum 13°C
Cts 13°C
Paz 13°C
Pts 15°C

Ermeni kilisesi Müslüman kadınlara emanet

Ermeni kilisesi Müslüman kadınlara emanet
09.11.2021
A+
A-

Mardin’in Derik ilçesinde, 1650 yılında inşa edilen Surp Kevork Ermeni Kilisesi’ne, mahallenin Müslüman kadınları bakıyor. Kadınlar, sadece bir kişinin ibadet ettiği kiliseyi, kendileri için de kutsal kabul ederek, temizliyor ve bakımını yapıyor

 

YENİGÜN HABER – Mardin’in Derik İlçesi’ndeki Kale Mahallesinde bulunan Surp Kevork Kilisesi, kilise kayıtlarına göre 1650 yılında inşa edildi. 1915 yılındaki Ermeni tehcirinden sonra Devlet Hazinesi’ne devredilen bina, yıllarca değişik amaçlarla kullandı. İlçedeki Ermenilerin sayısının artması üzerine 1957 yılında kilise Ermeni Cemaatine satıldı. 2004 yılında restore edilen kilise Başpiskopos Aram Ateşyan tarafından kutsanıp yeniden ibadete açıldı. Ancak sadece iki Ermeni’nin yaşadığı ilçede kilise de cemaatsiz kaldı. Kiliseye yıllarca aynı mahallede yaşayan Hatun Çaçur baktı. Kilisenin temizliğini, bahçesinin bakımını yapan Çaçur, yaşlılık ve hastalık nedeniyle, kiliseye bakamaz oldu. Ancak kilise sahipsiz kalmadı.

Kilise Müslüman anne kıza emanet

Çaçur’un ardından kiliseye yine mahallenin kadınları sahip çıktı. Özellikle Necla Pirsin ve kızı Emine Pirsin, kilisenin gönüllü bakıcıları adeta. VOA Türkçe’den Mahmut Bozarslan’a konuşan Anne Pirsin, kilisenin kendileri için kutsal olduğunu söyledi. 66 yaşındaki Pirsin, eskiden beri Ermeni komşularıyla iyi ilişkileri olduğunu ifade ederek, kilise için ellerinden geleni yaptıklarını vurguladı. Pirsin, “Burası bizim de ziyaretimizdir, o yüzden temizliği ile ilgileniyoruz. Ben gözümü açtığımdan beri bu kilise burada var. Eskiden bu kilise dolup taşıyordu. Burada yaşayan Ermeni komşularımızın hepsi gitti. Tatile gelenler olursa, gelip ziyaret ediyorlar. Kiliseye ne hizmet olursa, yapıyoruz. Elimizden geleni yapıyoruz. Bahçesini temizliyoruz, ağaçları suluyoruz, içini temizliyoruz ve elimizden geldikçe korumaya çalışıyoruz” dedi. Pirsin’in kızı Emine Pirsin de çocukluğunun geçtiği kilise bahçesine artık kendisi koruyor. VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Pirsin, mahallede yaşayan Müslümanların kiliseyi koruduğunu belirtti. Kilise için ellerinden geleni yapacaklarını vurgulayan Pirsin, şunları söyledi: “Çocukluğumuzdan beri buradayız, burada yaşlandık. Bizim mahallemiz, bizim ziyaretimiz. Biz Allah için bakıyoruz. Bugün rüyamda kiliseyi görürsem, gelip temizliğini yapıyorum. Gücümüz olduğu sürece burada olduğumuz sürece üzerimize düşeni yapacağız.”

Yedi kiliseden geriye bir tane kaldı

İlçede yaşayan son Ermenilerden Zekeriya Sabunci, kilisede ibadet eden tek kişi. VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Sabunci, yıllar öncesine kadar yedi kilisenin olduğu ilçede, tek kilise kaldığını söyledi. Sabunci, “Kiliselerden bazıları ev oldu, bazıları harabeye döndü ama yerleri bellidir. Kimisi konak oldu, kimisi Cami oldu, kimisi hapishane, okul oldu. Bir tek burası elimizde kaldı. Vaktiyle parayla almışlar. 1915 olaylarından sonra devlet el koyuyor, cemaat oluşunca elbirliğiyle kiliseyi satın alıp, onarıyorlar” diye konuştu.

Eski günleri özlemle yad etti

Eski günleri özlemle yad eden Sabunci, yaşadıkları şu cümlelerle anlattı; “Papaz Diyarbakır’dan gelirdi, bizim evde kalırdı, cemaatin haberi olurdu, gelir ziyaret ederlerdi. Kiliseye gidiyorduk, yardımcısı geliyor dua ediyordu, cemaat oraya gidiyordu. Ayinden sonra eve gelirdik, misafirleri ağırladık. Yemekler ikram ederdik, çay, kahve içer, sohbet ederlerdi. Vaftiz olmayan çocuklar toplandığı zaman onların vaftizi yapılıyordu. Her bayram böyle oluyordu.”

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.