Dolar 18,5039
Euro 18,1433
Altın 988,22
BİST 3.179,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 34°C
Açık
Diyarbakır
34°C
Açık
Pts 34°C
Sal 33°C
Çar 33°C
Per 29°C

Kur-an kursu hocalığından iş kadınlığına!

Kur-an kursu hocalığından iş kadınlığına!
A+
A-
18 Eylül 2022 11:46

35 yıl Kur-an kursu eğitmenliğinden emekli olduktan sonra “Köftiş” adıyla kendi markasını kurarak hayatında yeni bir sayfa açan Gülten Arslan Ekinci, Beş kadınla dört yıl ev ortamında içli köfte yapma işini imalathaneye taşıdı. Şimdilerde içli köfte, sigara böreği ve sarma yaparak yapan Ekinci, “Toplumda emekli kadınlara verilen rolü kabul etmek istemedim. Çalışmak beni dinamik ve diri tutuyor. Kendi paranız olduğu zaman istediğiniz şekilde harcama şansınız oluyor. Paranız olunca kendi kararlarınız oluyor” dedi.

 

 

 

Gülbahar Altaş / YENİGÜN ÖZEL / Diyarbakırlı 58 yaşındaki Gülten Arslan Ekinci, 35 yıl Kur-an kursu eğitmenliğinden emekli olduktan sonra “Köftiş” adıyla kendi markasını kurarak hayatında yeni bir sayfa açtı.  Beş kadınla dört yıl ev ortamında içli köfte yapmaya başlayan Gülten Ekinci, zaman içerisinde ev ortamından çıkarak imalathane açarak mantı, içli köfte, sigara böreği ve sarma yaparak işleri büyüttü. Gülten Arslan Ekinci, Diyarbakır Yenigün’e girişim serüvenini şöyle anlattı:

“Genel anlamda evde oturma alışkanlığım yoktur. 35 yıl Kur-an kursu hocasıydım ve emekli olduktan sonra 2013 yılında “Köftiş” tescili alarak bu işi kurdum. Ev usulü ile başladık. Dört yıl evden yürüttük işimizi daha sonra imalathaneye taşındık. Piyasaya girince işin aslının öyle olmadığını fark ederek, şartlara göre hareket etmemiz gerekiyordu. Doğu-batı arasındaki yemek kültürü farklı olsa da buna uyum sağladık ve müşterilerimizin memnun olacağı çeşitler hazırladık.”

“Bu alanda Diyarbakır’da sadece biz vardık ve başardık”

Başarma şansının olup olmadığını düşünmeden bu işe başladığını dile getiren Ekinci, “Bu alanda Diyarbakır’da sadece biz vardık ve başardık. Sonra içli köftenin yanı sıra mantı da yapmaya başladık. Yaptıkça içli köftenin farklı bir versiyonu olabilir mi, diye düşündük. Mesela çölyak hastaları var, onlar için yaptık. İşte et yemeyenler için sebzeli, mantarlı, kabaklı içli köfte yaptık hatta ton balıklı içli köfte bile hazırlamaya başladık. Sipariş üzerine çalışmakla beraber çeşit de arttı” diyor. Günlük 2 bin ila 2 bin 500 tane içli köfte hazırladıklarını belirterek, “Tartma işi yapmasak günlük daha çok ürün çıkarma imkânımız var ama bütün ürünleri tartarak yapıyoruz. Şu an beş kadın arkadaşımızla bu işi yürütüyoruz. Talep çok olunca bu sayı da yükseliyor. Şu anda Diyarbakır’da otel, düğün salonları, restoranlara, organizasyon yapan işyerlerine, marketlere ve şehir dışında ürün sattıklarını dile getiren Ekinci, “Batıda bizden ürün alıp kendi ürünleriymiş gibi satan mekanlar da var. Ürünlerimizi soğuk zincir sistemiyle gönderiyoruz. Kapıdan teslim alıp kapıya teslim ediliyor” dedi.

“Dışarıda ücretli çalışan kadınlar, eve gidip sağlıksız yiyecekler yiyeceklerine, beş dakika içerisinde organik sağlıklı yiyecekler hazır etme imkanına kavuştular” diyen, Gülten Ekinci;

“Bizim markamız da hem doğal hem de sağlıklı yiyecek, diye geçiyor. Birçok yiyeceğin raf ömrünü uzatmak için kimyasal maddeler kullanılıyor. Bizde bu yok. Bizim yiyecekler -45’te dondurulduğu için raf ömrü bir yıla kadar olabiliyor. Tamamen doğal ürünler yapmaya çalışıyoruz.”

“Toplumda emekli kadınlara verilen rolü kabul etmek istemedim”

Gülten Ekinci, ailesinin işinde kendisini destekleyip-desteklemediğine dair soruya, ise şu yanıtı verdi:

“Eşim ‘Uzun bir süredir çalışıyorsun evinde otur’ dedi. Kızım da torunuma bakmam gerektiğini düşünüyordu. Toplumda emekli kadınlara verilen rolü kabul etmek istemedim. Torunumu yine seviyorum ama bütün zamanımı onlara vermiyorum. Ben özgür ruhlu bir kadınım. Birçok işi yaparken eşime sormam. Kendi kararlarımı kendim veririm. Biliyorum çalışmadığım zaman, ben aslında yokum. Çalışmak beni dinamik ve diri tutuyor. İş dışında gezmeyi de severim. Avrupa’dan Dubai’ye her yeri gezdim. Kendi paranız olduğu zaman istediğiniz şekilde harcama şansınız oluyor. Paranız olunca kendi kararlarınız oluyor. Bağımsız olma şansınız oluyor.”

“Kendi hayatımı kazanıyorum”

Ekinci ile çalışan kadınlardan biri olan üç çocuk annesi Tülin Işık, yedi yıldır bu işi yapıyor. Tülin Işık, “Ben çalışmayı seven biriyim ve Gülten hanımla ilk günden beri birlikteyiz, birlikte işimizi bu seviyeye kadar getirdik. Daha önce ücretli çalışmadım. Ev kadınıydım. Bazı kurslara gittim ancak ekonomik olarak ilk defa böyle bir girişimim oldu. İçli köfte çeşitlerini deneyerek, lezzetleri beğendirerek bu aşamaya geldik. Diyarbakır, Mardin ve Antep yöresine ait içli köfte çeşitlerinin yanı sıra mantı, sigara böreği ve zeytinyağlı yaprak sarması gibi ürünler hazırlıyoruz.”

Tülin Işık son olarak, “Ben kendi isteğimle çalışıyorum ve kendi hayatımı kazanıyorum. Birbirimize destek de oluyoruz. Burada el birliğiyle tüm işleri ortaklaşa yapıyoruz. Çalışma azmi olduktan sonra başarı kendisi geliyor” diyor.

Ortalama 8-9 saat mesai yapan bu beş kadının siparişleri çok olunca sayıları 10’a yükselebiliyor ve bu kadınların çoğu da ev kadınlarından oluşuyor.