DOLAR 7,7948
EURO 9,4739
ALTIN 461,95
BIST 1.331
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 14°C
Parçalı Bulutlu
Diyarbakır
14°C
Parçalı Bulutlu
Cts 14°C
Paz 15°C
Pts 13°C
Sal 11°C

Video Haber: “Bütün Türkiye sizinle tek yürek”

Video Haber: “Bütün Türkiye sizinle tek yürek”


Çocukları dağa kaçırıldığı iddiasıyla oturma eylemi başlatan ailelerin sayısı 11’nci gününde 28’e yükseldi. Kulp’ta yaşanan patlama nedeniyle kente gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise oturma eylemindeki aileleri ziyaret etti. Onlarla sohbet eden Soylu, “Söyledikleriniz bütün Türkiye’yi titretti. Herkesi kendisine bir kere daha getirdi. Bütün Türkiye sizinle tek yürek. Öyle sonuçlar alınacak ki ama sizin bu büyük dirayetinizden Allah razı olsun” dedi

Ufuk TEKER

DİYARBAKIR YENİGÜN – Çocuklarının dağa kaçırıldığı iddiasıyla oturma eylemi başlatan ailelerin her geçen gün sayısı artıyor. HDP il binası önünde annelerin oturma eylemlerinin 11’nci gününe girilirken aile sayısı 28’ya yükseldi. Dün oturma eylemine 2 aile daha katıldı. HDP Diyarbakır il binası önünde çocukları dağa kaçırılan ailelerin oturma eylemleri 11’nci gününe girerken, ailelerin mücadelesi çığ gibi büyüyor.  Dün itibariyle Bitlis’ten ve Diyarbakır’dan gelen iki aile ile birlikte sayı 28’e yükseldi.

“OĞLUMUN YAŞADIĞINI ÖĞRENDİM”

Bitlis’ten oturma eylemine katılan annelerden Saliha Mert, oğlu Yetiş Top’u aradığını söyledi. Oğlunun şimdi 24 yaşında olduğunu, 18 yaşında gittiğini belirten Mert, “Oğlum 2015’te gitti. Hiçbir yerde olduğunu bilmiyorum bana öyle söylediler. Ölüsünü vermedikleri için şüphelendim, oğlumu araştırdım. Sağ olduğunu, yaşadığını öğrendim. Ama bana nerede olduğunu söylemiyorlar. Onların peşinden hep gidiyordum, onların nerede olduklarına bakıp gidiyordum. Soruyordum, soruşturuyordum. Söylüyorlardı yaşadığını, yaralı kurtulduğunu. Benim oğlum İstanbul’da kalıyordu” dedi.

“ARKADAŞI ONU YOLDAN ÇIKARTIP GÖNDERDİ”

Oturma eylemine Diyarbakır’dan katılan diğer bir acılı anne ise Sevda Demir oğlu Fatih Demir’in 4 yıl önce Hani’den götürüldüğünü ifade ederek “Hani’den geldim. Oğlum 24 yaşındadır. 19 yaşına girdi, kaçırıp götürdüler. Arkadaşı onu yoldan çıkartıp gönderdi. Oğlum işe gidiyordu, işten eve geliyordu. Ben hep ona diyordum oğlum bak kendine dikkat et, etraf kötü olmuş. Sizi yoldan çıkartmasın. ‘Yok anne kimse beni yoldan çıkartmaz. Ben deli miyim. Çalışıp annemi hacca göndereceğim’ diyordu. Bir gün geldi sanki kafasını üşütmüştü. Bellidir, insan çocuğunun farkında olmaz mı. Ben hemen çalıştığı yerden işten çıkarttım, Malatya’ya gönderdim. Orada arkadaşları kötüdür oğlumu yoldan çıkarıyorlar, kandırıyorlar diye. Malatya’ya bir gün kaldı. Ondan sonra kocam işteydi geldi, Fatih’in dağa gideceğini duyduğunu söyledi. Telefon gelmiş Diyarbakır’dan bunu söylemiştir. Kocam bir taksiyle, oğlum bir taksiyle, amcası bir taksiyle herkes bir yoldan çıktı. Dedik bir yerde yolunu kapatıp yakalasın. Gidene kadar Lice’ye yetişti. Lice’ye gittik, ‘Dediler biz katılmış vermiyoruz’ O gün bu gündür ben görmedim. Teröristler, ‘biz dedi o bizi kabul etti, biz size vermiyoruz.’ Dört yıldır hasretten yanmışım, ölmüşüm. Gücümüz kadar, umut oluncaya kadar bekleyeceğiz. Bir hayırlı haber bize verilse sonuna kadar bekleyeceğiz” diye konuştu. Acılı anneler oturma eylemine katılarak, umutla bekleyişlerini sürdüreceklerini kaydetti.

“SÖYLEDİKLERİNİZ BÜTÜN TÜRKİYE’Yİ TİTRETTİ”

Bu arada Kulp’ta yaşanan patlama nedeniyle Diyarbakır’a gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, oturma eylemi yapan aileleri ziyaret etti.   Ailelere destek sözü veren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, annelerden biri ile sohbet etti.  Soylu, “Söyledikleriniz bütün Türkiye’yi titretti. Herkesi kendisine bir kere daha getirdi. Bütün Türkiye sizinle tek yürek. Öyle sonuçlar alınacak ki ama sizin bu büyük dirayetinizden Allah razı olsun. Dün senin kızın gibi bir kızı getirdik. Hiç merak etmeyin. Onun annesiyle kucaklaşmasını bir görseydiniz. Hiç endişe etmeyesiniz. Ama böyle yürekli anaların sayesinde yapıyoruz biz bu işi” diye konuştu. Bakan Soylu’nun sözleri sonrası büyük sevinç yaşayan anne bakanı kucaklayarak teşekkür etti.

“BÜTÜN ÜLKEMİZİN ÇOCUKLARI İÇİN BURADALAR”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu anneleri ziyaretinin ardından ise gazetecilere yaptığı açıklamada bulundu.  Annelerin çocuğunun herkesin çocuğu olduğunu kaydeden Bakan Soylu, bu annelerin çocukları gibi bir çocuğu anneleri ile buluşturduklarını söyledi. Bakan Soylu, “Devam ediyor inşallah öteki çocuğunu da buluşturacağız, sabırla. Cumhurbaşkanımızın hem selamlarını getirdim hem de bu yaptıkları bütün Türkiye’ye ve bütün dünyaya ortaya konan haykırışa olan desteklerini getirdim. Kendi çocukları için burada değiller, bütün ülkemiz biliyor ki bundan sonraki tüm çocuklar için buradalar ve bütün ülkemizin çocukları için buradalar. Demiri eritecek yürekleri var. Bütün ülkemiz onları destekliyor. Bu yaptıkları mesele çok kıymetlidir. Terörle mücadele eden kardeşlerinizden birisi olarak söylüyorum, o kadar kıymetlidir ki bu on yıllar sonra çok daha iyi anlaşılacak. Bu bir terör örgütünün bir siyasi partinin terör örgütüne kendisini kullandırmasının sonunu oluşturacak hayırlı bir adımdır hem de güçlü bir adımdır. Bu annelerin evlatlarını da terör örgütünden kurtarabilecek en önemli adımdır. Bütün Türkiye onları destekliyor. Hepimiz onları destekliyoruz. Üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getiriyoruz. Daha dün Diyarbakır’da bu annelerin evlatları gibi bir kız çocuğunun anneleri ile buluşturmanın ve bu kucaklaşmanın onurunu yaşadık. O kucaklaşma bir baba olarak söylüyorum yüreği olan gönlü olan insan olan herkesi başka bir noktaya taşır’’ diye konuştu.

“BU ANNELER BİR HAYKIRIŞ ORTAYA KOYUYORLAR”

Kulp’taki cenaze töreninden geldiklerini kaydeden Bakan Soylu, ‘’Biraz önce bir cenazeden geliyoruz. O cenazede yaşadıklarımız burada bu annelerin yaşadıkları Allah izin verecek ve bu millet de destekliyor. Devletimizin de gücü ile bu annelerin de kuvveti ile bu acıları bu topraklarda bitireceğiz. Sadece bu topraklarda bitmeyecek Allah’ın izni ile etrafımızdaki coğrafyada da bu uluslararası terör destekçilerine annelerin yüreği ile büyük bir ders vereceğiz, veriyoruz da hep birlikte veriyoruz. Bir vecibemiz vardı, sorumluluğumuz vardı, gelip bu insanlara burada destek vermek, milletimizin adına destek vermek, onu yerine getirdik. Milletimiz de bilsin ki burada bu anneler bir haykırış ortaya koyuyorlar. İnşallah çok güçlü bir sonuç alacağız’’ şeklinde konuştu.

“ANNE GÖNLÜ DEMİRİ ERİTECEK GÖNÜLDÜR’”

HDP’nin çocukları annelerin dizlerinden alıp terör örgütüne katan yapı olduğunu dile getiren Bakan Soylu, şöyle devam etti: “Diyarbakır’da herkes biliyor ki, Mardin’de herkes biliyor ki Kızıltepe’de, Nusaybin’de herkes biliyor ki HDP teşkilatları bu annelerin masum çocuklarını dizlerinin dibinden alıp terör örgütüne katan yapıdır, herkes biliyor, bizde biliyoruz ve gereğini yerine getiriyoruz. Diyarbakır’da bu olaylarla ilgisi olmayan herkes biliyor ki bir tek cümle söylerler, evet belediyeleri ve teşkilatlarıdır bu kadar basit, ne yaptığını bu anneler çok iyi biliyor, bu millet çok iyi biliyor. Bu millet feraset sahibidir, anne gönlü demiri eritecek gönüldür.” Bakan Soylu, konuşmaların ardından HDP il binası önünde oturan babalarla da bir araya geldi. Bakan Soylu, babalarla kucaklaşarak yanlarında oldukları mesajını verdi. Bakan soylu ve beraberindekiler daha sonra bölgeden ayrıldı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."