Diyarbakır Yenigün

“Aşı karşıtlığı ciddi tehlikelerin habercisi!”

“Aşı karşıtlığı ciddi tehlikelerin habercisi!”
27 Şubat 2019 - 15:26

“Aşı candır, hayat kurtarır” kampanyasına ilişkin Sağlık meslek örgütleri tarafından yapılan basın açıklamasında konuşan Diyarbakır Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Kasım Kanan, “Aşılama karşıtlarının ikna edilememesi durumunda Türkiye’yi önümüzdeki yıllarda ciddi tehlikeler beklemektedir” dedi. Sağlık Bakanlığı’na çağrıda da bulunan Sağlıkçılar, biran önce aşı yasasının çıkarılmasını istedi

Remziye ÇELİK

DİYARBAKIR YENİGÜN –  Sağlık meslekleri, son dönemlerde artan aşı reddine karşı başlatılan “Aşı candır, hayat kurtarır” kampanyasına ilişkin basın açıklaması düzenledi. Diyarbakır Tabipler Odası’nda gerçekleştirilen toplantıya,  Diyarbakır Tabip Odası (DTO), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçiler Sendikası (SES), Aile Hekimliği Komisyonu (DİYAHED) ve Halk Sağlığı Komisyonu üyeleri katıldı. Sağlık meslek örgütleri adına konuşan Diyarbakır Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Kasım Kanan, aşının toplum sağlığının tamamını kapsadığını belirterek,  “Bir kişinin aşılanması yaklaşık 9-10 kişiye koruma sağlayabilmektedir. Aşılanma oranlarının yüzde 95 ve üzerinde gerçekleşmesi önem taşımaktadır” dedi.

“Aşı reddi hızla artıyor”

Toplumda çocuğuna aşı yaptırmayanların sayısının hızla arttığına dikkat çeken Kanan,

“Aşılar, günümüzde tıp alanında kullanılan en güvenli, en etkili ve en maliyet etkin tıbbi uygulamalardır. Aşı uygulamasında bireyin hak ve özgürlükleri ile kamu sağlığının gerekleri çelişmez, aynı yöndedir. Aşı karşıtı propaganda ve uygulamaların tarihi neredeyse aşılamanın tarihi kadar eskidir. Aşılama tarihinde ilk uygulamalar bireyi koruma amaçlı da olsa, daha sonra toplumsal bağışıklık kavramı gelişmiş ve yeterli sayıda bireyin aşılanması ile toplumsal bağışıklığın sağlanması ve böylece çeşitli nedenlerle aşılanamayan kişilerin de korunabileceği anlaşılmıştır. Aşılama oranlarının belli düzeylere çıkarılması ile çiçek hastalığı yeryüzünden silinmiş, çocuk felci hastalığında da sona yaklaşılmıştır. Bu nedenle artık günümüzde aşılamayı hem bireysel hem de toplumsal bir uygulama olarak ele almak gerekmektedir. Bu durumda hem çocuğun en yüksek yararı, hem toplumsal yarar hem de anne-babaların hak ve sorumlulukları bütüncül olarak değerlendirilmelidir.
Bilindiği gibi son yıllarda aşı reddi toplumda hızla yayılmaktadır. 2011 yılında çocuğuna aşı yaptırmayı reddeden aile sayısı 183 iken 2017 yılında bu sayı maalesef 23 bine çıkmıştır. Ne yazık ki, aşıyla önlenebilir hastalıklar sadece aşı yaptırmayan çocukları değil aşılı olanları da tehdit etmektedir” diye konuştu.

“Bir kişinin aşılanması yaklaşık 9-10 kişiye koruma sağlar”

Kızamık aşısının Türkiye’de zamanla ilerlediğini ve bir kişinin aşılanmasının 9-10 kişiyi koruduğunu söyleyen Kanan, “Ülkemizdeki kızamık olgularının 2 binli yılların başında neredeyse birkaç vakaya düşmüş olmasına karşın, hastalığın 2017’de dünya genelindeki artışı ülkemizde de gözlenmiştir. Türkiye’de 2014’te 572, 2015’te 342, 2016’da 9 vaka görülürken, 2017’de 69 olgu görüldü. 2018’in ilk 9 ayında vaka sayısı 500’ü aşmıştır. En son  Antalya’da 9 üniversite öğrencisinin Kızamık hastalığına yakalandığı açıklandı. Tüm bu gerçekler karşısında aşılanmaktan korkmayıp, kızamıktan korkmamız gerektiği gerçeğini unutmamamız gerekiyor. Oldukça etkili olan Kızamık aşısı hayat kurtarmaktadır. Bir kişinin aşılanması yaklaşık 9-10 kişiye koruma sağlayabilmektedir. Aşılanma oranlarının yüzde 95 ve üzerinde gerçekleşmesi önem taşımaktadır. Aksi halde virüsün yaygınlaşması hızlanmaktadır, öksürme ve aksırmayla yayılan kızamık virüsünün yaklaşık 2 saat ortamda canlı kaldığı ve aşılanmayan bireylerin yüzde 90’ını etkilediği bilinmektedir” ifadelerini kullandı.

“Aşı yasası bir an önce çıkarılmalı”

Aşılama karşıtlığının önümüzdeki yıllarda ciddi tehlikeler beklediğinin altını çizen Dr. Kanan şunları söyledi;

“Aşılama karşıtlarının ikna edilememesi durumunda Türkiye’yi önümüzdeki yıllarda ciddi tehlikeler beklemektedir. Tabip Odamız ve TTB giderek artan aşı reddine karşı hem sağlık çalışanlarına hem de halka çocukluk dönemi aşılarının önemini hatırlatmak, farkındalığı artırmak ve zorunlu aşı yasasının bir an önce çıkarılması için Sağlık Bakanlığının harekete geçirilmesini sağlamak amacıyla 5 Nisan 2018 tarihinde bir basın açıklaması ile “Aşı Candır, Hayat Kurtarır” isimli bir kampanya başlatmıştır.Bu kampanya aracılığıyla aşının gerekliliği, önemi ve yararları vurgulanarak farkındalık yaratılması ile aşı reddinin ortadan kaldırılması, zorunlu aşı uygulaması için yasal düzenlemelerin yapılması, çocuk hakları sözleşmesi gibi uluslararası sözleşmelerde belirtilen temel hakların korunması, toplumun her kesiminden bütün çocuklara etkin  ve tam bir bağışıklama programının uygulanması gibi koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi hedeflenmiştir.”

“Basın, aşı reddi konusunda hassas davranmalı”

Aşı reddi ile ilgili basının dikkatli ve hassas davranmasını gerektiğini belirten Kanan,  “Bu konuda basının hassas davranması kritik önemdedir. Toplum sağlığı için çok önemli bir sorun olan Aşı reddi ile ilgili olarak yazılı ve görsel basın etik kuralları çerçevesinde haber yapmalıdır. Aşı reddi ile ilgili bilimsel olmayan ve temel sağlık hizmetlerinin sunulmasına engel oluşturabilecek haberler toplumda bağışıklama başta olmak üzere diğer temel sağlık hizmetlerinin yapılmasını da olumsuz yönde etkilemektedir. Halkın sağlığını koruyucu aşı politikaları geliştirmek Sağlık Bakanlığının görevidir,  Genişletişmiş Bağışıklama Programı hedeflerine ulaşılabilmesi için Sağlık Bakanlığı’nın etkili yollarla sağlık eğitimi vermesi, halkın yaşadığı yerlerde, kabul edilir yollarla bu hizmeti sunması, birinci basamak sağlık örgütlenmesini bu yönde örgütlemesi görevi söz konusudur” diye belirtti.

“Sağlık Bakanlığı’nı göreve davet ediyoruz”

Sağlık Bakanlığına çağrıda bulunduklarını yineleyen Kanan “Sağlık Bakanlığı ve ilgili mercilerin koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında aşılama hizmetlerine talep yaratma, bu talebi karşılama ve sürdürülebilirliği sağlama sorumluluğu vardır.Sağlık Bakanlığı’nın sessizliği, toplumda olumsuz yargıların güçlenmesine neden olmaktadır. Sağlık Bakanlığı bilimsel veriler ışığında aşılar ile ilgili toplumu bilgilendirmeli, insanların kuşkularını gideren doyurucu açıklamalar yapmalıdır. Sağlık Bakanlığı, aşı ile ilgili hukuksal süreçlerin çözümü için toplum (kamu) adına taraf olmalı, sorumluluk almalıdır. Bir kez daha yeniliyoruz “aşı candır hayat kurtarır!”diyerek açıklamayı bitirdi.

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. - - Diyarbakır Web Tasarım