Sevdan Kaplan Yazdı: Hikayeni Yazma Zamanı...

Hep bir hikaye, hayatın kendisi olmuş hikaye, hayatın gizli ve açık oyuncularıyız. Nereye baksak, bir acı hikaye duyuyoruz. Güzel olan herşey hikayenin...

Hep bir hikaye, hayatın kendisi olmuş hikaye, hayatın gizli ve açık oyuncularıyız. Nereye baksak, bir acı hikaye duyuyoruz. Güzel olan herşey hikayenin sadece başladığı yerde mi? Bence değil, neden mi! Düşünsenize anne karnından düştüğünüz andan itibaren ağlıyorsunuz. Ne acııı. Acaba gerçek te ne zaman güldük, sadece meleklerle konuştuğumuz da. Birilerinin yazdığı, çizdiği hikayelerde yaşadık ve yaşıyoruz. Peki biz ne zaman kendi hikayemizi yazıp oynıyacaz. Galiba hiç bir zaman...

Haddi bir kalem kağıt elimize alalım hikayemizi biz yazalım, yazabilirmiyiz, nerden başlasak diyebilirmiyiz. Şimdi ben deniyorum ama , kalemim yazmıyor ne tuhaf, çünkü kendi hikayemi bilmiyorum, ben ne istiyorum, nerde, hangi kimlikte kimlerle yaşamak istiyorum, offf bir karmaşanın içine düştüm ..

İşte hikayeye başlamakta bir sorun. Nasıl başlıyacağımızı bilmeden ordan oraya savruluyoruz. Bir insana biçilen yaşam zamanı ne kadar ki? Bilmiyorum..Çünkü hepimiz başkalarına göre yaşıyoruz. Başkalarının arzusu, kimliği , hayatı ve sıtatüsü ..Peki ben benim benliğim nerde dediğimiz andan itibaren gerçeklerle yüzleşiyoruz. Bu hikayede ben kimim , benim yerim ne, nerde? Sorularını sorduğumuzda kaybolduk. O halde gelin hikayelerimizi biz yazalım , baş rolü de biz oynayalım. Nerede , hangi kimlikte , kimlerle mutluysak orda olalım. Kimse tutmasın sizi, başkası için değil kendimiz için yaşayalım. Kim ne demiş umursamayalım, çünkü doğduğunuzda akıtığınız gözyaşları onlar önemsemedi , kendi mutluluklarına güldüler, yada mutluluk gözyaşları kendi zevkleri için döktüler. Sizde kendi mutluluğunuz için gözyaşı dökün ve istediğiniz gibi yaşayın. Efendim toplum ne der, toplum kaldırır mı, ya ailem, ya eşim... Bir sürü cevapsız sorular..

Hopp hepsi çöpe..

Hayır! Kim ne derse desin ben bunu, şunu istiyorum de!  Sen bir adım at bakalım, peşinden binlerce , milyonlarca kendi hikayesini yaşamak isteyen gelecektir. Yeterki sen kararlı ve iradeli ol. Seni sen yapan duygularını yitirme. Azıcıkta saygılı ol oldu bitti. Zaten herkes senden saygı bekliyecek ittiat bekliyecek. İttiatı bir kenara at , ama isteklerini sıralarken saygılı ol . Görüceksin yanındakiler sana dönüp şunu diyecek, ee canım yaşa kim seni tutmuş. Oysaki onları tutanda , kendileri , iç dürtüleri değil. Hisleri değil, önlerine konuşmuş kuralları, adınada prensip deyip kamufüle ettikleri.  Hikayeni yazmaya başkamadan önce , iki dakika durup karşıya bakmanı, iki salise bütün yaşadıklarını bir sinema şeridi gibi gözünden geçirmeni istiyorum. İşte hikayenin başlığı orda, onu bul ve yaz..

Sevda KAPLAN/sunucusevdakaplan@gmail.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri