Aziz Gülmüş yazdı: Hasret avuntuları

Bugün yine özledim seni Diyarbekirim Sana koşmak, koynunda uyumak istiyorum lakin can arzular, elim yetmez vax lımın bırindarım Ben sende mahsur...

Bugün yine özledim seni Diyarbekirim

Sana koşmak, koynunda uyumak istiyorum

lakin can arzular,

elim yetmez vax lımın bırindarım

Ben sende mahsur kaldım Diyarbekir

ve rahmine sürgün düştüğüm

hiç bir şehir benzemedi bana

sense bir şahin kanadında yaralı kaldın bende

ambulans çığlığında

flaş haberlere düştü çatışmalarım

Ne geyik bacağı, ne kartal kanadı

özgürleştiremedi bendeki gurbeti

gündüz mevzide, gece koynunda uyudum,

doğan güneşe ana avrat küfürler savurdum

mahpusluk misali

Biter mi özlemek diye soran mahkeme kürsüsü beynim,

son savunmasını yapamayan yüreğim darağacında şimdi

nitekim tezkereler kapalı, umut başka baharlarla avunsun şimdilik

***

Biliyor musun Esra, doymuyor adaletin aç karnı

Gittikçe eksiliyoruz aslında

Sonra fahişenin kasıklarında fişleniyoruz bir bir

 

Xale İsmet’ten seçmeler

Bayram nedeniyle herkes çok güzel temennilerde bulunuyor. İyi hoş da bütün bu kötülükleri kim yapıyor?

Bir de "Askıda İnsanlık" biraz da "Askıda Adalet" olsaydı birbirimizi yemeğe gerek kalmazdı.

Parlamento, yasaların yapıldığı yer değil, kendilerini patronlarına kanıtlamaya, sadakat ve bağlılıklarını göstermeye çalışan fedailer olimpiyatıdır.

Bir dönem önce sarıl, sonra saldır!

Dönem değişti şimdi de, önce saldır, sonra sarıl.!

Ne büyüksün Eyyyy Dolar!

Büyük İkramiye

Daktilonun şakırtısı öykülere ilham oluyordu. Bir gençlik daktilo ile tarih oldu.

Tewlo adlı mizah dergisine Kod isimle mizah yazıları yazıp gizliden gönderiyordum. Yakalanmak en büyük korkumuzdu.

Bir defasında kahvede az ötemde oturan, görev yaptığımız İlçede meşhur, benden nefret eden, sık sık görev yerime gelip bana laf atarak provake etmeye çalışan Kazım adlı  siyasi polis arkadaşına benim yazımı göstererek, "Bunu yazanın kim olduğunu bulup yakalarsam, wallahi piyangoda büyük ikramiye çıkmış adam bile benim kadar sevinemez.. " diyordu.

Oysa büyük ikramiye yanı başında duruyordu.. Lakin amorti kadar değeri olmayan sıradan bir elbise ile…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri