Mesut Fidançiçek Yazdı | Zabıta-Esnaf çatışmasına çözüm önerileri: Barselona, Londra ve İstanbul modeli

Mesut Fidançiçek Yazdı | Zabıta-Esnaf çatışmasına çözüm önerileri: Barselona, Londra ve İstanbul modeli

Önceki günkü yazıda belediyenin seyyar satıcılar konusundaki üstünkörü yaklaşımını eleştirip, Akılcı ve kalıcı bir yol haritası mümkün mü? diye sormuştum. Yazalım yarım kalmasın…

Bunu başta belirtelim; Belediyecilik zor iş. Herkesi memnun etme çabası kente zarar, üstünkörü yaklaşım ise bir o kadar yanlış.

Sur’un tarihî dokusuna ve turistik değerine zarar vermeden, insanları açlıkla yasak/yanlış arasında tercihe zorlamayacak akılcı çözümler üretmek zorundayız.

Son zamanlarda özellikle sosyal medyada, eleştiri adı altında yalan yanlış bilgiler yer alıyor. Her biri diğerinden beter karalama kampanyaları, çamur içerikler.

Ancak her sorunda Kürt siyasi hareketinin iktidar anlayışından uzak yaklaşımlardan söz edilir ve mevcut yerel yönetimleri de diğerlerinden farklı kılanın da bu olduğu dile getirilir.

Konunun uzmanı değilim ve haddimi aşmadan bu konunun şehir plancılarının işi olduğunu belirteyim.

Meseleye kolaycı ve dayatmacı iktidar anlayışının hakim olduğu; zor olanı değil, kolay olanı ya da yürürlükte olanla günü kurtarma telaşındaki belediyecilik var.

Sur ilçesinin tarihi yapısı göz önüne alındığında, “Neler yapılabilir?” sorusunun cevabı esnaf-vatandaş, yerel yönetim ve alanında uzman kişilerin dahil olduğu daha geniş katılımlı bir toplantı yapılabilir.

Diyarbakır Sur’da seyyar satıcılar ile yerel yönetim arasındaki dengenin kurulması, zabıta ile esnafın karşı karşıya gelmesinin önlenmesi ve hem kamusal düzenin hem de yaşam mücadelesinin korunduğu "ortak akıl ve planlama" modellerine dünyadan ve Türkiye’den başarılı örnekler gösterilebilir.

Yazıyı da biraz erteleme sebebim bu. Puslu havada konuşulanlar boşa düşüyor çoğunlukla.

Araştırıp bulduğum örneklemeler için tamamen doğrudur demiyorum. Yapı ve mekan farklılıkları mutlaka vardır.

Örneğin tarihi ve turistik dokunun yoğun olduğu Barselona’da, seyyar satıcılık ve sokak ticareti tamamen yasaklamak yerine sıkı kurallara bağlanmış. Şehir yönetimi, turistik bölgelerin tıkanmasını önlemek için belirli sokakları tamamen yaya trafiğine ve dükkân dışı satışlara kapatırken, esnafın ürünlerini satabileceği "belirlenmiş sokak pazarı alanları" (Mercats de March) ve seyyar satış kooperatifleri kurmuştur.

Bu çalışma ile tarihi doku korunurken, satıcılar gelir elde etmeye devam etmiş; zabıta ile esnaf arasındaki çatışma yerini yasal denetime bırakmış.

Bir diğer örnek de Londra Camden Pazarı ve Sokak Ticareti Yönetimi (İngiltere) - Kayıt Altı ve Disiplin’de görmek mümkün. Camden bölgesinde seyyar satıcılar ve küçük ölçekli esnaf için özel "sokak ticareti lisansları" veriliyor. Her satıcının yeri, saati ve satabileceği ürün türü önceden planlanıyor. Bu sayede kaldırımların tamamen işgal edilmesi önlenip, yayaların geçiş alanı güvenceye alınıyor ve satıcılar kaçak durumdan kurtularak kayıtlı bir esnaf statüsü kazanıyorr.

…

Örneği dee Türkiye’den verelim. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Tarihi Yarımada ve Semt Pazarları Düzenlemeleri’.

Eminönü, Fatih ve Kadıköy gibi yoğun bölgelerde zabıta ile seyyar satıcılar arasındaki gerilimleri azaltmak için geçmişte ve günümüzde çeşitli "sokak ekonomisi" formülleri denenmiş. Seyyar satıcılığın tamamen yasak olduğu ana arterler yerine, esnafın belirli günlerde kurulan semt pazarlarına yönlendirilmesi veya seyyar esnafın kooperatifler çatısı altında belirli noktalarda seyyar satış yapabilmesine olanak tanıyan projeler geliştirilmiştir. Tamamen yasakçı zihniyet yerine kontrollü alan tahsisi yapıldığında, hem vatandaşın kaldırımda yürüme hakkı korunmuş hem de küçük esnafın mağduriyeti en aza indirilmiştir.

Velhasıl; Diyarbakır’ın Sur ilçesi gibi UNESCO sicilli tarihi bir bölgede, seyyar satıcıları sert zabıta müdahaleleriyle uzaklaştırmak sorunu çözmemekte; aksine gerilimi artırmaktadır. Yukarıdaki örneklerin de gösterdiği gibi Sur’un dar sokaklarında yaya güvenliğini tehlikeye atmayacak belirli "cep ve meydan alanları" tasarlanabilir. Seyyar satıcılar kayıt altına alınarak belirli bir dönüşümlü çalışma takvimine bağlanabilir.

Yerel yönetim, esnaf ve sivil toplum kuruluşlarının yer alacağı bir "Sokak Ekonomisi Danışma Masası" kurularak kararlar ortak alınabilir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri