Mesut Fidançiçek yazdı: Amedspor ve toplumun normalleşmesi

Mesut Fidançiçek yazdı: Amedspor ve toplumun normalleşmesi

Türkiye futbolu, tarihin en ilginç ve sosyolojik açıdan en zengin dönemlerinden birine tanıklık ediyor. Amedspor’un Süper Lig’e uzanan yürüyüşü, sadece puan tablolarıyla değil, bayrak krizlerinden kimlik tartışmalarına kadar geniş bir yelpazede toplumsal bir dönüşümün parçası olarak karşımızda duruyor.

Son Iğdır deplasmanında yaşanan "Senegal Bayrağı" krizi, aslında Türkiye’deki bazı ön yargıların ne kadar tetikte beklediğinin trajikomik bir kanıtı. Takımın yıldızı Mbaye Diagne’nin, kendi vatanının renklerini dalgalandırmak istemesi, güvenlik güçleri tarafından bir "siyasi simge" sanılarak engellenmeye çalışıldı. Diyarbakır’daki evinin balkonuna astığı bayrak için polisin kapısına kadar gitmesi ise, tetikte bekleyen bir refleksin dışa vurumuydu.

Bu tatsız olayın ardından gelelim Amedspor’un bir sosyoljik dönüşüm olarak yaşadığı sürece.

Kurdish Studies Center’ın 2025 verileri, Amedspor’un artık sadece Diyarbakır’ın bir yerel takımı olmadığını, devasa bir toplumsal sembole dönüştüğünü kanıtlıyor.

Verilere göre, Türkiye’de 18 yaş üstü 2,5 milyon Amedspor taraftarı var.

İnsanların "ikinci takımım Amedspor" deme oranı iki yılda yüzde 4,4’ten %19,9’a fırlamış durumda. Bu yüzde 463’lük devasa artış, kulübün bir "ilgi odağına" dönüştüğünü gösteriyor.

Bu rakamlar bize şunu söylüyor: DEM Parti’nin sandıkta, siyasetin ise kürsüde yaratamadığı o heyecan dalgasını, bir futbol takımı yaratıyor.

Vahap Coşkun’un da vurguladığı gibi; Amedspor hem kendi isteğiyle Kürt kimliğini görünür kılıyor hem de rakiplerinin ona bakış açısıyla bu kimliğin temsilcisi haline getiriliyor. Bu "çift yönlü kimliklendirme", stadyumları birer siyasi arenadan ziyade, birer "hissiyat platformuna" dönüştürüyor. Beyaz tülbentli annelerin duaları ile profesyonel futbolun disiplini aynı potada eriyor.

Süper Lig: Büyük sınav, büyük fırsat

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Amedspor’u tebrik etmesi ve Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu’nun tribündeki varlığı, devlet aklının bu "normalleşme" potansiyelini gördüğüne işaret ediyor. 90’lardaki Diyarbakırspor rüzgarının bir benzeri, ama bu sefer çok daha profesyonel ve kitlesel bir şekilde esiyor.

Amedspor önümüzdeki sezon Türkiye için bir turnusol kağıdıdır.

Gidilecek her deplasman, kırılacak her ön yargı; ağırlanacak her rakip, sürecin önünü açacak bir köprü demektir. Eğer yaşanan umut verici süreç ile Türkiye, futbol gerçekten "sadece futbol" olmaktan çıkıp, toplumsal barışın en doğal alanı haline gelecektir.

Çözüm sürecinin bir türlü yakalayamadığı o "toplumsallaşma" ruhu, belki de futbol sahalarındaki dönüşümle hak ettiği birlikteliğe kapılarını açacaktır.

Her bîjî Amedspor, hoş geldin Süper Lig!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri