Diyarbakır’da hastanelerdeki sessiz tehlike: X-ray cihazları neden çalışmıyor?

Diyarbakır’da hastanelerdeki sessiz tehlike: X-ray cihazları neden çalışmıyor?

Bir ülkede hastaneler, insanların kendini en güvende hissetmesi gereken yerlerdir…

Çünkü oraya gelen insan zaten çaresizdir.

Kimi can derdindedir, kimi evladının, kimi annesinin, kimi eşinin başucunda umut bekliyordur…

Ama ne yazık ki bugün hastaneler yalnızca sağlık mücadelesinin değil, güvenlik endişesinin de yaşandığı alanlara dönüşmüş durumda.

İşte tam da bu yüzden yıllardır “sağlıkta şiddeti önlemek” adına yeni kararlar alındı.

Hastane girişlerine X-Ray cihazları konuldu.

Güvenlik tedbirlerinin artırıldığı söylendi.

Ama görünen o ki alınan kararların büyük kısmı yine kâğıt üzerinde kaldı.

Bugün Diyarbakır’daki devlet hastanelerine ya da Dicle Üniversitesi Hastaneleri’ne gidin…

Kapılarda koca koca X-Ray cihazları görürsünüz.

Oradalar…

Ama çoğu zaman sessizler.

Ne etkin bir kontrol var, ne ciddi bir arama…

Ne de caydırıcılığı hissettiren bir güvenlik düzeni…

İnsanlar çoğu zaman hiçbir kontrolden geçmeden içeri giriyor.

Güvenlik noktaları ise adeta “varmış gibi” duruyor.

Peki o zaman sormak gerekiyor:

Bu cihazlar neden alındı?

Milyonlarca lira harcanarak kurulan sistemler neden aktif kullanılmıyor?

Çalışmıyorsa neden satın alındı?

Çalışıyorsa neden denetlenmiyor?

Bakın…

Bu mesele basit bir ihmal değildir.

Çünkü hastanelerde yaşanan olaylar artık sıradan haberler olmaktan çıktı.

Gazete arşivlerine bakalım…

Polis kayıtlarını inceleyelim…

Acil serviste kavga…

Doktora saldırı…

Sağlık çalışanına tehdit…

Hasta yakınları arasında arbede…

Bıçaklama vakaları…

Silah iddiaları…

Bütün bunlar yaşandı, hem de defalarca…

Demek ki ortada yalnızca “güvenlik önlemi eksikliği” değil, ciddi bir sistem zaafiyeti var.

Yakın zamanda yaşanan olaylarda yine aynı tabloyu gördük…

Yoğun bakım servisinde başlayan bir tartışma büyüdü.

İtişme yaşandı.

Koridorlar karıştı.

Camlar kırıldı.

Kapılar zarar gördü.

Kimileri “silah çekildi” dedi.

Resmî açıklamalar farklı ifadeler kullandı.

Soruşturmalar başlatıldı.

Ama bütün bu tartışmaların ötesinde değişmeyen tek gerçek vardı:

Hastanelerde güvenlik konusunda ciddi bir boşluk olduğu gerçeği…

Buradan açıkça seslenmek gerekiyor:

Sağlık Bakanlığı yetkililerine, İl sağlık müdürüne, başhekimlere, hastane yöneticilerine…

Hastaneler sadece bina değildir.

Orada çalışan insanlar vardır.

Can kurtarmaya çalışan sağlık emekçileri vardır, Şifa arayan vatandaşlar vardır.

Ve onların güvenliği, hiçbir bürokratik gerekçeye kurban edilemez.

Bugün suskun kalan her X-Ray cihazı aslında bize başka bir şeyi anlatıyor:

Denetimsizliği, ihmali, ciddiyetsizliği…

Oysa güvenlik dediğiniz şey göstermelik olmaz.

Kapıya cihaz koymakla güvenlik sağlanmaz.

Asıl mesele; sistemi işletmek, denetlemek ve sorumluluk almaktır.

Çünkü ihmaller büyüdüğünde sonuç çoğu zaman bir felaket olur.

Ve o felaket yaşandığında herkes aynı cümleyi kurar:

“Keşke önlem alınsaydı…”

Oysa bugün hâlâ geç değil.

Bu sessizlik bozulmalı…

O cihazlar gerçekten çalıştırılmalı…

Güvenlik mekanizması aktif hale getirilmeli…

Ve hastaneler yeniden insanların korkmadan girebildiği güvenli alanlara dönüştürülmelidir.

Çünkü unutulmamalıdır ki;

Bazı felaketler bir anda ortaya çıkmaz…

Önce ihmaller sessizleşir…

Sonra sistem susar…

En sonunda ise bedeli toplum öder…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri