Diyarbakır, binlerce yıllık medeniyetlere ev sahipliği yapan, nice uygarlığın iz bıraktığı kadim bir şehir olmasının yanı sıra, tarih boyunca yalnızca medeniyetlerin değil; acının, gözyaşının, göçün ve çatışmaların da tanığı oldu. Yıllarca silahların gölgesinde yaşayan bu kentte çocuklar korkuyla büyüdü, gençler umutlarını başka şehirlerde aradı, yatırımcı tereddüt etti, esnaf ise belirsizlikle mücadele etti. Bugün ise Diyarbakır’ın sokaklarında farklı bir hava hakim. Yüksek sesli kutlamalar olmasa da hissedilen derin, temkinli, sessiz ve yılların yorgunluğunu taşıyan bir umut var. Çünkü insanlar artık söz değil, sonuç görmek istiyor ve belki de ilk kez, silahların tamamen susabileceği bir dönemin eşiğinde olduğumuza inanmak istiyor.
Rakamlar konuşuyor
Bugün güvenlik alanında ortaya çıkan veriler, Diyarbakır adına önemli bir değişimin yaşandığını gösteriyor. 2022 yılında 47 bin 321 olan toplam asayiş olayı, 2026 yılının ilk yedi ayında 17 bin 759’a kadar gerilerken, daha da önemlisi suçların aydınlatılma oranı %79’dan %98’e yükseldi ve kent tarihinde ilk kez tüm suçlarda bu seviyeye ulaşıldı. Son beş yıllık değerlendirmede 30 büyükşehir arasında olay sayısını en fazla azaltan ikinci şehir olan Diyarbakır'da, kişilere karşı işlenen suçlarda da önemli gelişmeler kaydedildi; 2026’nın ilk yedi ayında kasten yaralama olayları %9, kasten öldürme ve ateşli silahla işlenen olaylar ise %36 oranında azaldı.
Mal varlığına karşı işlenen suçlarda toplam olay sayısı %24, motosiklet hırsızlığı %63, yankesicilik %59, dolandırıcılık ise %25 oranında düşerek Diyarbakır’ı bu alanda 30 büyükşehir arasında suçları en fazla azaltan il konumuna getirdi. Silahla mücadele kapsamında yılın ilk yedi ayında 2 bin 761 silah ele geçirilip 3 bin 70 kişi hakkında işlem yapılırken, organize suç örgütleri ile uyuşturucu ticaretine yönelik operasyonlarda yüzlerce şüpheli adalete teslim edildi, tonlarca uyuşturucu madde ele geçirildi ve milyarlarca liralık mal varlığına el konuldu. Bütün bunlar küçümsenecek gelişmeler olmayıp, tam tersine devletin kararlı mücadelesinin sahaya yansıyan somut sonuçlarıdır.
Ama asıl kazanç şimdi başlayabilir
Güvenlik elbette devletin vazgeçilmez görevidir; çünkü güvenliğin olmadığı yerde yatırım olmaz, huzur tesis edilemez. Ulaşılan bu somut başarılar ve düşen suç oranları, şehrin üzerindeki kara bulutların dağılması adına atılmış en güçlü adımlardır. Ancak asıl kazanç, bu güvenli zemin üzerine inşa edilecek olan sosyal ve ekonomik hamlelerle başlayacaktır.
Silahlar susarsa sadece Diyarbakır değil, Türkiye kazanır
Bugün konuşulan mesele yalnızca bir güvenlik meselesi değil; aynı zamanda ekonomik kalkınmanın, demokratik gelişimin, toplumsal huzurun ve ortak geleceğin meselesidir. Silahların gölgesinde ne demokrasi tam anlamıyla gelişebilir ne de ekonomi gerçek potansiyeline ulaşabilir. Oysa barış ortamı fabrikaların bacasını tüttürür, tarlaları bereketlendirir, üniversiteleri güçlendirir, esnafın yüzünü güldürür ve gençlere umut verir. İşte Diyarbakır’ın beklediği tam da budur.
Bugünün en büyük sorumluluğu
Önümüzde yalnızca silahların susmasından ibaret olmayan, silahların sustuğu yerde hukukun konuştuğu, adaletin güçlendiği, demokrasinin derinleştiği, ekonominin büyüdüğü ve millet olma bilincinin pekiştiği tarihî bir fırsat bulunuyor. Çünkü kalıcı barış yalnızca güvenlik güçlerinin başarısıyla değil; siyasetin sağduyusuyla, toplumun desteğiyle, ekonominin gücüyle ve ortak gelecek idealine duyulan inançla mümkündür. Bugün Diyarbakır’ın sessizliği aslında umudun sesidir ve bu umut doğru adımlarla desteklenirse; kazanan yalnızca Diyarbakır olmayacak, Mardin, Şanlıurfa, Van, Ankara, İzmir ve en önemlisi Türkiye kazanacaktır.