Barış Ünal yazdı | Ak Parti’nin Diyarbakır Sınavı: Makam sevdası mı, hizmet kapısı mı?

Barış Ünal yazdı | Ak Parti’nin Diyarbakır Sınavı: Makam sevdası mı, hizmet kapısı mı?

AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı için yürütülen süreçte artık sona yaklaşılıyor. Temayüller yapıldı, raporlar hazırlandı, Ankara’nın yolu tutuldu. Kulisler hareketli… Her köşe başında aynı soru soruluyor:

“Kim il başkanı olacak?” Aslında sorulması gereken soru bu değil. Asıl soru şu:

“Diyarbakır’ın yıllardır beklediği değişim bu kez gerçekleşecek mi?” Çünkü bu şehir artık isimlerden yoruldu.

Diyarbakır’ın hafızası güçlüdür. Kimlerin hangi vaatlerle göreve geldiğini, kimlerin hangi hesaplarla koltuğa oturduğunu, kimlerin sessiz sedasız sahneden çekildiğini unutmaz.

Bugün il başkanlığı için yarışan isimlerin çokluğu da dikkat çekiyor. Kimi kulislerde adayların isimleri konuşuluyor, kimi yerel gazetelerde genel merkezin bazı isimlerin özgeçmişlerini istediği yazılıyor. Herkes bir heyecan içerisinde.

Peki neden?

Bu makam gerçekten Diyarbakır’a hizmet etmek isteyenlerin yarıştığı bir makam mı? Yoksa bazıları için yeni kapılar açacak bir anahtar mı? İşte cevap bekleyen soru tam da budur.

Diyarbakır sıradan bir şehir değil.

Türkiye’nin en genç nüfuslarından birine sahip. İşsizlik oranlarının en yüksek hissedildiği kentlerden biri. Ulaşım sorunu var. Sanayi sorunu var. Yatırım sorunu var. Eğitimde, sağlıkta, turizmde çözüm bekleyen onlarca başlık var.

Böylesine ağır sorunlarla boğuşan bir şehirde il başkanı olmak demek; makam odasında oturmak değil, sokağın tozunu yutmak demektir.

Esnafın derdini dinlemek demektir.

İşsiz gencin umutsuzluğunu görmek demektir.

Şehrin yükünü omuzlamak demektir.

Ama ne yazık ki uzun yıllardır Diyarbakır’da siyasetin en büyük hastalığı tam da burada başlıyor.

Şehri büyütmek yerine küçük hesaplar büyüyor.

Hizmet konuşulması gerekirken koltuk konuşuluyor.

Vatandaşın derdi konuşulması gerekirken, kimin hangi göreve geleceği tartışılıyor.

AK Parti’nin Diyarbakır’daki il başkanlığı serüveni de maalesef bu tablodan bağımsız değil.

Yıllardır değişen isimler oldu.

Ancak değişmeyen sorunlar kaldı.

Her gelen büyük umutlarla göreve başladı.

Her değişim “yeni dönem” olarak sunuldu.

Ama sonuçta sandık küçüldü, heyecan azaldı, vatandaşla teşkilat arasındaki mesafe açıldı.

Daha da önemlisi, başarısızlığın hesabı hiçbir zaman gerçek anlamda sorulmadı.

Çünkü bazı çevrelerde siyaset, hizmet üretme aracı olmaktan çıkıp güç devşirme alanına dönüştü.

“Küçük olsun benim olsun” anlayışı büyüdü.

Diyarbakır ise küçülen hedeflerin içine sıkıştı.

Bugün Ankara’nın önünde önemli bir karar duruyor. Bu şehir için sadece bir il başkanı seçilmeyecek.

Aslında AK Parti’nin Diyarbakır’daki geleceği şekillenecek. Bu yüzden tercih edilecek isim; sadece teşkilatın değil, şehrin de kabul edeceği bir isim olmalıdır.

Sadece parti tabanına değil, farklı kesimlere de ulaşabilmelidir.

Sadece seçim zamanı değil, yılın 365 günü sahada olmalıdır.

Sadece Ankara’yı değil, Diyarbakır’ı da dinlemelidir.

Ve en önemlisi; insanlara tepeden bakmayan, eleştiriden korkmayan, farklı düşünceleri tehdit değil zenginlik olarak gören bir anlayışa sahip olmalıdır.

İhale takip makamı değildir.

Akraba ve yakın çevreyi işe yerleştirme makamı değildir.

Devlet kapılarında nüfuz devşirme makamı değildir

Teşkilatın yükünü omuzlayabilen…

Başkasının cebine değil, şehrin sorunlarına bakan insanların görevidir.

Çünkü vatandaş artık sadece ne söylendiğine bakmıyor.

Nasıl yaşandığına da bakıyor.

Ne vaat edildiğine değil, kimin ne için mücadele ettiğine de bakıyor.

Ve menfaat karşısındaki duruşu çok iyi görüyor.

Bu nedenle Ankara’nın sorması gereken en önemli soru şudur:

“Bu aday il başkanı olmak için ne vermeye geliyor?”

Çünkü Diyarbakır’ın artık makam peşinde koşanlara değil, sorumluluk üstlenecek insanlara ihtiyacı var.

Şehrin geleceği birkaç kişinin siyasi hesabından daha değerlidir.

Bekleyip göreceğiz…

Ankara bir isim mi belirleyecek?

Yoksa Diyarbakır’ın yıllardır özlediği vizyonu mu ortaya koyacak?

Sorunun cevabı yalnızca AK Parti’nin değil, Diyarbakır’ın önümüzdeki yıllarını da şekillendirecek.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri