../Bir mizahi yazımda şahsın birine, "Yatay Zeka" dediğim için şikayet edildim. Bu, hakkımda 2025 yılında açılan 3'ncü dava.
İfadeye gittim. İfademi alan görevli sordu, “Hocam galiba Yapay Zeka demek istediniz ama klavye hatasından, "Yatay Zeka" olarak geçmiş, değil mi? dedi.
Yok ‘Yatay Zeka’yı bilinçli yazdım. Çünkü Yapay Zeka çok ileride, bu tiplere Yapay Zeka dersem, yapay zeka'ya hakaret olur, bu kez yapay zeka beni dava eder dedim.
İfademi alan görevli gülmeye başladı ve “Hocam, o halde Yatay Zeka'nın tanımını yap ki biz de ne olduğunu bilelim” dedi.
Biraz düşündüm. Geometri bilgilerimi ön belleğime çağırdım. Tanım kafamda bir araya geldiğinde anlatmaya başladım, Yatay Zeka'nın tek bir tanımı yok, bir kaç tanımın birleşmesi ile ancak anlaşılır” dedim.
İfademi alan görevli, “Nasıl?” diye sordu.
Bakın şöyle, yatay zeka, ileri teknik zekanın, ilkel sosyal zeka ile sevişmesi sonucu doğan gayri meşru çocuk. Diğer tanımlar, Alfabenin yerini pornoğrafik notaların alması, Akıl ve Mantığın tuvalette mahsur kalması, Tavşanın Ormana kral olma rüyası.. "
Görevli bir yandan şaşkın, diğer yandan gülüyor. Tam bu sırada daha kıdemli bir görevli eğilip bilgisayardan ifademi okudu. Bütün kızgınlığı bir anda yüzüne yansıdı. Dönüp bana kızgın bir yüz ifadesi ile, “Aslında sen "Yatay Zeka" derken önüne gelenle yatan bir fahişe demek istemişsin! Yalan mı?” dedi.
Katıla katıla güldüm ve “Wallahi doğru bak bunu hiç düşünmemiştim, hay aklınızla bin yaşayın! Helal olsun sana! dediğimde yüzü asılı ve bir o kadar havalı şekilde odadan çıktı” dedim..
İfademi alan görevli bana doğru gülerek, “Amirimin dedikleri de mantıklı onu da tanımlara ekliyim mi?” diye sordu.
“Evet evet hem de harika bir tanım onu da ekle” dedim.
Şimdi mahkemeyi bekliyorum, son tanım ile ceza alacağımı anlarsam, hakime, "O tanım doğru ancak muhatabı o görevlidir. Cezayı ona verin" derim. Böylece bir taşla bir kaç kuş..
Sizce nasıl bir Zeka?