Zap Vadisi’nden Suriye Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na: Mazlum Abdi’nin 36 Yıllık Hikâyes

Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Genel Komutanlığı’ndan Suriye Cumhurbaşkanlığı danışmanlığına uzanan Mazlum Abdi’nin hikâyesi, aynı zamanda Suriye ve Kürt siyasetinin son 35 yıllık dönüşümünün de dikkat çekici örneklerinden biri.

Gerçek adı Ferhat Abdi Şahin olan, ancak Mazlum Kobani ve Mazlum Abdi isimleriyle tanınan Abdi, 1967 yılında Suriye’nin Kobani bölgesindeki Helinc köyünde dünyaya geldi.

Halep Üniversitesi’nde inşaat mühendisliği eğitimi alan Abdi’nin Kürt siyasi hareketleriyle ilişkisi gençlik yıllarında başladı. Siyasi faaliyetleri nedeniyle Suriye yönetimi tarafından gözaltına alındı. Üniversite eğitimini tamamlayamayan Abdi’nin hayatının bundan sonraki bölümü silahlı mücadele içinde geçti. Örgüt içinde en çok kullandığı adı Şahin Cilo’ydu.

1990’da PKK’ye Katıldı

Mazlum Abdi, 1980’li yıllardan itibaren PKK’ye ilgi duymaya başladı ve örgüte katıldı. Bu dönem, Abdullah Öcalan’ın Suriye’de bulunduğu ve örgütün Suriye’de önemli bir hareket alanına sahip olduğu yıllardı.

Abdi, 1990’lı yıllarda PKK içinde çeşitli görevler üstlendi. Abdullah Öcalan’ın Suriye’de bulunduğu dönemde yakın çevresinde yer alan isimlerden biri olduğu da çeşitli kaynaklarda belirtiliyor. Sosyal medyada yayılan bazı fotoğraf ve videolarda, Abdi Öcalan’ın yanında görülüyor.

1997 civarında Suriye’den ayrılarak Avrupa’ya giden Abdi’nin Almanya, Hollanda ve İtalya’da bulundu. Başka bir iddiaya göre ise Abdi, Türkiye’nin Irak Kürt Bölgesine düzenlediği bir operasyona ağır yaralandı. Bu olayın ardından Abdi, Öcalan’ın talimatıyla tedavi için Avrupa’ya götürüldü.

1997-1999 yılları arasında, örgütün Avrupa sorumlularından biriydi. Öcalan yakalandıktan sonra, savcılık ifadesinde birkaç kez Abdi’den bahsetmişti. 1996 yılında devletle PKK arasında başlayan gizli görüşmeler sonunda ilan ettiği ateşkesten bahseden Öcalan” Bu ateşkes konusunu biraz açmak istiyorum. Ateşkes önerisi bize Avrupa Temsilcimiz Kani Yılmaz ve Şahin Kod Ferhat Abdi Şahin isimli arkadaş tarafından getirildi. Bu belge sanırım şimdi Avrupa arşivimizdedir” dedi.

Daha sonra Irak’a geçen Abdi, yeniden silahlı faaliyetlere katıldı.

Suriye İç Savaşı Hayatının Dönüm Noktası Oldu

2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı, Mazlum Abdi’nin siyasi ve askeri kariyerinde yeni bir dönemin kapısını açtı. Abdi, Suriye’de Kürtlerin kontrolündeki silahlı yapılanmanın oluşturulmasında etkili olan isimlerden biri oldu. YPG’nin kuruluş ve yapılanma sürecinde rol alan eski PKK kadroları arasında gösterildi.

Ancak onu bölgesel bir aktörden uluslararası kamuoyunun tanıdığı bir isme dönüştüren gelişme Kobani savaşıydı.

Kobani Savaşıyla Dünyanın Gündemine Girdi

IŞİD, 2014 yılında Kobani’ye yönelik büyük bir saldırı başlattı. Kentin büyük bölümüne kadar ilerleyen örgüte karşı aylar süren çatışmalar yaşandı.

ABD öncülüğündeki koalisyonun hava desteği verdiği Kürt güçleri, 2015 yılının başlarında IŞİD’i Kobani’den çıkardı.

Mazlum Abdi bu savaş sırasında öne çıkan komutanlardan biri oldu.

Kobani zaferi yalnızca savaşın gidişatını değiştirmedi; Abdi’nin sonraki yıllarda ABD ile kuracağı ilişkinin de temellerini oluşturdu.

SDG’nin Genel Komutanı Oldu

2015 yılında Kürt ve Arap silahlı gruplarının katılımıyla Suriye Demokratik Güçleri kuruldu. YPG yeni oluşumun askeri omurgasını oluştururken Mazlum Abdi de SDG’nin Genel Komutanı oldu.

SDG kısa sürede ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun Suriye’de IŞİD’e karşı en önemli kara gücü haline geldi.

Menbiç, Tabka ve Rakka operasyonlarının ardından IŞİD’in Suriye’de elinde tuttuğu son büyük bölge olan Bağuz da 2019 yılında SDG tarafından ele geçirildi.

Bu süreç Mazlum Abdi’yi Washington’ın doğrudan temas kurduğu önemli Suriyeli aktörlerden biri haline getirdi.

Amerikalı generaller, diplomatlar ve üst düzey yetkililerle yaptığı görüşmeler Abdi’nin yalnızca askeri bir komutan değil, giderek siyasi bir aktör olarak da öne çıkmasını sağladı.

Türkiye ile ABD Arasında Kriz Konusu Oldu

Abdi’nin yükselişi Ankara ile Washington arasındaki en önemli anlaşmazlıklardan birinin de merkezinde yer aldı.

Türkiye, YPG ve SDG’nin PKK’nin Suriye yapılanması olduğunu savunurken, ABD bu güçlerle IŞİD’e karşı mücadele kapsamında ortaklık yürüttü.

Ankara, Mazlum Abdi’nin PKK geçmişine dikkat çekerek kendisini bir terör örgütü yöneticisi olarak değerlendirirken, Washington Abdi ile doğrudan temaslarını sürdürdü.

Böylece Abdi, bir tarafta Türkiye’nin aranan isimleri arasında bulunan, diğer tarafta ABD’nin askeri ve diplomatik yetkilileriyle görüşen sıra dışı bir bölgesel aktöre dönüştü.

Esad’ın Devrilmesiyle Yeni Dönem

Beşar Esad yönetiminin 2024 yılında devrilmesi, Suriye’deki bütün dengeler gibi Mazlum Abdi’nin geleceğini de değiştirdi.

Yeni yönetimin Şam’da iktidarı ele geçirmesinin ardından ülkenin kuzeydoğusundaki SDG kontrolündeki bölgelerin geleceği en önemli tartışma başlıklarından biri oldu.

Mazlum Abdi ile Suriye’nin yeni yönetimi arasında başlayan görüşmelerin merkezinde SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonu, Kürtlerin hakları ve kuzeydoğudaki idari yapı bulunuyordu.

Aylar süren görüşmeler sonucunda SDG ile Şam arasında entegrasyon konusunda anlaşmaya varıldı.

36 Yıl Sonra Cumhurbaşkanlığı Sarayında

Mazlum Abdi, Ağustos 2026’da SDG’nin bağımsız askeri yapı olarak feshedildiğini açıkladı.

Ancak Abdi açısından asıl dikkat çekici gelişme birkaç gün sonra yaşandı.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara tarafından yayımlanan kararnameyle Mazlum Abdi, Suriye Cumhurbaşkanlığı danışmanlığı görevine getirildi.

Böylece 1990 yılında PKK’ye katılan ve hayatının önemli bölümünü silahlı yapıların içerisinde geçiren Mazlum Abdi’nin 36 yıllık siyasi ve askeri yolculuğu bambaşka bir noktaya ulaştı.

Bir dönem Suriye yönetiminin gözaltına aldığı genç bir Kürt aktivist olan Abdi; PKK kadroluğundan YPG’nin kuruluş sürecine, Kobani savaşından SDG Genel Komutanlığına, ABD ile kurulan askeri ortaklıktan Şam yönetimiyle müzakerelere uzanan bir yol izledi.

Ve 2026 yılında, geçmişte karşı karşıya olduğu Suriye devletinin Cumhurbaşkanlığı makamında danışmanlık görevine getirildi.

Mazlum Abdi’nin bundan sonraki rolünün ne olacağı ise yalnızca kendi siyasi geleceği açısından değil, Kürtlerin yeni Suriye’deki konumunun nasıl şekilleneceği açısından da yakından izlenecek.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri