Öcalan'dan DEM’li belediyelere eleştri: Küçük kırtasiyeci akılla belediye yönetilmez

"DEM Parti'nin Diyarbakır'daki konferansına İmralı'dan dikkat çeken bir mesaj gönderen Abdullah Öcalan, yerel yönetimlerin halktan kopuk bürokratik yapılara dönüşmesini eleştirdi. "Yerel yönetimlerdeki 'mikro devlet' ve bürokrasi zihniyetini eleştiren Öcalan, DEM Partili yeni belediye yönetimlerini uyardı: 'Mevcut sistem küçük devletçiliktir; belediyeler hantal, küçük kırtasiyeci akılla yönetilemez.'"

YENİGÜN HABER – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) Diyarbakır’da düzenlediği yerel yönetimler konferansına, İmralı Cezaevi'nde bulunan Abdullah Öcalan’ın gönderdiği mesaj damgasını vurdu. Öcalan mesajında, göreve yeni gelen DEM Partili yerel yöneticilere yönelik sert felsefi ve pratik eleştirilerde bulunarak, "Belediyeler küçük kırtasiyeci akılla yönetilmemeli. Belediyecilik küçük devletçilik değildir" uyarısında bulundu.

DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu tarafından Diyarbakır’daki ÇandAmed Kongre Merkezi’nde “Komün belediyedir, belediye komündür” şiarıyla organize edilen konferansta Öcalan’ın mektubu okundu.

Mezopotamya Ajansı’nda (MA) yer alan habere göre, İmralı’dan gönderilen 24 Mayıs 2026 tarihli metni, yerine kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Devrim Demir Kürtçe olarak delegasyona aktardı.

'Bürokratik ve mikro devlet aklından kurtulunmalı'

Mesajında mevcut belediyecilik pratiklerine yönelik ciddi eleştiriler getiren Öcalan, mevcut yerel yönetimlerin adeta birer "mikro devlet" gibi hareket ettiğini savundu. Bu felsefi yanılgıdan acilen kurtulunması gerektiğini belirten Öcalan, şu ifadeleri kullandı:

"Belediyecilik küçük devletçilik değildir. Ama uygulanan sistem mikro devlettir. Hem felsefi hem de pratik olarak bu fikirden kurtulunmalıdır. Yerel demokrasi zihni ve önemiyle belediyeler yönetilmelidir; küçük kırtasiyeci akılla belediyeler yönetilmemelidir."

Öcalan, antidemokratik merkezi yapıların kendiliğinden dönüşmesini beklemenin bir yanılgı olduğunu ifade ederek, temizlikten ucuz üretime, ulaşımdan sağlığa kadar kentlerin tüm ihtiyaçlarına "komün" zihniyetiyle yaklaşılması gerektiğini, bürokratik hantallığın ve hiyerarşik yapılanmanın yerel demokrasiyi tıkadığını vurguladı.

'Kayyım politikasının panzehiri halkı kararlara katmaktır'

Son yıllarda bölge belediyelerine yönelik uygulanan kayyım politikalarına da değinen Öcalan, yerel demokrasinin hukuksal güvenceye kavuşturulmasının Kürt sorununun barışçıl çözümü için "şah damarı" olduğunu belirtti.

DEM Partili belediyelerin halkı yönetime katma konusunda yetersiz kalmaması gerektiğinin altını çizen Öcalan, koruyucu mekanizmanın yine halkın kendisi olduğunu ifade etti:

"Halkın yönetime katılımı ve bütün kararlara dahil edilmesi esas alınmalıdır. Kent Konseyleri, Kent Meclisleri kurulabilir. Demokratik halk belediyeciliği geliştirilirse, halk belediyesine sahip çıkar; kolay kolay da kayyım atamaları gibi antidemokratik yönelimler gelişemez."

'Devlet ur gibi büyüyor, çözüm komün-devlet dengesinde'

Konferansa katılan delegelere hitaben yazılan mektupta, devlet aygıtının toplumsal alan aleyhine "bir ur gibi büyüdüğü" tespiti yapıldı. Sınıf ya da devlet olgularını inkar etmediklerini ancak devlet-komün ilişkisinin demokratik bir rekabete dönüşmesi gerektiğini belirten Öcalan, yerel yönetimlerde başarılı olmanın önümüzdeki dönemde yürütülecek olası bir "demokratik müzakere sürecine" ve zeminine doğrudan güç sunacağını sözlerine ekledi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri