Çandar’ın “Dağlar sizi bekliyor” sözlerine tepki! Ekinci: Süreç dışlayarak toplumsallaştırılamaz

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar’ın, yürütülen sürece yönelik itirazlara ilişkin “Beğenmiyorsanız dağlar sizi bekliyor, buyrun çıkın” sözleri tartışma yarattı. Prof. Dr. Canip Ekinci, siyasetçilerin itiraz edenleri dışlamak yerine dinlemesi ve ikna etmeye çalışması gerektiğini belirterek, “Öfkeyle, dışlayarak ve susturarak bir süreç toplumsallaştırılamaz” dedi.

İktidar ve DEM Parti’nin “Terörsüz Türkiye” ve “barış ve demokratik toplum” başlıklarıyla yürüttüğü siyasi süreçte, kullanılan dil ve sürece yönelik toplumsal desteğin nasıl sağlanacağı tartışılmaya devam ediyor.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili ve gazeteci-yazar Cengiz Çandar’ın, sürece itiraz edenlere yönelik sözleri de bu tartışmanın yeni başlıklarından biri oldu.

Çandar, kendisine yöneltilen eleştiriler üzerine yaptığı değerlendirmede, sürece karşı çıkanlara yönelik, **“Size ne oluyor? Beğenmiyorsanız dağlar sizi bekliyor, buyrun çıkın”** ifadelerini kullandı.

Bu sözler, özellikle sürecin demokratik yollarla ve toplumsal mutabakat temelinde ilerlemesi gerektiğini savunan kesimlerde tepkiye neden oldu.

“İtiraz edenler dışlanmamalı, dinlenmeli”

Prof. Dr. Canip Ekinci, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Çandar’ın sözlerini doğrudan eleştirdi.

Ekinci’ye göre sürecin başarıya ulaşabilmesi için yalnızca siyasi aktörlerin anlaşması yeterli değil; toplumun farklı kesimlerinin de sürece dahil edilmesi gerekiyor.

Ekinci, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Sürecin toplumsallaşması ve mümkün olan en geniş meşruiyetin sağlanması için en büyük sorumluluk siyasetçilere düşüyor.”

Sürece itirazı, çekincesi veya tereddüdü bulunan insanların olmasının doğal olduğunu belirten Ekinci, bu kesimlerin dışlanmak yerine dinlenmesi gerektiğini söyledi.

“Yapılması gereken onları dışlamak değil; dinlemek, anlatmak, ikna etmek ve tereddütlerini demokratik siyaset içinde gidermektir” diyen Ekinci, tartışmanın demokratik zeminde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

“Kürtler artık başka bir yola girdi”

Ekinci, Kürt siyasetinin geçmişteki silahlı mücadele döneminden farklı olarak demokratik siyaseti esas alan yeni bir döneme girdiğini savundu.

“Kürtler bu süreçle birlikte ‘dağ yolunu’ terk etmiş ve artık geriye dönülmemesi gereken yeni bir yola girmiştir” ifadelerini kullanan Ekinci, bu nedenle hem iktidar temsilcilerinin hem de Kürt siyasetinin topluma yönelik dilinin kapsayıcı olması gerektiğini belirtti.

Ekinci ayrıca “dağ” ifadesinin yalnızca siyasi bir metafor olmadığını, bölgenin coğrafi gerçekliği açısından da dikkat çekici olduğunu söyledi:

“Coğrafyamızın büyük bölümü zaten dağlardan oluşuyor; biz o dağlarda ve o coğrafyada yaşıyoruz. Ancak siyasal mücadelede yolumuz artık demokratik siyaset olmalıdır.”

“Farklı sesler dinlenmeli”

Ekinci, sürece yönelik eleştirilerin bastırılmasının veya eleştirenlerin dışlanmasının toplumsal desteği artırmayacağı görüşünde.

İtiraz edenlerin ve farklı düşünenlerin dinlenmesi gerektiğini belirten Ekinci, sürecin başarısının mümkün olan en geniş toplumsal meşruiyetin oluşturulmasına bağlı olduğunu ifade etti.

Ekinci’nin değerlendirmesi şöyle:

“İtiraz edenler, farklı düşünenler ve farklı sesler dinlenmeli; bütün itirazlar demokratik zeminde karşılanmalıdır. Öfkeyle, dışlayarak ve susturarak bir süreç toplumsallaştırılamaz.”

Çandar daha önce de “toplumsal rıza” vurgusu yapmıştı

Çandar, TBMM’deki daha önceki konuşmalarında da yürütülen sürecin toplumsal destek ve demokratik siyaset ekseninde ilerlemesi gerektiğini savunmuştu.

Meclis tutanaklarına yansıyan konuşmasında Çandar, sürecin başarıya ulaşması için anayasal düzenlemelerin uygulanması, demokratik zeminin güçlendirilmesi ve toplumsal desteğin artırılması gerektiğini ifade etmişti.

Çandar ayrıca 2025 yılında TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı bir konuşmada, barış girişiminin Diyarbakır’daki beklentilerinden söz etmiş ve sürece halk desteğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtmişti.

Bu nedenle Çandar’ın son sözleri, sürecin nasıl bir siyasi dil ve toplumsal iletişim yöntemiyle yürütülmesi gerektiği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Tartışmanın merkezinde “toplumsal meşruiyet” var

Sürecin geleceği açısından yalnızca siyasi aktörlerin attığı adımlar değil, toplumun farklı kesimlerinin bu adımlara yaklaşımı da belirleyici olacak.

Bir tarafta silahlı çatışma döneminin sona erdirilmesi ve demokratik siyasetin güçlendirilmesi gerektiğini savunanlar bulunurken, diğer tarafta sürecin içeriğine ve olası sonuçlarına ilişkin çekincelerini dile getiren kesimler bulunuyor.

Prof. Dr. Canip Ekinci’nin eleştirisi ise tam bu noktaya işaret ediyor: “İtirazların ortadan kaldırılması değil, demokratik yöntemlerle tartışılması.**

Ekinci’ye göre bunun yolu, farklı görüşleri susturmak veya dışlamak değil; dinlemek, anlatmak ve ikna etmekten geçiyor.”

“Toplumsallaşmanın yolu; dinlemekten, anlatmaktan, ikna etmekten ve mümkün olan en geniş toplumsal meşruiyeti oluşturmaktan geçer” diyen Ekinci, sürecin geleceği açısından kapsayıcı siyasi dil çağrısını yineledi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri