Mesut Çokur yazdı | Atanmış düzenbazın günlüğü 2

Mesut Çokur yazdı | Atanmış düzenbazın günlüğü 2

Yokluğunun günlerini biriktirirken zihnimin içinde bir baktım yıl olmuş. Ölmezse insan ve kavuşmazsa kalbinin öznesine muhakkak bir şekilde günler birikiyor. Bir baba, iki buçuk abla, bir bacak, iki parmak, iki böbrek bir de göz eksildi hanemde. Gözü kayıp listesinden çıkarsam daha iyi olur. Gözüm İsmail idi. Koç ihsan etmeyince yaradan gözü kurban etti İbrahim. İbrahim de ne İbrahim! Otuz beş dereceden sıcak havalarda dışarı bile çıkamaz. Nemrut'u değil karıncayı bile düşman sayamaz. Korkaklığın dik alâsı, aptallığın faturası. ,

Neyse. Anlattıklarım zaten aptallığımın nişanesi, devam edeyim. Nerede kalmıştım?

Tamam, tamam hatırladım. Terk edilmenin arifesini yaşatan dilbere sövmek yerine methiyeler diziyordum. Terk edeni anmak bile yakarıştan ileri gelmez mi sanki? O hesap işte.

Allah şahit güzel günler de yaşandı. Üstelik yakın tarihin en kanlı yörelerinin birinde. Temmuz'un 2'sine kahredilen yerde. Buz gibi dağların çevrelediği bir yerin nasıl yandığına hayret etmekten alıkoyamadığım beldede. Sazı acıya çalan Veysel'in yurdu Sivas'ta yaşandı bittiğine anlam veremediğim bu savaş. Kaybedeni çok kazananı tek. Sonunu bile bile edilince cenk, zarların olasılığı mütemadiyen hep yek. Kafiye yapmak için uğraş verdiğimi düşünmeyin nolur! Bu yazı hayatın bir yansıması; bir tatlı bir acı.

Sivas soğuktur bilen bilir. Erzurum'un soğuğunu Sivas'tan temin ettiği söylenir. Elli dereceyi normalleştiren memleketten bir sırt çantasıyla ayrıldım muhtelif zamanlar. Diyabetin zarar verdiği hücreler düşük ısıya karşı duyarsızlaşmaya başlar. Çocuk yaşlarımda böyle diyordu endokrinologlar. Bir de sevda varsa yürekte karı eritir, eksi dereceleri eskitir. Hissizliğim diyabetten değil sevdadanmış. Yani, bir kadının terk edişi bilim dünyasını da alaşağı etti.

Gidince buralardan cayır cayır yanan eğitim neferi, sıkıca tuttu ellerimi ve beni sakın bırakma dedi. Benim yaralarım geç iyileşir dedim, olsun dedi. Derdim çoktur gülmekten acz ederler dedim, gözlerim senin için dolsun dedi. Benim toprağım mahsul vermez çabalama dedim, çiçeklerim senin için solsun dedi.

Anlayacağınız o çok güzel yalan söyledi, ben de fazlasıyla aldandım. Paradan anlamayanların ekonomi politikalarını dinlemeye alışmıştık cem'i cümle. Sırada sağlığımızdan eden sağlıkçılar varmış. Benimde payıma bu düştü. Kendini düzenin maşası olmaya adayan bir canla o cana kurban bir yaradılan arasında geçen günler silsilesi. Bitti mi? Tabi ki bitmedi...

mesutcokurr@gmail.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri