Türkiye'de zorunlu arabuluculuğa giden dosyaların önemli bir bölümünü her yıl işçi-işveren uyuşmazlıkları oluşturuyor. Diyarbakır'da da sanayi sitesindeki atölyeden çağrı merkezine, şantiyeden market zincirlerine kadar pek çok çalışan, işten çıkarıldığı gün ne yapacağını bilmeden işyerinden ayrılıyor. Oysa ilk günler belirleyici. Fesih anında imzalanan tek bir kâğıt ya da kaçırılan bir başvuru süresi, yıllarca biriken hakların kaybına yol açabiliyor.
Önce yazılı bildirimi isteyin
İş güvencesi kapsamındaki işçiler için işveren, sözleşmeyi feshettiğini yazılı olarak bildirmek ve fesih sebebini açık, kesin biçimde göstermek zorunda. "Yarından itibaren gelme" gibi sözlü bir talimat bu şartı karşılamıyor. Yazılı fesih bildirimi verilmediyse işçinin bunu talep etmesi, ileride açılacak davada önemli bir dayanak oluyor.
İkinci adım e-Devlet. SGK hizmet dökümünden işten çıkış kaydına ve çıkış koduna bakılmalı. İşveren çıkışı "ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık" gibi işçi aleyhine bir gerekçeyle bildirdiyse bu kayıt hem tazminatı hem de işsizlik ödeneğini doğrudan etkiliyor.
Dava ihtimaline karşı elde tutulması gereken belgeler de var:
⦁ Maaş bordroları ve ücretin yattığı banka hesap dökümleri
⦁ İş sözleşmesi, giriş-çıkış kayıtları ve vardiya çizelgeleri
⦁ İşverenle yapılan mesaj ve e-posta yazışmaları
⦁ Tanıklık yapabilecek iş arkadaşlarının isim ve iletişim bilgileri
Hangi kâğıtlar imzalanmamalı
İşten çıkarma sırasında en sık yapılan hata, önüne konan her belgeyi okumadan imzalamak. Bazı işyerlerinde işçiye "kendi isteğimle ayrılıyorum" yazan hazır bir dilekçe uzatılıyor. Bu dilekçeyi imzalayan çalışan, kural olarak kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı isteme imkânını kaybediyor, işsizlik ödeneğinden de yararlanamıyor.
Dilekçenin baskıyla imzalatıldığını sonradan ispatlamak çoğu zaman güç.
İkinci riskli belge ibraname. İşçinin, işverenden hiçbir alacağı kalmadığını beyan ettiği bu belge, Türk Borçlar Kanunu'na göre iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren bir ay geçmeden düzenlenirse geçersiz sayılıyor. Geçerlilik için ödemenin banka aracılığıyla yapılması ve alacak kalemlerinin türüyle miktarının belgede açıkça yazılması da gerekiyor.
Yine de imza atıldıktan sonra her şey tartışma konusu haline geliyor. Eksik ödeme karşılığında "tüm haklarımı aldım" anlamına gelen bir metne imza atılmamalı. İşveren belgeyi hemen imzalatmak için ısrar ediyorsa, çalışan bir nüsha alıp incelemek için süre isteyebilir. İmza atmak zorunda kalınırsa, alınmayan alacakların imzanın yanına "ihtirazi kayıtla" notuyla tek tek yazılması, bu hakların saklı tutulduğunu gösterir. Ödenen tutarın banka dekontunu saklamak da sonradan yapılacak hesapta işe yarıyor.
İmzalanacak belgeleri bir iş hukuku avukatı ile birlikte incelemek, sonradan geri dönülmesi zor hataları önler.
Tazminat ve işe iade için süreler
Kıdem tazminatı için aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl çalışmış olmak gerekiyor. Her tam çalışma yılı için 30 günlük brüt ücret tutarında ödeme yapılıyor; yasal bir tavan da uygulanıyor. Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranış gerekçesiyle yapılan fesihlerde bu hak doğmuyor.
İhbar süresi ise kıdeme göre değişiyor. Altı aydan az çalışanda iki hafta, altı ay ile bir buçuk yıl arasında dört hafta, bir buçuk ile üç yıl arasında altı hafta, üç yıldan fazla çalışanda sekiz hafta. Bu süre tanınmadan çıkarılan işçiye, sürenin ücreti ihbar tazminatı olarak ödeniyor.
İşe iade hakkı daha dar bir grubu kapsıyor: otuz ya da daha fazla işçinin çalıştığı işyerlerinde, en az altı aylık kıdemi olan ve belirsiz süreli sözleşmeyle çalışanlar. Bu işçilerin, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabuluculuk başvurusu yapması gerekiyor. Arabulucuda anlaşma çıkmazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde işe iade davası açılmalı. Süre kaçırılırsa dava hakkı düşüyor.
Kıdem ve ihbar alacakları için de dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu. Bu alacaklarda zamanaşımı beş yıl. Diyarbakır'da başvurular adliyedeki arabuluculuk bürosuna yapılabiliyor ve başvuru için ücret alınmıyor. İşsizlik ödeneği için ise İŞKUR'a, işten ayrılışın ardından 30 gün içinde başvurmak gerekiyor. Geç kalınan her gün, ödenecek miktardan düşülüyor.