Ahmet Hamdi Tanpınar 122 yaşında

Cumhuriyet neslinin ilk öğretmeni olan Ahmet Hamdi Tanpınar Türk şair, deneme yazarı, siyasetçi, akademisyen ve edebiyat tarihçisi aynı zamanda romancıdır.

İlknur Fidan /YENİGÜN HABER- Ahmet Hamdi Tanpınar Kimdir?


Bu şair geniş okuyucu kitlesine Bursa'da Zaman şiiri ile ulaşmayı başarmıştır. Bu şiir şairin hayatında dönüm noktası olmuş ve tanınmasını sağlamıştır.

Şairin doğum tarihi 23 Haziran 1901 olarak bilinmektedir. 24 Ocak 1962 yılında İstanbul'da vefat etmiştir.

Tanpınar ailesinin üç çocuğundan en küçüğü olarak yaşamıştır. Lise eğitimini Antalya ilinde tamamlamıştır. Daha sonra eğitimi için İstanbul'a gitmiştir. Babası kadı olarak görev yapmıştır. Bu yüzden Sinop, Siirt, Kerkük beldelerinde de yaşamıştır.

Ahmet Hamdi Tanpınar Edebi Kişiliği

Ahmet Hamdi edebi kişiliğinde edebiyat profesörlüğüne kadar yükselmiştir. Sanatçının roman, öykü, dememe, şiir, inceleme alanlarında birçok eseri bulunmaktadır.

Özellikle şiirlerinde hece ölçüsü kullanmıştır. Yaşadığı dönem serbest şiirin moda olduğu bir dönemdir. Hece ölçüsü kullanarak yeni bir akım getirmiştir.

Daha sonra ise kendisi serbest ölçüde de eserler vermiştir. Aynı zamanda siyasetçi de olan sanatçı makale ve edebiyat tarihi gibi çok yönlü çalışmalara imza atmıştır. Kısacası edebi kişiliğini Türk edebiyatının her türünden örnekler vererek karma hale getirmiştir.

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın doğum yıldönümü olan şiirlerinden bazıları:

NE İÇİNDEYİM ZAMANIN

Ne içindeyim zamanın,

Ne de büsbütün dışında;

Yekpare, geniş bir anın

Parçalanmaz akışında.

Bir garip rüya rengiyle

Uyuşmuş gibi her şekil,

Rüzgarda uçan tüy bile

Benim kadar hafif değil.

Başım sükutu öğüten

Uçsuz bucaksız değirmen;

İçim muradına ermiş

Abasız, postsuz bir derviş.

Kökü bende bir sarmaşık

Olmuş dünya sezmekteyim,

Mavi, masmavi bir ışık

Ortasında yüzmekteyim.

Başımızın Üstünde Bir Bulutun

Başımızın üstünde bir bulutun

Güneşe asılmış gölgesi,

Uzakta toz halinde dağılan

Yoğurtçu sesi,

Gün bitmeden başladı içimizde

Yarınsız insanların gecesi.

Özlem

Kime dokunsam sensin

Kimi çağırsa dudaklarım…

Başımın tacı, canım efendim.

Görünmez çığlıklarımı gören

Eğilmez başımı öpensin.

Sen bir deniz derinliğisin

Uslanmak bilmez kederler ülkesi…

Coşup yağan fırtına sessizliğim

Kül kedisi yorgunluğunda kalbim

Masalcı ninesini arıyor

Bekleyeceğim

Aylar geçip yıllar olsa da

Yıllar geçip zaman dolsa da

Aşkın arzuları beni boğsa da

Bir gün seversin diye bekleyeceğim

Bugün nişanlansan, yarın evlensen

Benden başka binbir kişi sevsen

Hepsiyle ayrı ayrı izdivaç görsen

Bir gün dönersin diye bekleyeceğim

Seni beklemekle geçse de ömrüm

Şu fani dünyada kalmasa günüm

Senden uzakta ölürsem bir gün

Ahir

Bursa'da Zaman

Bursa'da eski bir cami avlusu,

Küçük şadırvanda şakırdayan su.

Orhan zamanından kalma bir duvar...

Onunla bir yaşta ihtiyar çınar

Eliyor dört yana sakin bir günü.

Bir rüyadan arta kalmanın hüznü

İçinde gülüyor bana derinden.

Yüzlerce çeşmenin serinliğinden

Ovanın yeşili göğün mavisi

Ve mimarilerin en ilahisi.

Bir zafer müjdesi burda her isim:

Sanki tek bir anda gün, saat, mevsim

Yaşıyor sihrini geçmiş zamanın

Hala

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Edebiyat Haberleri