YENİGÜN HABER – Van’da kaldığı öğrenci yurdundan 27 Eylül 2024'te ayrıldıktan 18 gün sonra cenazesi bulunan Rojin Kabaiş'in soruşturmasının genişletilmesi için İspanya'ya gönderilen telefonunun şifresi çözülemedi. Sürecin ivedi ve her ayrıntısının düşünülerek hareket edilmesi gerektiğine dikkat çeken Rojin Kabaiş’in avukatı Zeynep Demir, “Başsavcılık ile yaptığımız görüşmede talep olarak telefonun üretici firması olan Çin’e gönderilmesi oldu” dedi.
Şüpheli şekilde yaşamını yitiren Rojin Kabaiş’ın telefonun İspanya’da açılmamasının dosya açısından zorlaştırıcı bir durum olduğunu belirten Zeynep Demir, “Telefon ile ilgili sürecin aslında teknik olarak ne kadar yetersiz kalındığını gözler önüne serdi. Türkiye'de uzun zaman açma çalışmaları yapıldı ama bir sonuç elde edilemedi. Sonrasında Türkiye’de ilk defa denen bir yöntemle İspanya Adalet Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sonrasında oradan bir destek alınabileceği ve Avrupa’nın onu açabileceği bir teknik sitemin var olduğu söylendi. Bizlerde de bir umut yaratıldı. Dosyanın bu kadar tıkandığı aydınlatamadığı bir süreçte telefonda var olan verilerin bu kadar önemli bir yerde olması ve ona erişim için bir umut yaratı. Ama İspanya tarafından bizlere gönderilen raporda tekniki çalışmanın cevap vermediği ve telefonun açılamayacağı bilgisi verildi. Dolayısıyla kısmı erişim sağlanamadığı için telefonda var olan verilere ulaşamadık. Telefonda bulunan son konuşma ve veriler boyutu ile bir erişim sağlanmadı” dedi.
Rojin’in telefonu Çin'e gönderilsin
“İlerleyen sürecin Rojin Kabaiş’e ne oldu” sorusunun uzamasına neden olduğuna dikkat çeken Zeynep Demir, dosyanın aydınlatılabilmesi için sürecin titizlik ve ivedi bir şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Zeynep Demir, “Bizler ilk aşamaya baktığımızda bile belli ihmallerin olduğunu görebiliyoruz. Bu boyutuyla özellikle İspanya’nın bizlere cevap olmadığı süreçte başka yöntemlerin denemesi gerektiğini düşünüyoruz. Başsavcılık ile yaptığımız görüşmede talep olarak telefonun üretici firması olan Çin’e gönderilmesi oldu. Başka yöntemlerin yanında bir de telefon Çin’e gönderilmelidir” diye konuştu.
‘Süreç iyi bir şekilde ilerlemeli’
Zeynep Demir, gelen tekniki raporda kısmı bilgilerin olduğunu belirterek, “Raporda yapılan işlem yer alıyordu. Şüpheli kadın katliamı dosyalarında, ortada bir şüpheli ölüm var, dolayısıyla üzerinde durulması gereken birçok nokta var. Bu dosyalarda da sürecin ilk noktası çok kritik bir nokta oluyor. İvedi bir çalışma ile her ayrıntının düşünülmesi gerekiyor. Rojin Kabaiş dosyasında ilk süreçte belli bir ihtimal üzerinde durulması aslında süreci tıkadı. İlk aşamada pencere biraz daha açık bırakılsaydı, teknik çalışmalarla detaylı bir süreç yürütülseydi ya da telefon üzerinde daha ivedili bir süreç yürütülseydi bugün daha farklı bir sonuç elde edebilirdik. Yine 1 yılı aşkın süre sonra ATK raporunun bir kısmına ulaştık. Bunlar sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesini engelleyen aynı zamanda sonuca daha geç götüren durumlar oldu. Sürecin iyi bir şekilde ilerlemesi çok önemlidir” diye konuştu.
‘Olayda ihmaller zinciri var’
Rojin Kabaiş dosyasında ihmallerin olduğunu bir kez daha hatırlatan Zeynep Demir, “Savcılık boyutu, Yurt Müdürlüğü, personel ve güvenlik boyutunda ciddi bir ihmal olduğunu belirttik. Soruşturmanın iyi bir şekilde ilerlemesi toplum vicdanında da adaletin tecelli ettiği noktasında bir noktaya götürüyor. Yürütülen soruşturma itibariyle valilik bahse konu olan kişiler hakkında soruşturma iznini reddetmişti. Bu aslında dosyada var olan ihtimallerin ihlalini artırıyor. Wan Barosu Dava Takip Komisyonu ve savcılık tarafından da bu duruma itiraz edildi. Bu gelişme bizler açısından önemli bir gelişme oldu” dedi.
1 yılı aşkın süredir 150 DNA’ya bakıldı
Rojin Kabaiş dosyasının bir an önce aydınlatılması gerektiğini ve aydınlatılana kadar mücadele edeceklerini vurgulayan Zeynep Demir, “Dosya kapsamında birçok DNA’ya bakılıyor. Şu ana kadar 150 DNA’ya bakıldı. 2 bin 500 DNA’ya daha bakılması bekleniyor. Telefonun dosyanın aydınlatılması için açılması gerekiyor. Telefonun açılıp verilere ulaşmak için bütün teknik çalışmaların yapılması gerekiyor. Gerekli araştırmanın yine, ihmali bulunan kişiler hakkında sürecin yürütülmesi gerekiyor. Aslında bütüncül olarak baktığımızda süreçler sağlıklı yürütüldüğünde bizler bu sorunun cevabına ulaşabileceğiz” diye konuştu.