Halkın gözünde süreç ve Newroz: Bu devlet hepimizi kandırıyor, Abdullah Öcalan'ı bile…

Diyarbakır'da sağanak yağış altında kutlanan Nevruz'da her yaş grubundan insan görmek mümkündü ve katılım oldukça yüksekti. İki bayramı bir arada kutlayan Kürtlerin barış beklentisi ve coşkusuna hava muhalefeti de engel olmadı.

Konuşmaların can kulağıyla dinlendiği alanda barış talepleri yüksek olsa da; iki yıldır somut ve yasal bir adım atılmamış olması, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş gibi siyasetçilerin hala cezaevinde bulunması sürece olan güvensizliği artıran nedenler arasında görülüyor.

Abdullah Öcalan'ın mesajıyla sürecin daha üst bir aşamaya geçeceğine inananların sayısı da çok.

Öte yandan hala önceki çözüm sürecini referans alanlar ve devletin samimiyetini sorgulayanlar var.

'Demirtaş'ı bırakmalarını bekliyorum'

BBC Türkçe’de Hatice Kamer, Newroz alanındaki gözlemlerini yazdı.

Yağmurda parktaki çardaklardan birine sığınan bir grubun yanına gidiyorum, burada farklı görüşler var.

"Barış olsun, Türkler ve Kürtler kardeştir" diyerek sürece destek veren bir adama, yanında oturan kişi tepki gösteriyor:

"Hangi kardeşlikten söz ediyorsun? Devlet sıkıştığı zaman 'süreç' diyor, sonra da elinin tersiyle itiyor".

Arkadaşı ona destek veriyor.

O da sürecin "kandırmaca" olduğunu savunuyor ve ekliyor:

"Bayramdan sonrasına bakacağız. Demirtaş'ı bırakmalarını bekliyorum ama yine de güvenmiyorum.

Tepki gösteren arkadaşı sözü ondan alıyor ve devam ediyor:

"Bu devlet hepimizi kandırıyor, Abdullah Öcalan'ı bile…"

İran'da yaşanan savaşın Türkiye'yi çözüm için adım atmaya mecbur bırakacağını düşünenler ağırlıkta.

"Bu süreç Türkiye için fırsat" diyor bir katılımcı ve ekliyor:

"Amerika ve İsrail için bahanelere yer bırakmamalı, yoksa Irak, Suriye ve İran'ın akıbeti bizi de bekliyor olacak".

'Barışı ne kadar çok istediğimizi göstermek için geldik'

Yağmura rağmen katılım çok yüksek.

Önceki yıllara göre insanlar daha pozitif görünüyor ve bu duygu yüzlere de yansımış durumda.

Sırtında platin olduğunu söyleyen bir kadın, "Evde oturmaya dayanamadım. Gelinceye kadar da hava düzelsin, bir mucize olsun diye Allah'a dua ettim" diyor.

Fotoğrafını çekmeme izin vermiyor, ismini de vermiyor ama onu buraya kadar getiren şeyin "barış heyecanı" olduğunu ifade ediyor.

"Konuşmayı çok isterdim, içim çok dolu ama korkuyorum. Gün gelecek ve biz de kaygısızca konuşacağız. İşte o günler için buradayım…" diye devam ediyor.

Ellerinde şemsiye, yağmur ve çamurda nefes nefese kalmış iki yaşlı kadınla karşılaşıyorum.

Yürümekte zorlanıyorlar ama "Vallahi yağmur değil, taş da yağsa bugün hiçbir kuvvet bizi evde tutamazdı" diyerek gülümsüyorlar.

"Yeter artık, biz anaların ciğeri yanmasın. Barışı ne kadar çok istediğimizi göstermek için bugün geldik."

80 yaşında bir teyze de kızlarıyla gelmiş. Ayakları çamur içinde ama bu durumdan hiç şikâyetçi değil.

Zafer işareti yaparak kameramıza gülümsüyor:

''İnşallah beklediğimiz barış gelecek ve ben ölmeden kendi gözlerimle bunu göreceğim".

Viranşehir'den gelen Ali de Diyarbakır Nevruz'unun coşkusunu görmek ve yaşamak için geldiğini söylüyor ve "Gidişat barışı gösteriyor, inşallah da öyle olacak" diyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri