Diyarbakır’da termometrelerin 40 dereceyi aştığı, sıcaklığın nefes kesici boyutlara ulaştığı şu günlerde Hazro ilçesine bağlı Koçbaba Mahallesi, ezber bozan bir doğal zenginliğe ev sahipliği yapıyor. Yeryüzüne tamamen doğal yollarla çıkan ve adeta bir buzhaneyi andıran buz gibi kaynak suyu, yüzyıllardır tek bir gün dahi kesilmeden akmaya devam ediyor.
Hiçbir motor, pompa ya da insan müdahalesi olmadan yeryüzüne ulaşan bu berrak su; hem köylülerin en büyük serinleme noktası hem de bölgedeki canlı yaşamının can suyu olmuş durumda.
"Allah’ın bize verdiği en büyük nimet"
Çocukluğundan beri suyun debisinin ve soğukluğunun hiç değişmediğini belirten köy sakinlerinden Mehmet Yıldız, bu mucizevi kaynağı şu sözlerle anlatıyor:
"Biz kendimizi bildik bileli bu su akıyor. Yazın da kışın da hiç durmadı. Öyle soğuk ve tertemiz bir su ki... Hem kendimiz içiyoruz hem de hayvanlarımıza veriyoruz. Allah’ın köyümüze bahşettiği en büyük nimetlerden biri."
"Bu su olmasa yazı geçiremeyiz"
Bölgede havanın zaman zaman 45 dereceyi bulduğunu hatırlatan Hasan Demir özDiyarbakır Gazetesi’ne kaynağın köy için nasıl bir kurtarıcı olduğunu şu sözlerle vurguluyor:
"Böyle sıcak günlerde gelip elimizi yüzümüzü yıkıyor, suyumuzu içiyoruz. Çocuklar burada serinliyor. Eğer bu kaynak olmasaydı, bu kavurucu sıcaklarda yazı geçirmek bizim için imkânsız olurdu."
Sürülerin de can suyu
Doğal kaynağın hayvancılık için de hayati önem taşıdığını söyleyen Ahmet Kaya ise "Sürülerimizi her gün buraya getiriyoruz. Yazın ortasında bu kadar temiz ve buz gibi bir suyu başka hiçbir yerde bulamazsınız. Bu kaynak köyümüzün en büyük hazinesidir," diyerek suyun bölge ekonomisindeki yerine dikkat çekiyor.
Ticari değil, asırlık bir miras
Herhangi bir ticari işletmeye konu edilmeyen ve tamamen doğal yapısını koruyan kaynak, yüzyıllardır kendi kendini besleyerek çevresine hayat vermeyi sürdürüyor. Doğanın bu cömert hediyesine gözü gibi bakan Koçbaba sakinleri, bu eşsiz doğal mirasın gelecek nesillere de aynı saflıkta aktarılmasını istiyor.