Diyarbakır'daki gizemli mezarın sırrı çözülüyor mu?
Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki tarihi Hüsrev Paşa Camii haziresinde bulunan ve yıllardır kime ait olduğu bilinmeyen sandukalı mezarla ilgili dikkat çeken bir değerlendirme yapıldı. Amida Höyük Kazı Başkanı Prof. Dr. İrfan Yıldız, mezarın Hüsreviye Medresesi'nin müderrislerinden "Kara Hoca"ya ait olabileceğini söyledi.
özDiyarbakır Gazetesi'nde yeralan habere göre, Amida Höyük Kazı Başkanı Prof. Dr. İrfan Yıldız, mezarın mimari özellikleri, kitabeleri ve çevresindeki diğer mezar taşlarından elde edilen bulguların, burada yatan kişinin önemli bir ilim adamı olabileceğine işaret ettiğini söyledi.
"Sıradan bir kişiye ait değil"
Prof. Dr. İrfan Yıldız, mezarın baş ve ayak taşlarının kalker taştan yapılması nedeniyle zaman içinde aşındığını ve bu yüzden mezarda yatan kişinin isminin bugün okunamadığını belirtti.
Buna karşın mezar üzerindeki süslemeler ile kitabelerde yer alan şiirsel ifadelerin önemli ipuçları sunduğunu ifade eden Yıldız, "Üzerindeki süslemeler ve yazılardan burada yatan kişinin önemli bir şahsiyet olduğu anlaşılıyor. Büyük ihtimalle Hüsreviye Medresesi'nde müderrislik yapan bir kişi olduğunu değerlendiriyoruz." dedi.
En önemli ipucu yanındaki mezar
Yıldız, kimliği bilinmeyen mezarın hemen yanında bulunan mezarın ise "Kara Hoca'nın oğlu Enes" adına kayıtlı olduğunu belirterek bunun güçlü bir tarihî veri olduğunu söyledi.
"Yan taraftaki mezarda Kara Hoca'nın oğlu Enes adında bir zat yatıyor. Buradan hareketle, ismi okunamayan bu mezarın Kara Hoca'ya ait olabileceğini söyleyebiliriz." ifadelerini kullanan Yıldız, Kara Hoca'nın Hüsreviye Medresesi'nde müderris olarak görev yaptığını ve vefatının ardından medresenin güneyindeki hazireye defnedilmiş olabileceğini dile getirdi.
Kesin sonuç için bilimsel çalışma vurgusu
Prof. Dr. İrfan Yıldız, mevcut bulguların önemli ipuçları taşıdığını ancak mezarın Kara Hoca'ya ait olduğunun henüz kesinleşmediğini vurguladı.
Yıldız, mezarın kimliğinin net olarak ortaya konulabilmesi için kitabeler, arşiv belgeleri ve tarihî kayıtlar üzerinde ayrıntılı bilimsel araştırmaların sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.