ABD ve İsrail ile İran arasında 69 gündür devam eden savaş, küresel petrol fiyatlarını yükseltirken Türkiye’de akaryakıt fiyatlarına da zam olarak yansıdı. Artan maliyetler, Diyarbakır’da toplu ulaşım ücretlerine yeni bir zam gelip gelmeyeceği sorusunu gündeme taşıdı.
Akaryakıttaki dalgalanmalar sürüyor
Petrol fiyatlarındaki yükselişle birlikte benzin, motorin ve LPG fiyatlarında yaşanan artış, yalnızca ulaşımı değil birçok sektörü olumsuz etkiledi. Akaryakıttaki dalgalanma, hem esnafın hem de vatandaşın bütçe planlamasını zorlaştırırken ekonomik belirsizliği de artırdı.
2 ay önce zam yapıldı
Diyarbakır’da 2 ay önce Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME), halk otobüsü kooperatifleri, minibüsçüler ve ticari taksi temsilcileriyle yapılan görüşmelerde şehir içi ulaşım ücretlerine yüzde 40 zam konusunda uzlaşı sağlanmıştı. Ancak akaryakıt fiyatlarındaki yeni artışlar, yeni bir zam ihtimalini yeniden gündeme getirdi.
‘45-50 bin lira arasında ek yakıt maliyeti oluştu’
Amida Haber’e konuşan Özal Halk Otobüsleri Kooperatifi Başkanı Mehmet Pervane, sektörün ciddi bir maliyetin altında olduğunu belirtti. Pervane, savaş öncesinde litre fiyatı 57 lira olan akaryakıtın şu anda 80 liranın üzerine çıktığını ifade ederek şunları söyledi: “Akaryakıt en büyük giderimiz. Fiyatlar sürekli değişiyor, iki gün üst üste aynı fiyata yakıt alamıyoruz. Bu durum bizi ciddi zarara uğratıyor. Araç başına aylık 45-50 bin lira arasında ek yakıt maliyeti oluştu.”
Parça fiyatları da arttı
Artan maliyetlerin sadece yakıtla sınırlı olmadığını vurgulayan Pervane, yedek parça ve bakım giderlerinin de hızla yükseldiğini belirtti. Sürekli çalışan araçların sık bakım gerektirdiğini ifade eden Pervane, “15 gün önce yaptığımız bakımı aynı fiyata tekrar yapamıyoruz. Giderler sürekli artıyor” dedi.
‘Yeni tarife talep etmek zorunda kalabiliriz’
Yeni zam konusunda temkinli olduklarını dile getiren Pervane, vatandaşın ekonomik durumunu da göz önünde bulundurduklarını söyledi. Pervane, “Vatandaşa yüklenmek istemiyoruz. Araçların bir şekil çalışması ve insanları yerine ulaştırması gerekiyor. 2 ayda bir belediyeye başvuru yapıp tarife istemek de akıl karı değil. Bir daha tarife almaya yüzümüz tutmuyor. Ancak şartlar daha da ağırlaşırsa belediyeden yeni tarife talep etmek zorunda kalabiliriz. Şu an direnmeye çalışıyoruz ama süreç bizi nereye götürecek, kestiremiyoruz” diye konuştu. Toplu taşıma esnafı ile belediye arasında genellikle yılda bir veya iki kez zam görüşmesi yapıldığını belirten Pervane, olağanüstü durumlarda bu sürenin kısalabildiğini ifade etti.