Diyarbakır’da görevli Klinik Sosyolog Çelik’ten çarpıcı uyuşturucu analizi; Madde kullanım yaşı 5’e kadar düştü!

SAMER verilerine göre uyuşturucu kullanım yaşının 11'e düştüğü Diyarbakır'da, uzmanlar tablonun çok daha karanlık olduğunu söylüyor. Sosyolog Şoreş Haki Çelik, "Beş yaşından beri madde kullandığını söyleyen hastalarımız var; bağımlı ebeveynlerin çocukları bu dünyaya bağımlı doğuyor" dedi. Sentetik haplar ve bağımlılığın hızla arttığını belirten Çelik, madde kullanımına karşı ortak mücadele çağrısı yaptı.

Türkiye, yakalanan uyuşturucu oranında dünyada en üst sıralarda yer alsa da, sentetik uyuşturucu rotasında bir geçiş ve kısmi tüketim merkezi konumunda görünüyor. Saha Araştırmaları Merkezi’nin (SAMER) Diyarbakır’da yaptığı araştırmalara göre, kullanım yaşı 11 yaşa kadar düştü. Bölgenin birçok kentinde uyuşturucu bağımlısı genç oranı yüzde 16.2 olarak kayıtlara geçti. Sentetik maddelerin yaygınlaştığı bu tablo, uzmanlara göre yalnızca tıbbi müdahalelerle açıklanamayacak kadar derin bir toplumsal krize işaret ediyor. Diyarbakır Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi (AMATEM) ve Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi’nde (ÇEMATEM) Klinik Sosyoloğu olan Şoreş Haki Çelik, uyuşturucu kullanımının geldiği aşamaya ilişkin Mezopotamya Ajans’a değerlendirmelerde bulundu.

Gençleri aynı döngünün içine çekiyor

Çelik, bağımlılığın merkezinde bireyin değil, içinde yaşadığı toplumsal koşulların bulunduğunu ifade ederek, “Bir kentte uyuşturucu günlük yaşamın parçası haline gelmişse, çocuklar daha küçük yaşta torbacılarla karşılaşıyorsa, aileler yoksulluk içinde yaşam mücadelesi veriyorsa burada bireysel iradeden söz etmek eksik kalır” dedi. Çelik, özellikle Diyarbakır’ın yoksul mahallelerinde çocukların bağımlılık riskiyle erken yaşta tanıştığını söyledi. Bireyin içinde yetiştiği sosyal çevrenin yaşamını belirlediğine dikkati çeken Çelik, Pierre Bourdieu’nun “habitus” kavramına atıfta bulunarak, “Yoksulluk, eğitimden kopuş, şiddet ve suç ağlarının iç içe geçtiği mahallelerde büyüyen çocukların önündeki seçenekler daralıyor. Böyle bir ortamda bütün sorumluluğu bireye yüklemek toplumsal gerçekliği görmezden gelmektir” dedi. Gençlerde bağımlılık sürecinin çoğunlukla sigarayla başladığını belirten Çelik, alkolün ardından esrar kullanımının önemli bir eşik oluşturduğunu söyledi. AMATEM’de en sık sentetik uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle tedavi gören hastalarla karşılaştıklarını belirten Çelik, özellikle sentetik maddelerin ucuzluğu nedeniyle hızla yayıldığını vurguladı.

Ortak mücadele çağrısı

Yerel yönetimlerin bağımlılıkla mücadelede önemli sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Çelik, belediyeler, sivil toplum örgütleri, meslek odaları, aileler ve eğitim kurumlarının eşgüdüm içinde hareket etmesi gerektiğini dile getirdi. Cezaevi, zorla alıkoyma ya da fiziksel şiddetin bağımlılığı ortadan kaldırmadığını aktaran Çelik, “Bağımlılık kronik bir beyin hastalığıdır. Tedavi uzun solukludur. Damgalamak değil, topluma yeniden kazandırmak gerekir” ifadelerini kullandı. Okuldan uzaklaşan çocukların suç ağlarına daha kolay sürüklendiğini belirten Çelik, bağımlılıkla mücadelede en önemli adımlardan birinin çocukları eğitim sistemi içinde tutulması olduğunu söyledi. Terapi gruplarında bağımlıların birbirlerinin iyileşme deneyimlerinden güç aldığını ifade eden Çelik, “Bu toplantılar kimi zaman insanların bir araya gelip yeniden madde kullandıkları yerler gibi değerlendiriliyor. Oysa tam tersine, insanlar burada birbirlerine tutunuyor, deneyimlerini paylaşıyor ve iyileşme motivasyonu kazanıyor” şeklinde konuştu.

5 yaşına kadar inmiş

Bazı kişilerin bir ya da iki yıl madde kullanmamasına rağmen yeniden bağımlılık geliştirebildiğini belirten Çelik, “Bir ay ya da yirmi bir günlük tedaviyle bu hastalık bitmiyor. İyileşme ömür boyu devam eden bir süreçtir ve kişinin yaşamı boyunca kendisine dikkat etmesi gerekir” dedi. Bağımlılığın başlangıç yaşına ilişkin kamuoyunda yanlış bir algı bulunduğunu ifade eden Çelik, “Beş yaşından beri madde kullandığını söyleyen hastalarımız oldu. Hatta bağımlılığı nedeniyle öz bakımını dahi yapamayan çocuklar tedavi ettik. Alkol ve madde bağımlısı ebeveynlerin çocukları bağımlı halde dünyaya gelebiliyor. Bu nedenle yalnızca ‘üç yaşında başladı’, ‘beş yaşında başladı’ gibi ifadeler üzerinden tartışma yürütmek yerine bağımlılığı bütün yönleriyle ele almak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri