YENİGÜN HABER – Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Aralık Mahallesi’nde, mülkiyeti Hazine’ye ait olan ve mera vasfı taşıyan arazilerin gerçeğe aykırı belgelerle şahıslar adına tescil edildiği ve ardından üçüncü kişilere satılarak büyük ölçekli kamu zararı oluşturulduğu iddia edildi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, aralarında tapu müdürlerinin de bulunduğu 10 kamu görevlisi hakkında dava açılmasına neden olan iddiaları Meclis gündemine taşıdı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na bir soru önergesi veren Eren, kamu arazilerinin belirli çevrelerin çıkarına tahsis edilmesinin hem yerel ekonomiyi hem de hukukun güvenilirliğini sarstığını ifade etti.
"Kırsal yaşam ve tarımsal üretim doğrudan tehdit altında"
Soru önergesinin gerekçe kısmında, kamuya ait hazine ve mera arazilerinin usulsüz devirlerinin sıradan bir mülkiyet ihlali olmadığına dikkat çekildi. Ortak mülkiyet alanlarının daraltılmasının kırsal yaşamı doğrudan vurduğunu belirten Serhat Eren, şu değerlendirmede bulundu:
"Bu tür hukuka aykırı uygulamalar sadece kamu zararına yol açmakla kalmıyor; kırsal yaşamı, tarımsal üretimi, hayvancılık faaliyetlerini ve yurttaşların ortak kullanım hakkını da doğrudan tehdit ediyor. Mera alanlarının usulsüzce el değiştirmesi, kamu yararı ilkesini zedelemektedir."
Basına yansıyan bilgilere göre, söz konusu işlemlerin yalnızca tek bir taşınmazla sınırlı kalmadığı yönünde ciddi şüpheler olduğunu dile getiren Eren, farklı dönemlerde gerçekleştirilen tescil, devir ve satışların "sistematik bir usulsüzlük şebekesine" işaret edebileceğini savundu.
Dijital dönemde denetim zafiyeti soru işaretleri yaratıyor
Önergede, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün işlemlerinin büyük ölçüde dijital ortama taşındığı ve merkezi sistemler üzerinden anlık takip yapılabildiği bir dönemde bu büyüklükte bir devrin nasıl gözden kaçtığı sorusu öne çıktı.
Eren, kamu görevlilerinin yetki alanındaki bu işlemlerin uzun süre fark edilmemesinin kurumsal denetim mekanizmalarındaki etkinlik sorununu açığa çıkardığını belirterek, "Kamu arazilerinin belirli çevrelerin rant alanına dönüştürülmesi, kamunun ortak varlıklarını koruma yükümlülüğünün ne ölçüde yerine getirildiğini sorgulatmaktadır" ifadelerini kullandı.
Bakan Murat Kurum'a 10 kritik soru
Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, iddiaların şeffaflıkla aydınlatılması amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un şu soruları yanıtlamasını istedi:
- İdari İnceleme: Bismil ilçesi Aralık Mahallesi'ndeki usulsüz tescil iddialarına yönelik Bakanlık tarafından başlatılmış bir idari inceleme veya soruşturma var mıdır?
- Yaptırımlar: Hakkında adli dava açılan kamu görevlilerinin unvanları nedir ve bu kişiler hakkında görevden uzaklaştırma gibi idari tedbirler uygulanmış mıdır?
- Kamu Zararı: Usulsüz işlemler sebebiyle Hazine'nin uğradığı toplam kamu zararı, taşınmazların yüzölçümü ve güncel piyasa değeri ne kadardır?
- Geri Alım Süreci: Söz konusu arazilerin yeniden Hazine adına tescil edilmesi ve zararın tazmini için hangi yasal adımlar atılmaktadır?
- Geçmişe Dönük Denetim: Son 10 yıl içerisinde Diyarbakır genelinde hazine ve mera arazilerinin usulsüz devredildiğine ilişkin kaç olay tespit edilmiştir ve benzer usulsüzlüklerin önlenmesi için son 5 yılda ne tür yapısal tedbirler alınmıştır?
Konunun adli boyutunun yanı sıra Bakanlığın bünyesindeki müfettiş incelemelerinin sonuçları ve dijital sistemlerdeki güvenlik açıklarının giderilmesine yönelik çalışmaların ne aşamada olduğu, kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.