Diyarbakır'da özellikle Bağlar, Kayapınar ve Sur ilçelerinde esnafı, galericileri ve lüks bayileri hedef alan silahlı saldırıların arkasındaki sis perdesi aralandı. Kasım 2025'te düzenlenen geniş çaplı operasyonların ardından hazırlanan iddianamenin detaylarıyla ortaya koydu.
Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen 62 sanıklı davanın iddianamesinde, 22’si tutuklu bulunan sanıklara "örgüt yöneticiliği ve üyeliği, yağma, cebir, silahlı hürriyeti tahdit, nitelikli yaralama ve mala zarar verme" gibi çok sayıda ağır suçlama yöneltiliyor.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianamenin sonuç bölümünde çetenin toplumsal tehlikesine şu çarpıcı hukuki tespitle dikkat çekti:
"Ticari alacak-verecek meselelerini kendi yasa dışı usullerince çözmeyi amaçlayan, dini değerleri referans göstererek kendilerince adalet sağladığına inanan bir yapının varlığı nettir. Bu sanıklar, Anayasa ve kanunlarla temin edilen kamu düzenini hiçe sayarak, kendilerini adalet dağıtan ve sözde şer'i hükümlerle karar veren uygulayıcılar gibi lanse etmişlerdir. İnsanlar üzerinde korku ve bölgede panik havası yaratarak haksız kazanç sağlayan bu suç örgütünün, eylemlerine uyan en ağır cezalarla cezalandırılması kamu adına talep olunur."