Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, Meclis’e getirilen çerçeve yasa önerisine dair bir Tv kanalına değerlendirmelerde bulundu. Yaklaşık 50 yıldır devam eden çatışmalı sürecin sona ermesinin tarihi bir fırsat olduğunu belirten Kaya, silahsızlanmanın tek başına yeterli olmayacağını vurguladı. Taraflar arasında önemli bir güven zemini oluştuğunu ifade eden Kaya, geçmiş çözüm sürecinin en önemli eksikliklerinden birinin toplumsal mutabakatın yeterince sağlanamaması olduğunu dile getirerek, bu kez toplumun tüm kesimlerinin sürece sahip çıkması gerektiğini belirtti.
Silah bırakmanın tek başına kalıcı barışı sağlamayacağını vurgulayan Kaya, esas dönüşümün bundan sonra başlayacağını söyledi. Kaya, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu yasanın temelde tamamen bir güvenlik yasası olduğunu ama bunun tek başına yeterli olmadığını görüyoruz. Bugüne kadar Türkiye siyaseti bir yönüyle şiddetin gölgesinde şekillendi. Her seçim döneminde örgüt ve örgüt üyeleri siyasi propaganda malzemesi olarak kullanıldı. Silahsızlanma süreci tamamlandıktan sonra her şey bitmiyor. Aslında süreç tam da ondan sonra başlıyor."
AİHM ve AYM kararları da uygulamalı
Silahsızlanmanın ardından demokratikleşmeye yönelik adımların gecikmeden atılması gerektiğini belirten Kaya, güven artırıcı düzenlemelerin toplumsal desteği güçlendireceğini ifade etti. Kaya, "Demokratikleşmeden bahsediyorsak bununla ilgili bazı adımların da toplumsal desteğin oluşması açısından birlikte atılması gerekiyor. Bugün hâlâ bölgede kayyım uygulamaları var. Hem bu düzenlemeleri yapıp hem siyasetin alanını genişletip hem de kayyım uygulamalarını sürdürmek doğru olmaz. AİHM kararlarını da AYM kararlarını da uygulamak zorundayız" şeklinde konuştu.
"Elli yıllık çatışmalı süreç sona eriyor"
Konuşmasının sonunda sürecin yalnızca güvenlik boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kaya, bundan sonraki dönemin en önemli gündeminin barışın ekonomik getirisi, demokratikleşme ve bölgesel kalkınma olması gerektiğini ifade etti. Kaya, "Elli yıllık çatışmalı süreç sona eriyor. Ülkenin gündeminden çıkıyor. Hem siyasette hem de toplumsal yaşamda yeni bir dönem başlıyor. Bundan sonra bu süreci koruyacak dili kullanmalı, barışın ekonomik kazancını ve Türkiye'nin kaçırdığı fırsatları konuşmalıyız" diye kaydetti.