YENİGÜN HABER – Pandemi dalgası, ardından gelen deprem felaketi, yükselen faizler ve katlanan maliyetler, Türkiye’nin en genç nüfusa sahip kentlerinden Diyarbakır’da, binlerce gence ve kadına istihdam kapısı açan tekstil sektörü tarihinin en zorlu virajlarından birinden geçiyor.
Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde yönetim kurulu üyeleriyle birlikte bir basın toplantısı düzenleyen Diyarbakır Tekstil İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi (Tekstil OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Ayas, sektörün içinde bulunduğu derin darboğazı ve küresel pazarda karşılaştıkları baskıları kamuoyuyla paylaştı.
"Gençler gitmesin diye kurduk, 20 fabrika kapandı"
Yaklaşık 8 ay önce göreve gelen yeni yönetimin ardından OSB’deki mevcut durumu mercek altına aldıklarını belirten Başkan Sezai Ayas, şu an bölgede yaklaşık 100 fabrikanın faaliyet gösterdiğini aktardı. Kuruluş aşamasında 20 bin kişilik istihdam hedeflediklerini ancak mevcut ekonomik iklim nedeniyle bu rakamlara henüz ulaşamadıklarını itiraf eden Ayas, tablonun ciddiyetini şu sözlerle özetledi:
"Bu fabrikaları gençlerimiz başka şehirlere ya da yurtdışına gitmek zorunda kalmasın, kendi memleketlerinde iş bulsun diye kurduk. Ancak pandemiyle başlayan ve depremle devam eden süreçte tedarik zinciri bozuldu. Banka faizleri üreticiyi ciddi şekilde zorluyor. Son 1-2 yılda yaklaşık 20 fabrikanın kapandığını söyleyebiliriz."
Kapanan işletmelerin Diyarbakır’ı tamamen terk etmediğini, birçoğunun üretimi yavaşlatma veya personel azaltma yoluyla küçülmeye gittiğini belirten Ayas, özellikle kadın istihdamının korunması gerektiğinin altını çizdi: "Fabrikalarımızda çok sayıda kadın çalışıyor, ailesinin yükünü omuzluyor. Bu küçülme sosyal kalkınmayı da doğrudan vuruyor."
Mısır tehdidi ve hız avantajı
Türkiye tekstil sektörünün uluslararası arenada çok sert bir rekabetle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Ayas, yatırımların rotasını değiştiren en büyük küresel rakibin Mısır olduğunu belirtti. Mısır’ın oldukça düşük iş gücü maliyetleriyle yatırımcıları cezbettiğini söyleyen OSB Başkanı, Türkiye'nin ise hâlâ çok güçlü bir avantaja sahip olduğunu hatırlatarak, "Türkiye’nin ciddi bir tekstil hafızası var. Bugün Türkiye’de verilen bir siparişi 6-7 hafta içinde Avrupa'daki mağazalara ulaştırabiliyoruz. Mısır’da süreç ve kalite henüz bu seviyede değil."dedi.
Buna karşın, yurt içindeki lojistik maliyetlerinin kontrolsüz artışından yakınan Ayas, geçmişte birkaç bin liraya yapılan sevkiyatların bugün katlanarak üreticinin sırtında büyük bir yüke dönüştüğünü ifade etti.
Çözüm Önerisi: Yeni Teşvikler ve Çift Kur Sistemi
Diyarbakır’ın geçmişte uygulanan 6. Bölge teşvikleri sayesinde büyük bir yatırım atağı yakaladığını, ancak mevcut ekonomik şartlar karşısında bu teşviklerin hükmünü yitirdiğini savunan Sezai Ayas, hükümete şu çağrıda bulundu:
Pozitif ayrımcılık yapılmalı ve doğrudan üretimi destekleyecek yeni ve güncellenmiş teşvik modelleri devreye alınmalı.
İhracatçıya nefes aldıracak, kur baskısını hafifletecek çift kur sistemi benzeri düzenlemeler sektöre can suyu olabilir.
Kentte sanayi kültürünün geç gelişmesi nedeniyle nitelikli iş gücü eksikliği yaşanıyor. Sıfırdan bir personeli yetiştirmenin 6 ay ile 1 yıl sürüyor, bu maliyetin de üreticiye desteklenmesi gerekiyor.
Kriz aşılırsa istihdam 40 bine çıkabilir
Tüm bu karamsar tabloya rağmen Diyarbakır tekstilinin altyapı ve vizyon olarak geleceğe hazır olduğunu ifade eden Ayas, hedeflerinin büyük olduğunu söyledi. OSB’deki modern tesislerin güneş enerjisi kullanan, çevre dostu ve Avrupa standartlarında üretim yapan yerler olduğunu belirten Ayas, doğrudan İngiltere ve İspanya pazarındaki dev markalara ihracat yaptıklarını ekledi.
İkinci etap altyapı çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte Tekstil OSB'nin potansiyelinin iki katına çıkabileceğini müjdeleyen Ayas, sözlerini şöyle noktaladı: "İlk etapta hedefimiz 20 bindi. İkinci etap da biterse sadece Tekstil OSB’de 40 bin kişilik istihdam potansiyeli oluşabilir. Tekstil, her ülkenin sessiz ama güçlü lokomotifidir; hak ettiği değeri daha fazla görmesi gerekiyor."