Diyarbakır Lice’den Avrupa’ya uzanan hesaplaşma: Baybaşinler ile Daltonlar neden karşı karşıya?

Diyarbakır’ın Lice ilçesiyle bağlantılı Baybaşin ailesinin adı, Avrupa’da yaşanan cinayetler ve silahlı saldırılarla yeniden gündemde. Hüseyin Baybaşin’in yeğeni Çağdaş Baybaşin’in Almanya’da ağır yaralandığı saldırının ardından, İspanya’daki bir cinayet ve Daltonlar suç yapılanmasıyla bağlantılı olduğu öne sürülen bir dizi gelişme tartışılıyor.İddialar, Avrupa’daki organize suç ağları arasındaki güç mücadelesine işaret ederken, Diyarbakır’dan Avrupa’ya uzanan çatışmanın son durumu ne?

Diyarbakır’ın Lice ilçesi, Baybaşin ailesinin geçmişi nedeniyle Avrupa’daki organize suç haberlerinde zaman zaman gündeme geliyor. Ailenin tanınan isimlerinden Hüseyin Baybaşin, Hollanda’da aldığı müebbet hapis cezasıyla biliniyor. Aileyle bağlantılı isimler ise yıllar içinde İngiltere, Almanya, Hollanda ve İspanya’da yayımlanan çeşitli adli olay haberlerinde yer aldı.

Ancak bir ailenin memleketiyle suç iddiaları arasında doğrudan bir bağ kurmak doğru değil. Buradaki Diyarbakır bağlantısı, olayların coğrafi ve toplumsal arka planını anlamak açısından önem taşıyor.

Son dönemde gündeme gelen silahlı saldırılar ise Baybaşin ailesiyle ilişkilendirilen kişiler ile Avrupa’daki farklı suç yapılanmaları arasında bir hesaplaşma yaşandığı iddialarını yeniden gündeme getirdi.

Barselona’da öldürülen Tekin Kartal

Zincirin önemli halkalarından biri, 4 Mayıs 2024’te İspanya’nın Barselona kentinde öldürülen İlmettin Aytekin’di. Tekin Kartal adıyla tanınan Aytekin, Avrupa’daki uyuşturucu ticaretiyle bağlantılı olduğu belirtilen bir isimdi.

Aktarılan iddialara göre cinayet, 600 kilogramlık kokain sevkiyatının kaybolmasıyla ilgili anlaşmazlığın ardından işlendi. Aytekin’in Abdullah Baybaşin ile bir restoranda görüştükten sonra sokakta öldürüldüğü öne sürüldü.

Bu olayın Baybaşin ailesiyle bağlantılı sonraki saldırıların başlangıcı olduğu ileri sürülse de cinayetler arasındaki ilişkinin kapsamı, soruşturma bulguları ve mahkeme kayıtları üzerinden değerlendirilmelidir.

Torrevieja’da Daltonlar yöneticisine saldırı

3 Ağustos 2025’te İspanya’nın Torrevieja kentinde Caner Koçer silahlı saldırıda öldürüldü. Daltonlar suç yapılanmasının yöneticilerinden olduğu belirtilen Koçer, bir kafenin terasında oturduğu sırada iki maskeli saldırganın hedefi oldu.

İspanyol basınında yer alan haberlerde olayla ilgili şüphelilerin gözaltına alındığı ve rakip suç grupları arasındaki olası bağlantıların araştırıldığı bildirildi.

Koçer cinayetinin ardından Çağdaş Baybaşin’in sosyal medya hesabından yaptığı öne sürülen bir “öpücük” paylaşımı da tartışmaların parçası oldu. Bu paylaşımın karşı tarafa yönelik bir meydan okuma olarak yorumlandığı ve gerilimi tırmandırdığı iddia ediliyor.

Ancak paylaşımın saldırı kararında belirleyici olduğu yönündeki iddia, tek başına sosyal medya yorumlarıyla kanıtlanmış sayılamaz.

Düsseldorf’ta yedi kurşun iddiası

31 Aralık 2025’te Almanya’nın Düsseldorf kentinde, Hüseyin Baybaşin’in serbest bırakılmasını talep eden bir gösterinin ardından Çağdaş Baybaşin silahlı saldırıya uğradı.

Dönemin ilk haberlerinde, saldırganların Baybaşin’e 10 el ateş ettiği ve kurşunlardan dördünün isabet ettiği bildirildi. Daha sonraki haberlerde ise yedi kurşunla ağır yaralandığı bilgisi yer aldı.

Bu nedenle saldırıda isabet eden kurşun sayısı konusunda farklı haberlerdeki bilgilerin birbirinden ayrılması gerekiyor.

Saldırının, İspanya’da yaşanan cinayetlerle bağlantılı bir intikam planının parçası olduğu iddiası ise olayın en dikkat çekici boyutlarından biri.

Daltonlar ve diğer yapılanmalar aynı ittifakta mı buluştu?

14 Ekim 2026 tarihli bir haberde, Çağdaş Baybaşin’e yönelik saldırının arkasında Daltonlar, Tolhildanlar ve Gündoğmuşlar olarak anılan suç yapılanmalarından isimlerin bulunduğu öne sürüldü.

Haberde Daltonlar lideri Beratcan Gökdemir, “Siirtli Naci” lakaplı Naci Yılmaz ve Uğurcan Gündoğmuş’un ortak hareket ettiği iddia edildi. Saldırıyı gerçekleştirdiği öne sürülen kişiler ile “TNT Süleyman” lakaplı olduğu belirtilen bir isim de haberin iddiaları arasında yer aldı.

Aynı haberde, saldırıyla bağlantılı olduğu belirtilen bir şüphelinin mahkemede eylemin İspanya’daki cinayetin intikamı olduğunu söylediği aktarıldı. Bu iddianın mahkeme tutanaklarıyla doğrulanması, olaylar arasındaki bağlantının anlaşılması açısından kritik önem taşıyor.

Diyarbakır açısından neden önemli?

Baybaşin ailesinin Lice kökeni, Avrupa’da yaşanan bu olayları Diyarbakır açısından da haber değeri taşıyan bir başlığa dönüştürüyor. Ancak asıl mesele, bir ailenin kökeninden çok, uluslararası suç ağlarının nasıl işlediği ve farklı ülkelerdeki şiddet olaylarının birbirine bağlanıp bağlanmadığı.

Uyuşturucu sevkiyatları, yasa dışı bahis ve diğer yasa dışı gelir kaynakları üzerinden yürütüldüğü öne sürülen rekabet, yerel sınırları aşan bir suç ekonomisine işaret ediyor. İspanya’daki cinayetler ve Almanya’daki saldırı arasında kanıtlanmış bir bağlantı bulunması halinde, dosya yalnızca tek tek saldırıların değil, uluslararası organize suç ağlarının ilişkilerinin de incelenmesini gerektirecek.

Diyarbakır’dan Avrupa’ya uzanan bu dosyada yanıt bekleyen temel soru şu: Çağdaş Baybaşin’e yönelik saldırı, Caner Koçer cinayetinin ardından gelişen bir intikam eylemi miydi, yoksa farklı suç gruplarının daha geniş bir çıkar çatışmasının parçası mıydı? Bu sorunun yanıtı, iddialardan çok adli delillerle ortaya çıkacak.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri