Bucak’tan GES Projesine tepki: Burası herkesin toprağı, suyu ve ortak malıdır

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, Sur ilçesinde kurulması planlanan Güneş Enerji Santrali (GES) projesine karşı başlatılan eyleme katılarak köylülere destek verdi. Hukuki süreçler tamamlanmadan iş makinelerinin sahaya sokulmasına tepki gösteren Bucak; halkın yaşam alanlarını, geçim kaynaklarını ve bölgedeki tarihi mirası korumak için mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi (DBB) Eşbaşkanı Serra Bucak, Sur ilçesine bağlı Kervanpınar (Arzoxlî) Mahallesi’nde yapılması planlanan GES projesine karşı direnen yurttaşlarla bir araya geldi. Kervanpınar Köyü Koruma Platformu öncülüğünde düzenlenen yürüyüşe DBB Meclis üyeleri, ekoloji ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra mahalle sakini kadınlar, gençler ve çocuklar katıldı.

Sarılar Caddesi’nden santralin kurulmak istendiği alana kadar gerçekleştirilen kitlesel yürüyüşte, "Antik Ğırap Şehri ve köyümüz sermayeye kurban edilmesin" yazılı pankart taşınarak doğa tahribatına tepki gösterildi.

Kadınlar: Geleceğimiz ve toprağımız söz konusu

Yürüyüş sonrası yapılan açıklamada söz alan mahalleli kadınlar, projenin yaşam alanlarına ve hayvancılığa büyük zarar vereceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Biz bu projeyi burada istemiyoruz. Yaşam alanımıza, hayvanlarımıza ve toprağımıza zarar veriyor. Şirketin varlığını kabul etmiyoruz. Geleceğimiz ve toprağımız söz konusu; birlikte mücadele ederek geleceğimizi kurtaracağız."

Bucak: Hukuki süreçler ve ÇED raporları tamamlanmadı

Hukuki süreç ve ÇED raporlarına ilişkin belirsizliklere dikkat çeken Eşbaşkan Serra Bucak, yargı kararları beklenmeden sahaya girilmesini eleştirdi. Bucak, konuşmasında şunları kaydetti:

"Arzoxlî köyünde halkımız günlerdir, hatta aylardır direniyor. Ne yazık ki bu ülkede henüz hukuki süreçler, ÇED raporları ve bilirkişi incelemeleri tamamlanmadan şirketler araç ve ekipmanlarıyla, kolluk kuvvetleri eşliğinde buraya geliyor."

Panel kurulmak istenen alanın yerleşim yerlerine çok yakın ve köylünün temel geçim kaynağı olan mera alanı olduğunu vurgulayan Bucak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ekoloji meclislerinin ve baroların sunduğu raporlara, idari mahkemedeki sürecin devam etmesine rağmen şirketler baskıyla buraya girmeye çalışıyor. Adeta talandan mal kaçırıyorlar. Burası herkesin toprağı, suyu ve ortak malıdır. Ankara’da kopyala-yapıştır ÇED raporlarına imza atanlar, buradaki köylünün çektiği eziyeti görmüyor."

"İkinci bir göç dalgasına izin vermeyeceğiz"

Bölgede 1990’lı yıllardan bu yana yaşanan göçlere atıfta bulunan Bucak, projenin ekolojik kırım yoluyla insanları ikinci kez yerinden etme riski taşıdığını ifade etti. Yerel yönetimler ve kent dinamikleri olarak bilime ve doğaya aykırı her projenin karşısında duracaklarını vurguladı.

Arkeolojik Sit Alanı için acil çağrı

Proje sahasındaki tarihi mirasa dikkat çeken Bucak ve mahalle sakinleri, bilirkişi raporlarında bölgenin arkasında arkeolojik sit alanı bulunduğuna dair uyarılar yer aldığını belirtti.

Şirkete ait kepçelerin bölgede kazı çalışması yaparak tarihi dokuya zarar verdiğini ifade eden yurttaşlar, alanın tahrip edilmesini "tarih katliamı" olarak nitelendirdi. Bucak, Kültür Varlıkları Koruma Kurulu, üniversitelerin bilim kurulları ve arkeologları alanda acilen inceleme yapmaya çağırdı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri