‘Avukatlar demokrasinin en temel güvencesidir’

5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle adliye önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında konuşan Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren, avukatların her türlü...
5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle adliye önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında konuşan Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren, avukatların her türlü baskı ve endişeden bağımsız olarak mesleğini özgürce icra edemediği bir atmosferde adil yargılama hakkından söz edilemeyeceğine dikkat çekti. Avukatların tarih boyunca hukukun gelişimine paralel olarak daima barışın, özgürlüğün, eşitliğin ve adaletin savunucuları olduğunu vurgulayan Eren,  “Bu sebeple avukatlar hak arama özgürlüğünün,  savunma hakkının, hukuk devletinin ve demokrasinin de en temel güvencesidir” dedi

Ahmet Baran / YENİGÜN HABER - Diyarbakır Barosu, 5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle Diyarbakır Adliyesi önünde basın açıklaması.  Burada konuşan Baro Başkanı Nahit Eren, avukatların yaşadığı sorunlara dikkat çekti.  Her yıl 5 Nisan Avukatlar Günü vesilesiyle avukatların yaşadıkları sorunların yanı sıra, yargı ve toplum gündemindeki sorunlara yönelik görüş ve çözüm önerilerini bir hukuk örgütü olmanın sorumluluğuyla kamuoyuyla paylaştıklarını kaydeden  Eren şunları söyledi;

‘Tahir Elçi suikastı alelade bir cinayet gibi görülüyor’

“Bu yıl da Avukatlar Gününe, hak arama özgürlüğü ve savunma hakkının teminatı olan Avukatlara yönelik baskı ve soruşturma tehditlerinin devam ettiği, avukatlık mesleği ile yargının sorunlarının bütün ağırlığıyla yerinde durduğu; toplumsal, siyasal ve ekonomik krizlerin yaşandığı bir ortamda giriyoruz. Maalesef bu yıl da Avukatlar Gününü, Baro Başkanımız Tahir Elçi suikastının aydınlatılmamış ve faillerinin cezalandırılmamış olmasının burukluğu ve öfkesiyle karşılıyoruz. Her ne kadar hukuki açıdan sorunlu ve yetersiz bir iddianame ile kamu davası açılarak yargılamaya başlanmış ise de faillerin tespitine yönelik soruşturma aşamasındaki isteksizliğin kovuşturma aşamasında da devam ettiğini görmekteyiz. Mahkeme Heyeti, yargılamanın başladığı ilk celseden itibaren uygulama ve kararlarıyla bu siyasi suikastı alelade bir cinayet gibi görmek ve göstermek istemiştir. Özellikle de soruşturma aşamasında bizzat yargı eliyle yaşanan ve alenileşen hukuksuzluklar mahkemece görmezden gelinmiş, suikastın bütün yönleri ile aydınlatılmasını sağlayacak ara kararları kurmaktan da ısrarla kaçınılmıştır. Bütün bu olumsuzluklara rağmen Diyarbakır Barosu her bir üyesiyle, ilk günden itibaren bu suikastın bütün yönleriyle aydınlatılması ve faillerin cezalandırılması için verdiği mücadeleye büyük bir kararlılıkla devam edecektir. Bu vesileyle suikast sonucu yitirdiğimiz Ebedi Başkanımız Tahir Elçi’yi ve vakitsiz bir şekilde aramızdan ayrılan meslektaşlarımızı bir kez daha saygı ve özlemle anıyoruz.”

‘Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı…’

Ülkede yaşanan gelişmelerin sadece hukuk alanında değil toplumsal yaşamın tamamında yeni ve ciddi sorun alanları yarattığını savunan Eren,  “Bir meslek örgütü olarak 5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle bugün sadece savunma makamını temsil eden avukatların yanı sıra yargı sisteminin yaşadığı sorunları ve bu sorunların çözümüne ilişkin önerilerimizi sizlerle paylaşmak isterdik. Ancak son yıllarda ülkemizde yaşanan gelişmeler sadece hukuk alanında değil toplumsal yaşamın tamamında yeni ve ciddi sorun alanları yaratmıştır.  Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının sağlanamaması, gerek ulusal gerekse uluslararası yargı makamlarının vermiş olduğu kararların icra edilmemesiyle hukuk devleti ve hukuk güvenliği ilkelerine ciddi zararlar verilmiştir. Toplumsal muhalefetin, hak temelli sivil toplum ve meslek örgütlerinin ses ve faaliyetlerinin en alt seviyeye düşürüldüğü; ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile kişi güvenliği hakkının hiçe sayıldığı; toplumsal ayrışma ve kutuplaşmanın derinleştiği bu atmosferde avukatlık faaliyetlerinin yürütülmesinin de ne denli zorlaştığının farkındayız” dedi.

Kürt meselesi

Çatışmaların Kürt meselesinin çözümüne bir katkısı olmayacağının altını çizen Baro Başkanı Nahit Eren şunları kaydetti;

“Diyarbakır Barosu olarak her fırsatta dile getirdiğimiz üzere; demokrasi ve sivil siyasete yönelik her türlü müdahale veya müdahale girişimine karşı durmakla birlikte benzer girişimlerin bir daha yaşanmaması için demokratik sistemin güçlendirilmesinin gerekliliğine vurgu yapmaktayız. Ancak yaşanan bu gelişmelere rağmen demokratik sistemin güçlendirilmesi bir tarafa demokratik sistemlerde kabulü mümkün olmayan kayyım atamaları, milletvekili tutuklamaları siyasi partilere yönelik kapatma davaları gibi uygulamalarda ısrar edilmektedir. Bir kez daha belirtmek isteriz ki geçmişte denenmiş bu ve benzeri uygulamaların, sorunların çözümden ziyade toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmekten ve demokrasiye zarar vermekten başka bir etkisi bulunmamaktadır.  2015 yılında yeniden başlayan çatışmalı süreç ile birlikte Kürt Meselesi yeniden şiddet sarmalına itilmiş, meseleye yeniden güvenlikçi politikalarla yaklaşılmaya başlanmıştır. Diyarbakır Barosu olarak belirtmek isteriz ki; siyaset kanallarının kapatılmasının ve salt güvenlik eksenli politikaların son 40 yılı çatışmalarla geçmiş, on binlerce insanımızın ölümüne sebebiyet vermiş Kürt Meselesinin çözümüne bir katkısı olmayacaktır. Bu temelde tüm sorunların çözümü için demokratik ve toplumun tüm kesimlerinin iradesini barındıran bir toplumsal sözleşme olarak; yeni, demokratik, çoğulcu ve herkesi farklılıkları ile kabul eden bir anayasaya ihtiyaç olduğu da gün gibi ortadır.”

‘Avukatlar demokrasinin en temel güvencesidir’

Avukatların tarih boyunca hukukun gelişimine paralel olarak daima barışın, özgürlüğün, eşitliğin ve adaletin savunucuları olduğunu vurgulayan Eren, “Bu sebeple avukatlar hak arama özgürlüğünün,  savunma hakkının, hukuk devletinin ve demokrasinin de en temel güvencesidir.  Bireylerin yargı organları önünde kendilerini savunma ve haklarının teminat altına alınması için rahatlıkla avukata ulaşamadığı, avukatın her türlü baskı ve endişeden bağımsız olarak mesleğini özgürce icra edemediği bir atmosferde adil yargılama hakkından söz edilemez. Her zaman ifade ettiğimiz üzere, hak arama özgürlüğünün önünde engel oluşturan mesleki sorunlarımız da bütün ağırlığıyla sürmektedir. Adli ve idari makamların avukatlara yönelik olumsuz tutum ve davranışların önüne geçilmesi, avukatlara yönelik artan fiziki saldırıların engellenmesi ve özelliklede mesleğe yeni başlayan avukatların yaşadığı ekonomik sorunların giderimi için acil çözümler geliştirilmelidir. Savunma hakkının vazgeçilmez bir hak olarak görüldüğü ve uygulandığı; mesleğimizin onur ve saygınlığının korunduğu; adil, demokratik ve özgür bir geleceği beraber yaşayacağımız yarınlar temennisiyle 5 Nisan Avukatlar Gününüzü kutlarız” ifadelerini kullandı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri