15 Temmuz Darbe Girişiminde Diyarbakır’dan kalkan F-16’ların izi: O gece neler yaşandı?

15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçerken, o karanlık gecenin seyrini belirleyen en kritik askeri hareketliliklerden biri Diyarbakır’da bulunan 8. Ana Jet Üssü'nde yaşandı. Soruşturma dosyalarına ve mahkeme iddianamelerine yansıyan detaylar, o gece Diyarbakır'dan kaçırılan F-16 savaş uçaklarının Ankara ve İstanbul semalarındaki rollerini ve askeri üste yaşanan komuta krizini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Darbe girişimi sırasında kilit bir üs haline gelen Diyarbakır 8. Ana Jet Üssü’nde 15 Temmuz gecesi saat saat neler yaşandı, havalanan uçaklar hangi görevlerde kullanıldı?

Saat 22.28: Altı F-16'nın 'kaçak' kalkışı

Darbe girişiminin ilk saatlerinde, henüz Ankara ve İstanbul’da olayların tam olarak ne olduğu anlaşılamamışken, Diyarbakır 8. Ana Jet Üssü’nde olağanüstü bir hareketlilik başladı. 15 Temmuz gecesi saat 22.28 sularında, mühimmat yüklü 6 adet F-16 savaş uçağı, kuleden gelen "uçuş yapmama" ve yerde kalma talimatlarına rağmen pist başı yaptı.

İddianamelere yansıyan bilgilere göre uçaklar, uçuş güvenliğini tehlikeye atacak kadar dar aralıklarla ve seri bir şekilde ardı ardına havalandı.

"Terörle mücadele" bahanesi

Darbe davasında yargılanan pilotlar, savunmalarında kendilerine "terörle mücadele harekatı" (TMH) görevi verildiğini ve bu emir doğrultusunda kalkış yaptıklarını iddia ettiler. Ancak mühimmatlı uçakların rotası güney sınırları yerine doğrudan Ankara'ya çevrilmişti.

Kaçırılan uçaklar Ankara ve İstanbul semalarında ne yaptı?

Diyarbakır’dan havalanan korsan F-16'lar, darbecilerin yönetim merkezi olarak kullandığı Ankara’daki Akıncı Üssü'ne yönlendirildi.

Uçaklar başkente ulaştıktan sonra binaların çok yakınından geçerek ses hızını aşan alçak uçuşlar gerçekleştirdi. Bu uçuşlar, şehirde patlama etkisi yaratarak halk üzerinde psikolojik baskı kurmayı amaçlıyordu.

Gasp edilen bu uçaklar, ilerleyen saatlerde TBMM binasının ve Gölbaşı'ndaki Polis Özel Harekat Merkezi'nin bombalanması eylemlerinde lojistik ve operasyonel destek olarak kullanıldı.

Pilotlardan Yüzbaşı Erdem Erdoğan gibi bazı isimler, gece saat 02.10’da mühimmat yüklü F-16’larla Akıncı Üssü'nden tekrar kalkış yaparak İstanbul semalarına gönderildi ve benzer şekilde megakent üzerinde halkı panikleten dalışlar gerçekleştirdi.

Semih Terzi’nin uçağı ve üsteki komuta direnci

Diyarbakır'da o gece sadece jet hareketliliği yaşanmadı. Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı ele geçirmek üzere Ankara'ya gitmeye çalışan darbeci Tuğgeneral Semih Terzi ve beraberindeki timi taşıyan askeri nakliye uçağı da izinsiz şekilde Diyarbakır Üssü'nden havalandı. (Terzi, Ankara’ya ulaştığında Astsubay Ömer Halisdemir tarafından vurularak etkisiz hale getirilecekti).

Bu esnada üste darbe karşıtı subaylar ile cuntacılar arasında da bir irade savaşı yürütülüyordu:

Dönemin 8. Ana Jet Üssü Harekat Şube Müdürü Kurmay Albay Özkan Edip Akgülay, havalimanını uçuşa kapatarak ek uçakların kalkmasını ve darbecilerin takviye askeri birlikleri Ankara'ya nakletmesini engellemeye çalıştı.

Efkan Ala’nın uçağına müdahale girişimi

Darbecilerin, dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın uçağını havada zorla Malatya’ya indirme yönündeki talimatları Diyarbakır'daki darbe karşıtı subaylar tarafından geri çevrildi.

Karşı uçuşlar ve tutuklamalar

Darbe girişiminin bastırılmaya başlandığı 16 Temmuz sabahında ise roller değişti. Bu kez hükümetin ve Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi'nin (BHHM) talimatıyla, darbe karşıtı operasyonlarda kullanılmak üzere Diyarbakır’dan uçaklar kaldırıldı. Diyarbakır'dan kalkan uçaklar, darbecilerin kontrolündeki Akıncı Üssü pistini bombalayarak darbeci uçakların tekrar kalkış yapmasını engellemek üzere görevlendirildi.

Darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Diyarbakır'da çok geniş çaplı bir hukuki süreç işletildi. Aralarında; 2. Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli, 8. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Deniz Kartepe ile çok sayıda kurmay albay ve F-16'ları kaçıran pilotlar gözaltına alınarak tutuklandı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameler doğrultusunda açılan davalarda, uçakları gasp eden ve bombalama eylemlerine katılan sanıklara ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları verildi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri