DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
ALTIN 449,83
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 17°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
17°C
Az Bulutlu
Pts 14°C
Sal 13°C
Çar 14°C
Per 15°C

“Çocuklarımız gelene kadar eylemden vazgeçmeyeceğiz”

“Çocuklarımız gelene kadar eylemden vazgeçmeyeceğiz”
02.10.2019
A+
A-

Çocuklarının dağa kaçırıldığı iddiasıyla HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde oturma eylemi yapan ailelerin sayısı 30’ncu gününde 50’ye yükseldi. Aileler, çocukları gelene kadar eylemlerine kararlılıkla devam edeceklerini vurguluyor

DİYARBAKIR – Çocuklarının dağa kaçırıldığı iddiasıyla HDP il binası önünde oturma eylemi başlatan ailelerin sayısı 30’uncu günde 50’ye yükseldi. 1 yıl önce lise 1. sınıf öğrencisi olan oğlu Abdulkadir’in terör örgütü üyeleri tarafından dağa kaçırıldığını belirten anne Melike Akdoğan, ailelerle bir araya gelip oturma eylemine başladı. Anne Melike Akdoğan, “Oğlum Abdulkadir 1 yıl önce terör örgütü üyeleri tarafından kaçırıldı. 3 gün sonra 1 yılı dolacak ve bir yıldır kendisini arıyoruz ama ulaşamıyoruz. Oğlum sesimiz duyuyor ve beni görüyorsan gel seni çok özledik. Neredeyse kimin elindeyse onu bıraksınlar” diyerek gözyaşlarına hakim olmadı. Anne Melike Akdoğan gazetecilere açıklama yaptıktan sonra, HDP il binası önündeki eyleme katıldı.

“Oğlum getirilene kadar eylemi sürdüreceğim”
Diyarbakır’da oturan inşaat işçisi Celil Begdaş ile eşi Hediye Begdaş, Ramazan ayının ilk günü olan 5 Mayıs’ta ortadan kaybolan oğulları Yusuf’un (16) HDP’liler aracılığıyla düğün aracı olarak süslenen minibüsle dağa kaçırıldığını iddia etti. 30 günden bu yana HDP il binası önünde oturma eylemi yapan Celil Begdaş, oğlu için 30 gün değil 230 gün daha oturmaya razı olduğunu belirterek, oğlu getirilinceye kadar eylemi sürdüreceğini dile getirdi.

“Oğlumun sesini duysam bana yeter”
5 aydan bu yana oğlu Yusuf’tan bir haber alamadığını belirten baba Celil Begdaş, “Bugüne kadar hiçbir haber alamadım. Hiç kimse beni oğlum için aramadı. Burada bulunan aileler haber almış ise bilemiyorum fakat, bir telefon yada oğlumun sesini duysaydım bana yeterliydi. TBMM’de tatil bitti açıldı. Siyasilerden de çözüm noktasında bir duyarlılık bekliyoruz” dedi.

“Oğlumun serbest bırakılacağına inanıyorum”
Gaziantep’te oturan Şevket- Songül Altıntaş çifti, vatani görevi için usta birliğine giderken 2 Ekim 2015’te Tunceli’nin Pülümür ilçesinde teröristlerce kaçırılan oğulları Müslüm (24) için 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı. Baba Şevket Altıntaş, oğlunun 2 Ekim 2015’te kaçırıldığını belirterek, “Oğlum Müslüm 2 Ekim 2015 yılında kaçırılmıştı. Oğlumun kaçırılmasından bugüne 5 yıl geçti ve bugün onun kaçırılışının yıl dönümüdür. Bugüne kadar birçok ümidimiz olmuştu ama buraya gelip oturduktan sonra bu umudumuz daha da çok katlandı. Bundan sonra diyorum ki; bütün umutlarım ayrı, bu umutlarım ayrı. Bir çözüm bulunacağına ilişkin umudum olduğunu düşünüyorum. Sevincim umudum şuanda çok daha fazla, özellikle medya mensupları bizlerin sesini dünyaya iletiyor. Bütün dünya bizi izliyor ve görüyor. Bütün dünyanın gözü önünde bu kadar zulüm çok fazla uzun sürmez. İnşallah Allah’ın izniyle bu son senem olur. Oğlumun serbest bırakılacağına inanıyorum. Önümüzdeki 2 Ekim 2020’de bugünü anarız ve yarabbi şükür der, secdeye kapanırız” diye konuştu. (Haber Merkezi)

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."