DOLAR 8,0694
EURO 9,6708
ALTIN 452,85
BIST 1.409
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 22°C
Parçalı Bulutlu
Diyarbakır
22°C
Parçalı Bulutlu
Cum 25°C
Cts 28°C
Paz 28°C
Pts 30°C

Ailelerin buruk Anneler Günü

Ailelerin buruk Anneler Günü
09.05.2020
A+
A-

Diyarbakır’da çocukları dağa kaçırıldıkları için HDP il başkanlığı önünde nöbet tutan anneler buruk bir ‘Anneler Günü’ yaşıyor. Evlat nöbetindeki anneler günlerini buruk geçirirken, anneler kendilerine verilecek en büyük hediyenin çocuklarına kavuşmak olduğunu belirtti


DİYARBAKIR YENİGÜN –
Çocukları PKK tarafından kaçırıldığı iddiası ile Diyarbakır’da 250 gündür HDP il binası önünde oturma eylemi yapan ailelerin nöbeti devam ediyor. Hafta sonu kısıtlamasından dolayı eylemlerine 2 gün ara veren anneler buruk bir anneler gününe giriyor. Evlat özlemiyle anneler gününü unuttuklarını aktaran anneler, günlerini yaşamak için evlatlarını istiyor.
Adana’nın Seyhan ilçesinden 5 yıl önce 15 yaşında dağa kaçırılan oğlu Engin için gelen anne Kamile Küçükdağ anneler gününün hiç iyi geçmediğini aktararak “Anneler Günü bizim evladımız yok yanımızda, hiç iyi geçmiyor, ne anneler günü nede bayramımız var. Çocuklarımız gelince o zaman anneler günümüz olur mutlu oluruz. En büyük hediye çocuklarımızdır bize. Mutlu, huzurlu değiliz. Bayramlar bize zehir, zindan anneler günümüz yok” dedi.
Hakkari’nin Yüksekova ilçesinden 6 yıl önce 14 yaşında dağa kaçırılan oğlu Hamza için eyleme katılan anne Zümrüt Salim, mutlu olmadıklarını her gün ağladıklarını kaydetti. Salim, “Anneler Günü fakat bizim için anneler günü yok, ne zaman çocuklarımız gelirse o zaman anneler günü vardır, mutlu değiliz hep ağlıyoruz çocuklarımız için. HDP’ye sesleniyorum çocuklarımızı nasıl götürdüyse öylede geri getirsinler” diye konuştu.

“Ne Anneler Günü ne bayramımız var”
7 yıl önce 17 yaşında iken kandırılarak dağa kaçırılan kızı Ceylan için oturma eylemini sürdürün Türkan Mutlu, ise Anneler Gününü unuttuklarını vurguladı. Mutlu, “Biz anneler gününü bilmiyoruz, anneler gününü unutmuşum. Ne bayram var ne anneler günü, kızım Şeyma beni görüyor ve duyuyorsan çık gel kaç ay oldu seni bekliyorum” şeklinde konuştu.
Van’dan 5 yıl önce 15 yaşında dağa kaçırılan oğlu Baran için eyleme dahil olan anne Solmaz Övünç, kendi annesinin gününü kutlamadığını ve kimsenin kendi Anneler Gününü kutlamasına izin vermediğini dile getirdi. Öğrünç, “Anneler Gününü ben yaşamadım, yavrum gidip benden koptu, anneler günü gelmiş ise banane, bu beni etkilemez. Hastalık için ölümü göze aldım Baran’ımı almadan gitmiyorum. Anneler gününü kutlamıyoruz, kendi anneminkini bile kutlamıyorum yavrum yanımda değil. Anneler gününü ne yapacağım” dedi.

“Her Anneler Gününde bize çiçek getirirdi”
Oğlu Fatih için eylemde yer alan anne Sevdet Demir de her Anneler Gününde oğlunun çiçek aldığını söyleyerek gittiğinden beri kimsenin kendisine çiçek almadığını kaydetti. Demir, “Çok acı bir gündür, benim için sanki bugün ölüm günü Anneler Günü değil, oğlum her Anneler Gününde bize çiçek getirirdi, oğlum gittiğinden beri kimse bana çiçek getirmedi. Çiçeğini kutuya katıp sakladım, her Anneler Gününde o çiçekleri kokluyor ağlıyorum. Oğlum kurban olayım sana bana bir mesaj gönder sesini duyayım” diye konuştu. (Haber Merkezi)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."