DOLAR 7,7935
EURO 9,3501
ALTIN 444,37
BIST 1.297
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 14°C
Parçalı Bulutlu
Diyarbakır
14°C
Parçalı Bulutlu
Sal 13°C
Çar 14°C
Per 15°C
Cum 15°C

Yusif Bedirxan Yazdı: Velhasıl Dil… I

Yusif Bedirxan Yazdı: Velhasıl Dil… I
22.10.2020
A+
A-

Barış Özcan, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, bir dönem TRT, El-Cezire, CNNTürk gibi kanallarda belgeseller yapan, Photoshop, Flash türündeki programların da geliştiricisi olarak görev almış, Adobe, BASF, THY, LC Waikiki, Türk Telekom, LinkedIn, NYMag, TimeOut New York gibi markalara danışmanlık ve sosyal medya hizmeti sunan YouTube’un dünya çapında seçtiği 12 değişim elçisinden biri…

Çok yönlü bir ademoğlu velhasıl…

Bu çok yönlülüğü ve hayata bakışıyla ilginç konuları, bilgiye dayalı örneklemerle kendi adıyla Youtube’da yayınlıyor.

Dil’in kaynağı yani dillerin nasıl ortaya çıktığı ve bugünkü haline nasıl geldiği üzerine Youtube’de yayınladığı kısa anlatımını size aktıracağım.

Soru şu: Dış dünyaya tamamen kapalı bir ortamda doğan bebekler ileride nasıl bir insan olurdu acaba?

Böyle bir ortamda hiçbir insanla görüşmeden o bebekleri büyütebilmek mümkün olsaydı birbirleriyle nasıl iletişim kurarlardı? Aralarında hangi dili konuşurlardı?

Tabi bu sorular ilk kez benim aklıma gelmedi. Tarih boyunca pek çok kez yeni doğmuş bebekler herkesten izole edilerek deneyler yapılmış. Bu sırada onların dış dünyayla yazılı ya da sözlü olarak herhangi bir dilde iletişim kurulması engellendiği için de bu girişimlere “dil yoksunluğu deneyleri” adı veriliyor. Amaç lisanın kaynağını bulmak ve daha da derinlerde insan doğasının temellerini anlamak.

Tabi böyle bir şeyi anlayabilmek için bebekleri izole etmek son derece etik dışı bir davranış. O yüzden Roger Shattuck gibi kültür tarihçileri bu tür deneylere başka bir isim vermeyi tercih etmiş: Yasak Deney.

Gelelim insanların bu konuda yaptıkları deneylere…

MÖ 6. Yüzyıl civarında Mısır Firavunu 1. Psamtik, yeni doğmuş iki bebeğin anne-babasından alınıp bir çobana verilmesini emretmiş. Çobanın çocuklarla konuşması kesinlikle yasaklanmış. Ancak bebekler kendi aralarında bir dil geliştirmişler ve ilk söyledikleri kelime “Becos” olmuş.

Mısır dilinde olmayan bu kelime Anadolu topraklarında yaşamış olan Frigya dilinde “ekmek” kelimesiymiş. Bu yüzden Mısırlılar kendi dil kaynaklarının Frigya olduğuna inanmışlar.

13. yüzyılda 2. Friedrich yapılan bir başka benzer deneyde de bebekler minimum insan etkileşimiyle, hiç konuşulmadan ve sadece temel ihtiyaçları giderilerek yetiştirilmiş.

Neden peki?

Bebeklerin bir ana dili varsa bu ana dilin ne olacağı merak edilmiş ve yaptıkları tahminlerde bebeklerin, antik metinlerin ve kutsal kitapların dilleri olan İbranice, Yunanca, Latince ya da Arapça konuşacakları düşünülmüş.

Burada asıl amaç ise Adem ve Havva’nın hangi dili konuştuğunu keşfetmek!

Tüm bunları aktaran Salimbene adlı tarihçi bebeklerin hangi dili konuştuklarını aktarmıyor ancak yapılan bu zalimane deneyin tüm ayrıntılarını yazıyor.

Bitmedi daha var, devam ediyoruz…

Daha sonraki yıllarda buna benzer deneylerle olmazsa bile doğal şekilde izole olarak yetişmek zorunda olan örnekler veriyor Barış Özcan. Yarın: Doğal izole/Sağırlık

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."