Dolar 16,3564
Euro 17,6256
Altın 972,94
BİST 2.450,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 31°C
Açık
Diyarbakır
31°C
Açık
Cum 32°C
Cts 34°C
Paz 35°C
Pts 34°C

Yusif Bedîrxan yazdı: Sağlığa üvey evlat muamelesi

29.04.2022
A+
A-

Foto: Arşiv

Diyarbakır’da sağlığın lokomotifi üç hastaneden söz edebiliriz. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Gazi Yaşargil ve Selahattin-i Eyyubi Eğitim Araştırma Hastaneleri.

Her üç hastane tüm olumsuzluklara rağmen iyi hizmetler sunmanın gayreti içinde.

Buralarda olabilecek ufak bir aksilik, sağlık zincirini olumsuz yönde etkileyecek bir darbe demek.

Burada değineceğim Gazi Yaşargil’in durumu.

Hastane, tek başına yılda 2 milyon hastaya poliklinik ve acil bölüm hizmeti veriyor. Sanırım bu sayı pandeminin etkilerinin de azalması ile artarak devam edecek.

Okuyanlar ve ilgili yetkililer bilir; 12 Nisan’da gazetemizin internet sitesinde Gazi Yaşargil’de röntgen için aylar sonraya gün verildiği ile ilgili bir haber yayınlandı.

Haberde hastalara radyoloji ile ilgili birimlerde ileri tarihlere gün verildiği ve mağdur olan özellikle kritik durumdaki hastaların, özel sağlık kuruluşlarında fahiş fiyatlarla sağlık hizmeti almak zorunda kaldığı vurgulanmıştı.

Sorunun kaynağı ise ilgili birimlerdeki hem kullanımdaki hem de yedekte bulunan cihazlarda arızalar olduğu ve giderilmeye çalışıldığı yönündeydi.

Aradan geçen yaklaşık iki haftadan sonra sorunun aynı şekilde üstelik diğer birimlerde de sürdüğü ile ilgili şikayetler almaya devam ettik.

Şöyle ki ultrason için 2 ay, MR için 4 ay, kolonoskopi ve endoskopi için de Eylül ayına kadar gün verildiği ile ilgili bu şikayetler; bölgenin ve hatta ülkenin gözbebeği konumundaki bir kentte yakışmıyor.

Durumu acil ve kritik olan ve özellikle erken teşhisin çok önemli olduğu hastalıklarda ölüme terk etmekle eş anlamlı bir durum var ortada.

Şunu başta belirtmekte fayda var; bu sadece hastane yönetimi ile ilgili bir sorun değil.

Hastanenin bağlı bulunduğu Bakanlık, kentin vekilleri ve sağlıkla ilgili sivil toplum örgütlerinin duyarsızlığı da bu sorunun başlıca sebepleri.

Kentin vekilleri kısır çekişmeler içinde ve kentte varlıkları ile yoklukları adeta hissedilmiyor.

Hiç ihtiyaç yokken yardımlarla milyarlar dökülerek yapılan devasa yapılara, kimi yerde kamusal desteklerle para harcanacağına; neden kent insanının can alıcı problemi, sağlık alanına harcanmaz diye soracaktır kent seçmeni!

Ortaya çıkan bu olumsuz görüntünün kazananı şüphesiz özel hastaneler. Orta sınıf ve üzerine hitap eden para tuzağı bu kuruluşlara kimi hayati önemdeki hastalar gidebilmek için borçlanıyor.

Eğitimde olduğu gibi sağlıkta da eşit ulaşım hakkı yok.

Yurttaşlar kamu hastanelerinde istedikleri hizmeti alamadığı için bu kertede özel kuruluşlara mecbur bırakılıyor.

“Bunun rövanşını kent seçmeni sandığa saklıyor” diye uyaralım.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.