DOLAR 7,8109
EURO 9,4168
ALTIN 459,26
BIST 1.338
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 13°C
Çok Bulutlu
Diyarbakır
13°C
Çok Bulutlu
Per 16°C
Cum 15°C
Cts 15°C
Paz 14°C

Yusif Bedirxan Yazdı: DEDAŞ’a dur demek zor mu?

09.11.2020
A+
A-
DEDAŞ, bu kadar keyfi davranma gücünü nereden alıyor? Ancak bir başka konu daha var ki o da devletin neden bu kurumu özelleştirme ihtiyacı duyduğudur. Asıl yanıtlanması gereken soru da budur.

 

Havaların soğumasıyla kentte elektrik kesintileri de arttı.

Rutine bağlanan bir sürecin ilk işaretleri.

Özelleştirilmesiyle beraber kente ve bölgeye hem bireysel aboneler hem de tarımsal sulamadan kaynaklı elektrik kullanımında sorunlar çıkaran bir kurum DEDAŞ.

Kurumun bölgenin ekonomik gerçekliğinden uzak sadece ve sadece kâr amacı güden bakışı sürekli sorun yaratıyor.

Üstelik bir ön bilgi verilmeden yaşanan elektrik kesintilerinin artması insanların zaten pandemiden kaynaklı ekonomik durumdan kaynaklı gerilen sinirlerini daha da geriyor.

Uzaktan eğitim gören öğrenciler, esnaf, evler, işyerleri mağdurken ve bu konuda kentin üst düzeyi sessiz kalırken ne yapmalı?

Kesintilere tepki gösteren ilk açıklamayı yapan Diyarbakır Barosu’nun bu konuda bir önerisi var.

Dağıtım şirketlerinin yönetmelikte belirlenen elektrik kesintisi sayısı ya da süresinin aşılması durumunda abonelere tazminat ödemek zorunda olduğun vurgulanan Baro açıklamasında şöyle deniyor:

“İmar alanı içerisinde mesken gibi alçak gerilimden enerji alan abonelerde bir ay içerisindeki toplam elektrik kesinti süresi 48 saati aşması; Fabrika, otel, hastane gibi orta gerilimden bağlı olan abonelerde 24 saati aşması durumunda abonelere tazminat ödemek zorundadır. Yine imar alanı içinde yer alan konutlarda bir ay içerisinde 56 kez yaşanan kesintilerden dolayı alçak gerilim veya orta gerilim abonelerine tazminat ödemek zorundadır.

Bildirimsiz kesintiler için yukarıda belirtilen sınır değerler aşıldığında elektrik dağıtım şirketi, belirlenen esaslar çerçevesinde kullanıcının başvurusuna gerek duyulmaksızın tazminat öder.

Tazminata hak kazanan her bir aboneye yapılacak ödeme, ait olduğu yılı takip eden yılın Nisan ayından itibaren başlatılır ve tamamlanıncaya kadar müteakip aylarda devam eder. Ancak uygulamada dağıtım şirketlerinin bu ödemeleri yapıldığına rastlanmamıştır. Bu nedenle yurttaşların bu hakları için dağıtım şirketlerine ve EPDK’ya başvuru yapmalarını önermekteyiz.

Ayrıca kesintiler nedeniyle abonelere ait elektrikli araçlarda ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan hasara ilişkin aboneler zararın tazmini için dağıtım şirketine zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 (on) iş günü içerisinde talepte bulunulabileceklerini de hatırlatmak isteriz.”

Yeniden Refah Partisi Batman İl Örgütü de bir açıklama yaptı konuyla ilgili ve DEDAŞ’ın bir zulüm müessesine dönüştüğünü, devletin var ettiği ve korumaya aldığı bu tip kurumların kontrol edilmediği ve iyi denetlenmediği taktirde vatandaşı ezen ve haklarını hiçe sayan bir mekanizmaya dönüşmüş olduğunu söyledi.

Evet, bir yerden başlamak gerekiyorsa Baro’nun yol göstericiliğinde ve durumun böyle sürmesi halinde hiç zaman kaybetmeden hatırlatılan şu ibare üzerinden “Ancak uygulamada dağıtım şirketlerinin bu ödemeleri yapıldığına rastlanmamıştır” cümlesini akılda tutarak hukuki süreci başlatmakta fayda var.

Bir soru daha: DEDAŞ, bu kadar keyfi davranma gücünü nereden alıyor?

Ancak bir başka konu daha var ki o da devletin neden bu kurumu özelleştirme ihtiyacı duyduğudur. Asıl yanıtlanması gereken soru da budur.

Tüm bu soruları akılda tutarak, kentin en etkili sivil toplum örgütlerinden biri olan Baro’nun da halka hukuki destek sunması şartıyla genel bir hak arayışı yapılabilir.

Ayrım gözetmeksizin siyasi partilerin, sivil toplumun da bu konuda duyarlı olması aynı öneme haiz başka bir konu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."