DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
ALTIN 449,83
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 17°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
17°C
Az Bulutlu
Pts 14°C
Sal 13°C
Çar 14°C
Per 15°C

Av. Sertaç Eke Yazdı: Ülkenin gençliğe; gençliğin umuda ihtiyacı var!

11.11.2020
A+
A-

Ülke olarak zor bir süreçten geçtiğimiz tüm kesimlerin malumudur. Bu zor sürecin birçok iç ve dış faktörden beslendiğini de bilmekteyiz. Bu ekonomik sıkıntıların toplumun tüm yurttaşlarını geleceğe dönük umutsuzluğa ve belirsizliğe sürüklediğini de görmekteyiz. Tüm dünyada üretim araçlarının tekelleştiği, vahşi kapitalizmin tüm insanlığı iliklerine değin sömürdüğü, dünyanın birçok yerinde kıtlığın baş gösterdiği, emeğin hiçe sayıldığı ve asgari refah seviyesinin yerlerde süründüğü ülke ve dünya gerçekliği ile karşı karşıyayız. İnsanlık bu zor günleri ilk defa yaşamamaktadır. En son 20. yy.’ın başlarında tüm dünyayı etkileyen büyük ekonomik buhranlar yaşanmış ve insanlık bu zor günlerin de üstesinden gelmeyi bir şekilde başarmıştır.

Ülkemiz özellikle 1950 sonrası gelişen dışa bağımlı iktisadi yapısıyla sürekli olarak borçlanmış, üretimden uzaklaşmaya başlamış ve topraksız köylüyü üretimin bir parçası haline getirmeyi hedefleyen ekonomik toprak reformunu da elinin tersiyle iterek, İzmir iktisat kongresinde temelleri atılan büyük ekonomik vizyonu terk etmiştir. Ekonomik bağımsızlığını sürekli olarak kaybeden ülkemiz, siyasi açıdan çalkantılı ve sürekli demokrasinin askıya alındığı süreçler yaşamıştır. Bugün milyonlarca genç, işsizlik gerçeği ile karşı karşıyadır ve bu genç kitlenin azımsanmayacak bir bölümünün nitelikle iş gücü olduğu da bilinmektedir. Ülkenin en saygın üniversitelerden mezun gençlerimiz geleceğini kendi ülkesinde değil de refah seviyesinin görece daha yüksek olduğu başka ülkelerde aramaktadır. Bu beyin göçü önlenmeden istenilen noktalara gelmek mümkün değildir.

Geleceğinden kaygı duyan gençlik enerjisiyle, duruşuyla, aklıyla ülkesine hizmet edememektedir. Türkiye genç nüfus olarak nicellik açısından şanslı bir ülkedir. Bugün gelişmiş Avrupa ‘da genç nüfus hızla düşerken Türkiye ‘de ise genç nüfus oranı hızla artmakta ve Avrupa ortalamasının çok üzerine çıkmaktadır. Bu ülkemiz açısından bir fırsatken; ilgili potansiyelin değerlendirilmemesi önemli bir sorun ve eksikliktir. Cumhuriyet kurulduğunda “ümidim gençliktedir” diyen kurucu önderliğin anlayışından böyle bir duruma evrilmiş olmak ülke adına vahim bir durumdur. 23 Nisan ‘ı, 19 Mayıs ‘ı hatta Cumhuriyeti gençliğe emanet etmiş bir anlayıştan bu noktaya gelmek kabul edilemez bir durumdur. Gençler üretken olmak istiyor, gençler iş istiyor, emeğinin, alın terinin karşılığını istiyor buna karşı uzun zamandır izlenen ekonomi politikaları gençliği daha da umutsuz hale getirmektedir. Bugünkü yönetimin gençliğe dair çözümü İŞ-KUR üzerinden 9 aylık güvencesiz ve devamlı olmayan bir emek sömürüsü sistemidir kaldı ki; burada bile işe alınan gençler objektif kriterlere ve liyakat esaslarına göre işe alınmadığı kamuoyunca bilinmektedir. İŞ-KUR listelerinin siyasi parti bürolarında hazırlanıp ve daha sonra bu listeler üzerinden siyasi oy devşirildiği herkesin malumudur. Bu düzeni değiştirecek Ülkemizde siyasi muhalefet, medya, sivil toplum ve sendikanın eksikliği de ortadadır. Basit bir İŞ-KUR kurasını bile takip edemeyen bu yapılarla çözüm aramak hayalciliktir.

Gençler geleceğe umutla bakmak istiyor. Gençlik, kafe ve kıraathane köşelerinde atıl bir durumdan çıkıp, üretimin bir parçası olmak istiyor. Gençliğin dinamizmi ve heyecanı ülkenin en büyük kazanımıdır. Bu zenginliğimizi heba etmemeliyiz. Unutmamalıyız ki gençlik gelecek; gelecek de özgürleşecektir, zenginleşecektir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."