DOLAR 7,8556
EURO 9,4646
ALTIN 457,47
BIST 1.325
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 13°C
Yağışlı
Diyarbakır
13°C
Yağışlı
Çar 14°C
Per 15°C
Cum 15°C
Cts 15°C

Ufuk Çimen Yazdı: Dönüp kendine bakmak

27.10.2020
A+
A-

Şöyle demiş Amerikalı yazar Ursula K. Le Guin: Eğer bir nesil cehaletin mutluluk olduğunu sanarak yetişirse, bir sonraki nesil cehaleti bile fark etmeyecektir. Çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecektir:

Değişen yaşam şartları, alışkanlıkları ve mekanları da değiştiriyor.

Kalıp cümledir, “Değişen teknoloji ile birlikte…” başlar ve değişen yaşamlara vurgu yapar.

Bir tüketim alışkanlığına dönen kurgu hayatları sualsiz sorgusuz kabullendiğimize ve hatta içselleştirdiğimize dair ne çok işaret var etrafımızda.

Kurgu karakterlerin kurgu hayatlarını takip eden hayaletler gibiyiz!

Bizi doğrudan etkileyen sosyoekonomik gelişmelerden, siyasetten daha fazla kafa yoruyoruz, (zorlama bir ekonomiyle; kazandığınızdan çok harcayıp, sürekli bankalara, kurumlara borçlu olarak) elimizdeki telefona, giysilere, mekanlara…

Cep telefonları mesela, olmazsa olmazımızdır. Neden?

Bir insanın cep telefonsuz ne kadar yaşayacağını merak ederim mesela.

Önce hastaneye kaldırılır, ardından yoğun bakıma…

Alanında uzman doktorlar dört döner etrafında, ardından teşhis!

Sosyal medya hesaplarının aktif olduğu bilmem kaç piksele eşdeğer ön ve arka kameralı bir telefon yazılır reçeteye.

Önce alabildiğince damardan, ardından habire ölçüsüz verilecek yazar. Biraz toparlandığında “mutlu insan pozlu selfiler” de unutulmamlı.

Daha bir yıl önce aldıkları, üstelik en az beş yıl daha kullanabileceği telefonunu; üstüne para vererek yeni çıkan modelle değiştirmek için kuyruklara giren insanlar hipnotize edilmiş mi acaba diye düşünürüm hep.

Tabi bunu yaparken yeme alışkanlıklarımız da değişmiştir.

Hemen hemen herkesin insan vücudu için zehirli bir etkiye sahip olduğunu kabul ettiği kimyasal kökenli Mono Sodyum Glutamat (MSG) ve Aspartamı barındıran yiyecekleri de tüketmeyi alışkanlık haline getirmeniz gerekiyor.

Tabi bunları yapabilmek için sağlam bir iradeye sahip olmanız gerek. Bunun için de yegane yardımcımız ilaç endüstrisi. Psikolojik ilaçların kullanımının her geçen gün büyük bir hızla arttığı bu kısır döngü de yaşadığımız bütün psikolojik sorunlara karşılık gelen bir hastalık ve ilaç olduğunu da unutmamız gerekiyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."