DOLAR 7,3934
EURO 8,9862
ALTIN 443,55
BIST 1.543
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 9°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
9°C
Az Bulutlu
Sal 11°C
Çar 10°C
Per 9°C
Cum 6°C

Taş Devri kadınının genetik şifresi çözüldü

Taş Devri kadınının genetik şifresi çözüldü


18.12.2019
A+
A-

Danimarka’da yapılan arkeolojik incelemelerde bir ‘sakızdaki’ diş izleri ve DNA kalıntılarından Taş Devrin’de yaşamış bir kadının genetik şifresi ortaya çıkarıldı. Çamurla kaplandığı için bugüne kadar korunan ‘sakız’, aslında huş ağacı kabuğundan elde edilen bir zift.

Danimarka’nın Syltholm Adası’ndaki arkeolojik incelemelerde, bir sakızdaki diş izlerinden 5 bin 700 yıl önce; Taş Devri’nde yaşayan bir kadına dair şaşırtıcı ipuçları elde edildi. Sakızdaki DNA’dan kadının tüm genetik şifresi çözüldü. Araştırmacılar, ilk kez kemik dışındaki bir malzemeden eski insanlara ait tam gen diziliminin elde edildiğini söylüyor. Elde edilen veriler, koyu tenli, koyu kahverengi saçlı ve mavi gözlü olduğu tahmin edilen kadının, ördek ve fındık yediği, zatürreye yakalandığı, lenf bezlerinin şişmesine neden olan Epstein-Barr virüsü (öpüşme hastalığı) taşıdığı ve laktoz hassasiyeti bulunduğuna işaret ediyor.

Kopenhag Üniversitesi’nden Dr. Hannes Schroeder huş ağacının kabuğundan elde edilen sakızın, özellikle bu döneme ait insan kalıntısı olmaması nedeniyle çok değerli bir DNA kaynağı olduğunu söyledi. Gen dizilimi, araştırmacıların ‘Lola’ adını verdiği kadının İskandinavyalı değil, kıta Avrupa’sında yaşayan ve buzulların çekilmesinden sonra buraya göçen avcı-toplayıcı bir topluluktan olduğunu gösteriyor.

DİŞ AĞRISI YÜZÜNDEN ÇİĞNEMİŞ OLABİLİR

Çamurla kaplandığı için bugüne kadar korunabilen sakız, aslında huş ağacının kabuğunun ısıtılmasıyla elde edilen ve o dönemde taş aletleri yapıştırmak için kullanılan bir zift. Diş izleri ziftin yumuşatılmak için ya da diş ağrısı veya başka bir rahatsızlığa iyi geldiğine inanılarak çiğnendiğine işaret ediyor. Araştırmacılar DNA verilerinin Taş Devri’nden günümüze hastalık mikroplarının nasıl evrildiğine ilişkin önemli ipuçlarını da barındırdığını söylüyor. (Kaynak: BBC Türkçe)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."