DOLAR 7,8556
EURO 9,4646
ALTIN 457,47
BIST 1.325
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 13°C
Yağışlı
Diyarbakır
13°C
Yağışlı
Çar 14°C
Per 15°C
Cum 15°C
Cts 15°C

Tarih kokan şehrin tarihi – 2

06.09.2019
A+
A-

Bu uygarlıklar arasında Diyarbakır’da en fazla tarihi eser yapan ve iz bırakanlar Romalılar, Abbasiler, Mervaniler, Selçuklular, Artuklular, Hıristiyan ve Osmanlılar olmuştur. Diyarbakır sadece Roma-Bizans değil aynı zamanda Süryani, Ermeni, Müslüman, Pers, Arap ve Türk devletlerinin zengin tarihi ve kültürel değerlerini taşıyan ortak bir kültür mirası olarak günümüze kadar gelmiştir. Özellikler surlarda birçok medeniyetlerin izlerini kitabe, süsleme, figür, kapı veya görkemli burç şeklinde en canlı şekilde görebilmekteyiz.

Asurlar döneminde kent bölge valilik merkezi konumuna alınmış, Milattan sonra I ve II. Yüzyıllarda Romalılar ile Partlar arasında savaşlara tanık olan kent, Romalıların savaşı kazanmasıyla Roma egemenliğine girmiştir. Roma İmparatorluğu’nun uzun dönemler hâkimiyet kurduğu Amed (Diyarbakır’ın bir diğer ismi) daha sonra Bizans İmparatorluğu egemenliğine girmiştir. Bu dönemde de çeşitli savaşlara tanık olan kent, Hz. Ömer’in Suriye ve İran’ı fethetmesinden sonra Anadolu’ya sefer düzenlemesi ile Diyarbakır İslam egemenliği altına girmiştir. Dicle Nehri kenarında kurulan Diyarbakır’ın önemli bir kent olmasının en büyük nedeni elbette şehrin surlarla çevrili olmasıdır. Sağlam bir sığınak veya kale olarak kullanılabilen antik kent, bu özellikleri ve Anadolu ile Mezopotamya Avrupa ile Asya arasında doğal bir geçiş yolu olması, gözde kent olmasının en büyük nedenlerinden biridir. Halit Bin Velid, Diyarbakır’a gelen “ilk İslam Komutanı” olarak bilinmektedir. İyaz bin Ganem komutasında fethedilen Diyarbakır, bu tarihten sonra günümüze kadar İslam toprağı olarak kalmıştır.

Diyarbakır’ın İslam’a girişinden sonra tanık olduğu egemenlikler 869-899 yılları arasında Diyarbakır ve çevresinde Şeyhiler Hânedânı hüküm sürmeye devam etmiş, bu dönemlerden sonra “Halife Mütazıd” bu hakimiyete son vermiştir. 990 yılına gelindiğinde kente hâkim olan Hamdânîler, 100 yıllık bir hakimiyetten sonra 1096 yılında egemenliği Mervaniler’e bırakmışlardır. 1071 Malazgirt Savaşı’ndan önce Diyarbakır’a gelen Alparslan’a tabii olan Mervaniler, Melikşah dönemine kadar kentin egemenliği elinde tutmuşlardır. Bu dönemden sonra ise kente “Suriye Selçukları” hakim olmuştur.

Selçukluların yönetiminde uzun süre kalan Amid, bu dönemden sonra Eyyûbî lideri Melik Kâmil tarafından şehrin egemenliği ele geçirilmiştir. 1259 yılına kadar devam eden Eyyûbi hakimiyeti, bu dönemden sonra yerini İlhanlılara bırakmıştır. Bir dönem “İlhanlılar” yönetiminde kalan Diyarbakır, daha sonra Artukoğulları egemenliğine girmiş, 1041 yılına gelindiğinde yeniden el değiştirerek Safeviler egemenliğine girmiştir. Kente en önemli Türkmen yerleşimi de Safeviler ve Artuklular döneminde gerçekleşmiştir.  (Devam Edecek)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."