DOLAR 7,8904
EURO 9,3537
ALTIN 465,98
BIST 1.314
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 16°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
16°C
Az Bulutlu
Çar 15°C
Per 15°C
Cum 13°C
Cts 13°C

Takıntılar hayatınızı karartmasın

Takıntılar hayatınızı karartmasın
23.10.2020
675
A+
A-

Uzman Psikolog Ezgi Dokuzlu, kadınlarda 22-23, erkeklerde ise 16-17 yaşlarında ortaya çıkan obsesif kompülsif bozukluğun kişinin günlük yaşamını ve özellikle de iş hayatını olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olduğunu söyledi. Dokuzlu, tedavi için genellikle bilişsel davranışçı terapi yöntemi ve ilaç tedavisinin eş zamanlı fayda sağladığını ifade etti

 

YENİGÜN HABER – Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB), obsesyon yani takıntılı düşünceler ve kompülsiyon olarak adlandırılan yineleyici davranışların oluşturduğu bir ruhsal hastalık.

Obsesif kompülsif bozukluğun 50 kişiden birinde görüldüğünü ancak her takıntıya obsesif kompülsif bozukluk demenin doğru olmadığını belirten Uzman Psikolog Ezgi Dokuzlu, “Her insanın çeşitli konularda kendince takıntıları olabilir. Örneğin; her gün aynı bardaktan su içmek isteyebilirsiniz veya temizlik için saatler harcıyor olabilirsiniz ancak bu takıntılara hastalık demek için günlük yaşamınızı olumsuz yönde etkilemesi, rutin işlerinizi engellemesi ve sizi oldukça çaresiz, kaygılı hissettirmesi gerekir. Genellikle 20-30’lu yaşlarda başlayan obsesif kompülsif bozukluk, okul öncesi dahil her yaş grubunda görülebilir” dedi.

Kadınlarda ortalama 22-23 yaşlarında, erkeklerde ise 16-17 yaşlarında ortaya çıkan obsesif kompülsif bozukluk, erkeklerde erken yaşlarda görülmesine rağmen kadınlarda daha sık görülüyor. Halk arasında “takıntı” hastalığı olarak bilinen obsesif kompülsif bozukluğun kişinin günlük yaşamını ve özellikle de iş hayatını olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Ezgi Dokuzlu,  şunları söyledi:

“Hastalar rahatsız edici düşüncelerden kurtulmak, rahatlamak amacıyla tekrarlayan davranışlara yönelirler ve düşüncelerin yarattığı anksiyete bazı ritüelleri veya rutin davranışları acil şekilde gerçekleştirme ihtiyacına neden olur. Kişinin zihninde kontrol edemediği dürtüler ve düşünceler olabilir. Kişiye göre bunlar mantıksız olsa bile karşı koyamaz ve kendini tekrarlayan eylemi yapmaktan alıkoyamaz. Genellikle bu eylemi gerçekleştirmediğinde başına kötü bir durum geleceği hissine kapılabilirler”

Takıntılar içinden çıkılamaz bir durum haline gelebilir

Kontrol etmek ile ilgili takıntıları olan kişilerin ocağın veya kapının kapalı/kilitli olduğunu tekrar tekrar kontrol edebildiğini söyleyen Uzman Psikolog Ezgi Dokuzlu, “Temizlik ile ilgili takıntıları olan kişiler ise genelde kir veya mikrop bulaşacağından korktuklarını söyleyerek ellerini veya eşyalarını defalarca yıkar, evlerini sıklıkla detaylı temizler. Kişi yine de temiz olduğundan emin olamaz. Zaman zaman hastalar yürürken adımlarını sayma, evde çıkarken sıraya koyduğu işleri yapmadan çıkamama, kaç kez nefes alıp verdiğini sayma gibi rahatsızlık verici davranışlara yönelebilirler. Bu durum kişiyi oldukça yorar ve tedavi edilmediğinde gün geçtikçe içinden çıkılamaz bir durum haline gelir” şeklinde konuştu.

Mikrop veya hastalık bulaşmasından korkmak obsesif kompülsif bozukluk belirtisi

Uzman Psikolog Ezgi Dokuzlu, obsesif kompülsif belirtilerini şöyle açıkladı:

“Mikrop veya hastalık bulaşmasından korkma, şeytanca düşünmekten korkma, düzenli olma ihtiyacı, hata yapmaktan korkma, masum insanlara zarar vermekten korkma, rutin işleri yaparken sayma, eşyaları düzeltme veya dizme, kapı, kilit ve ocak gibi eşyaları sürekli kontrol etme, tekrar tekrar duş alma veya el yıkama, günlük işleri belirli sıraya göre yapma, uzun süren temizlikler, değersiz eşyaları biriktirme, atılması gereken eşyaları atamama, bazı kelimeleri tekrarlama, rezil olma korkusu, mükemmeliyetçilik, aşırı kuşku ve sürekli güven duyma ihtiyacı, sevdiklerine kötü şeyler olacağı hissi.”

Tedavide hastanın yoğun kaygısının azaltılması amaçlanıyor

Obsesif kompülsif bozukluk için genellikle bilişsel davranışçı terapi yöntemi ve ilaç tedavisinin eş zamanlı fayda sağladığını belirten Dokuzlu, “Hastalardaki düşüncelerin oluşturduğu yoğun sorumluluk duygusunu ve bunun oluşturduğu kaygıyı azaltmak amaçlanır. Buna ek olarak psikodinamik terapiler de katkı sağlamaktadır” açıklamasında bulundu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.