DOLAR 8,5559
EURO 10,1285
ALTIN 496,76
BIST 1.360
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 39°C
Sıcak
Diyarbakır
39°C
Sıcak
Per 40°C
Cum 40°C
Cts 40°C
Paz 41°C

Şenyaşar ailesi Diyarbakır’da; Ya bu yolda öleceğiz, ya da adaleti getireceğiz

Şenyaşar ailesi Diyarbakır’da; Ya bu yolda öleceğiz, ya da adaleti getireceğiz
02.07.2021
A+
A-

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde AK Parti Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları ile yaşanan kavga ve saldırılarda eşini ve 2 çocuğunu kaybeden Emine Şenyaşar ve oğlu Ferit Şenyaşar, DEVA Partisi Diyarbakır İl Başkanlığı ille Diyarbakır Barosunu ziyaret etti. Anne Şenyaşar, “Bir kağıt parçasıyla adalet arıyoruz. Ya bu yolda öleceğiz ya da adaleti getireceğiz” dedi.

 

Yağmur ENSARİ/YENİGÜN HABER – AK Parti Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Yıldız’ın koruma ve yakınlarıyla yaşanan tartışma sonrası saldırıda eşini ve iki oğlunu kaybeden Emine Şenyasar ile saldırıdan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar, 116’ncı gününe giren “adalet” nöbeti kapsamında Diyarbakır Barosu ve DEVA Partisi İl Başkanlığı’nı  ziyaret etti.

Şenyaşar ailesi, ilk olarak DEVA partisine ziyaret etti. Burada konuşan Ferit Şenyaşar, 3 yıldır hak ve adalet mücadelesi verdiklerini belirterek, “Yargı yoluyla zulüm devam ediyor. Olayın katilleri bellidir. Fakat 3 yıldır hukuksuz bir şekilde dava açılmıyor. Dayanışması için DEVA’ ya teşekkür ediyoruz Davamızı sürdürmeye devam edeceğiz” diye belirtti.

Ülsen: Dava, Şenyaşar ailesinin değil bütün Türkiye’nin davasıdır

Partinin Diyarbakır İl Başkanı Cihan Ülsen, partilerinin Urfa’daki yönetimlerinin de dosyayla ilgilendiğini kaydetti. Ülsen, “Olayın detayları bütün kamuoyu tarafından bilinmekte. Bütün yaşanılanlar delil ve tespitleriyle ortada. Fakat bu mücadeleye karşılık alamıyorlar. Devletin temeli adalettir, siz adaleti sağlamadığınız zaman her şey hükümsüz kalacaktır. Bu sadece Şenyaşar ailesinin davası değil bütün Türkiye’nin davasıdır. Onlar kaybederse biz de kaybetmiş olacağız. Maddi gerçeği ortaya çıkarın. Elleri kolları bağlı olmayan adalet sisteminde neden 3 yıldır bir karar vermiyor? Adalet mekanizmasında şaibe yaratılmasını değil var olan şaibenin kaldırılmasını istiyoruz. Şenyaşar ailesinin yanında yer almaya, zulm kimden gelirse gelsin mazlumun yanında yer alma şiarıyla devam edeceğiz.”dedi.

‘Onların çocukları dışarıda rahat rahat dolaşıyor benimkiler öldü’

Emine Şenyasar ise, yakınlarının hastane bahçesinde öldürüldüğünü anımsatarak, “Bütün kayıtları sildiler. Cezaevindeki oğlumu bıraksınlar, ailemi katlettiler. Onların çocukları dışarıda rahat rahat dolaşıyor benimkiler öldü. Bu adalet mi? Onlar hırsız ve insanlara zulüm ediyor. Benle bu oğlum tek kaldık. Her yeri dolaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Baro ziyareti; Ya bu yolda öleceğiz ya da adaleti getireceğiz

Aile, daha sonra hukuki destek için Diyarbakır Barosu’nu ziyaret etti. Diyarbakır Baro Başkanı Av. Nahit Eren ve Yönetim Kurulu üyeleriyle bir araya gelen anne Emine Şenyaşar, gözyaşları içinde, şunları söyledi: “Bütün kayıtları sildiler. Cezaevindeki oğlumu bıraksınlar, ailemi katlettiler. Onların çocukları dışarıda rahat rahat dolaşıyor benimkiler öldü. Bu adalet mi? Onlar hırsız ve insanlara zulüm ediyor. Benle bu oğlum tek kaldık. Her yeri dolaşıyoruz. Bir kağıt parçasıyla adalet arıyoruz. Çocuklarımın kanları hastaneydi. Hepsini gördüm. Adalet istiyoruz, bu zulüm yeter.”

‘Tehditlere rağmen adalet arayışımız devam edecek’

Ferit Şenyaşar, Yıldız ailesi tarafından tehdit edildiklerini söyleyerek şu ifadeleri kullandı: “3 aydan beridir Şanlıurfa Adliyesi önünde  annemle beraber  adalet nöbeti tutuyoruz. Suruç Devlet Hastanesinde güvenlik kameralarının önünde 3 insanımız linç edilerek, defalarca kez ateşli silahlarla ateş edilerek katledilmiştir. Olayın üzerinden 3 yıldan fazladır zaman geçmesine rağmen, katliamı yapanları annem teşhis etmesine rağmen Şanlıurfa Başsavcısı dosya üzerindeki gizlilik kararını devam ettiriyor. Şuan açık bir şekilde Şanlıurfa Adliyesinde çalışan savcılar suç işliyor. Katliamı yapanları koruyarak suça ortak oluyor. Adliye önünde sadece adalet istiyoruz. Adliye önünde suç teşkil eden “Adalet” yazısıyla beraber geldik.  Sırf adalet yazılı kağıdı elimize alıp adalet istediğimiz için annemle beraber kendimizi ya karakolda buluyoruz ya da hastanenin acil girişinde buluyoruz.  Bu bir zulümdür ve bu zulüm kabul edilemez. Dayanışma için buraya geldik. Haftanın 4 günü adliye önünde, 1 gününde ise Türkiye’nin farklı illerine gidip başta Barolar olmak üzere STK ve siyasi partileri ziyaret ediyoruz. Adalet çığlığımıza ortak olunmasını istiyoruz. İnsanım vicdanım var diyen herkesin bize karşı yapılan katliama ses getirmesini istiyorum. Haklı bir mücadelemiz var. Devlet Hastanesinde bir katliam yapıldı. Savaşlarda dahi ambulanslara ve hastanelere dokunulmaz diyen bir evrensel yasa vardır ama Milletvekili Yıldız kontrolünde Suruç Devlet Hastanesi’nde hem ambulanslara saldırılmıştır hem hastane içinde katliam yapılmıştır. Bu insanlık suçunun biran önce ortaya çıkmasını istiyoruz. Ölümü dahil her şeyi göze aldık. Milletvekili Yıldız’ın kardeşleri bizi ölümle tehdit ediyor ama biz korkmuyoruz. Ya bu yolda öleceğiz ya da adaleti getireceğiz.”

‘Bağımlı yargı pratiğiyle karşı karşıyayız’

Diyarbakır Baro Başkanı Av. Nahit Eren ise soruşturmanın iddianameye dönüştürülmesi için çağrıda bulunarak  “Ailenin adalet duygusunu tatmin etme adına yargısal sürecin bu şekilde ağır ilerliyor olması bir hukuk örgütü olarak, birey olarak, hukukçu olarak hepimizi derinden üzüyor. Emine anneyi dinlerken insanın boğazı düğümleniyor, ne diyeceğini bilemiyor. Gözleri önünde 2 oğlunu ve eşini gözleri önünde kaybeden bir kadın bugün Baromuza geldi. İlk günde söylediğimiz gibi ailenin tüm hukuki süreçte yanında olacağız. Sadece Baro Başkanlığı ve Yönetim Kurulu olarak değil, Diyarbakır Barosu’nun  her bir avukatının bu davaya dair hassasiyeti var. Bölge Baro başkanlarımızda aileye bu haklı ve onurlu mücadelede hukuki destek sunma noktasında yanlarında olacaklarını  dile getirdiler. Yaklaşık 3 yıldır soruşturma dosyasının iddianameye dönüşmemiş olmasının arkasındaki etkenler, faktörler ve kişiler kimler? O gün orada birçok mülki amirin olduğu esnada bu olay cereyan etti. Toplumun adalet duygusunu tatmin edemezseniz o ülkede hukuk devletinden, adil bir toplumsal düzenden bahsetmemiz mümkün değil. Soruşturma iddianameye dönüşmez, failler hak ettikleri cezayı almazlarsa toplumun vicdanında adalet duygusu tamamen kaybolmuş olur. Türkiye’de son yıllarda bağımlı yargı pratiğiyle karşı karşıyayız. Etki alanı, siyasal faktörler, bürokratik faktörler yargının evrensel bir prensip olan bağımsız tutumunu ortaya koymalıdır. Dosya üzerinde hala kısıtlık kararı var. Kısıtlama kararı suçun müştekilerine göre verilmez. Soruşturmanın sağlıklı yürütülebilmesi, delillerin karartılma riskine binaen alınan bir karardır. Dosya maalesef aileden, avukatlardan kaçırılıyor” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.