DOLAR 7,4126
EURO 9,0363
ALTIN 441,98
BIST 1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 9°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
9°C
Az Bulutlu
Pts 10°C
Sal 12°C
Çar 13°C
Per 11°C

“Anlıyorum ama konuşamıyorum”

Merhaba

Sizce de başlık çok ilgi çekici değil mi?

Hemen hemen hepimiz günlük yaşantımızda bu cümleyi duymuşuzdur. Belki de çoğumuzun kullandığı bir cümledir. Genelde kullanıldığı ortamda espiri mahiyetinde söylenir. Ve yine genelde toplumumuzda ikinci bir dil öğrenme eğilimi içerisinde olan insanların kullandığı bir cümle olarak görülür.

Cümleyi açıklamaya çalışırsak sanki uykusuzluğun kafanızın üzerinde oturduğu anlarda algı hızınızın düşüşüyle suyun altındaymışçasına söylenenleri dinler ama tepki göstermek için yeterli gücü bulamazken, üzerinize daha fazla gelinmesin diye sarf edebileceğimiz bir cümle. Bu durum kimilerine göre gerçekten yaşanılan bir durum olarak görülse de kimilerine göre yabancı dil biliyormuş havası verme efektidir. Aslında şöyle düşünmek gerekir; Bir dil konuşmak o dilde konuşulanı anlamayı takip eder. Dolayısıyla birisi o dilde konuşamıyorsa konuşulanı çok az anlıyor demektir ki buna anlamak da denmez. Peki, bu olay gerçekten sadece yabancı dil öğrenme çabası içerisine giren insanların kullandığı bir cümle mi? Hayır! Toplumumuzda gördüğümüz kadarıyla ana dilleri Kürtçe olmasına rağmen Kürtçe konuşamayan kişilerin kullandığı bir cümle olarak da yer edinmiş durumda.

Bununla ilgili geçenlerde “Yeni nesil artık Kürtçe konuşmuyor” diye bir haber okumuştum. Haberin içeriğinde Türkiye’deki Kürt kentlerinde Kürtçe konuşanların oranının gittikçe azaldığından ve Kürtçe okuma-yazma oranının da gittikçe düştüğünden bahsediliyordu. Haberin sonuna yakın bir yerde İsmail Beşikçi Vakfı Diyarbakır Şubesi Başkanı Said Veraj’ın düşüncelerinin yer aldığı paragrafta “Kürtler kendi dillerine önem vermiyor; hatta bazıları dillerinden utanıyorlar. Doğal olarak bu kesim egemen dilin etkisi altına giriyor ve kısaca bu bir amaçtır.” cümleleri ilgimi çekti. Gerçekten ana dilimizi konuşmaktan utanıyor muyuz? Bunu biraz geniş kapsamlı düşündüğümüzde ne yazık ki evet böyle bir durum söz konusu. Yeni nesil artık o kadar kötü bir hal almış ki otobüste, sokakta hatta evlerinin içinde bile ana dillerini konuşmuyorlar. Tamamen bir asimilasyona kurban gidiyorlar.

Peki, bu yanlışı sadece yeni nesilin üzerine yıkmak ne kadar doğru? Asıl yanlışın sahibi ebeveynler değil mi? Evet ebeveynler! Peki ebeveynler neden çocuklarını Kürtçe’den soyutluyorlar? Bunun cevabı da geçenlerde yaşanan, ana akım medyada yer bulmamasına rağmen alternatif medyada çığlığını duyuran bir haberde saklı. Haberde Sakarya’nın Hendek İlçesinde bir baba ve oğlu sırf kendi aralarında Kürtçe konuştular diye kendini bilmez birinin magandalığına maruz kaldıklarından ve babanın magandanın silahından çıkan kör kurşuna kurban gittiğinden bahsediliyordu. Bu yüzden aileler bu olaydaki gibi yaşanılan ötekileştirmenin kendi başlarına gelmesinden korktukları için çocuklarını ana dillerinden soyutluyorlar. Ve çocuklarının konuşmayı yeni öğrendiği dönemlerde kendi babalarının, dedelerinin, atalarının dili yerine toplumda egemen statüsündeki dili aşılıyorlar çocuklarına. Yani bir nevi yıllardan beri bize dayatılan asimilasyonu artık kendi kendimize uyguluyoruz. Peki şu an yazının başında espiri mahiyetinde kullanıldığını söylediğimiz “Anlıyorum ama konuşamıyorum” cümlesinin ne kadar acınası bir cümle olduğunun farkına varmışızdır. Bu durumun önüne geçmek için sizden ricam anlıyorum ama konuşamıyorumun arkasına saklanmaktan vazgeçin ve ana dilinizi özgürce kullanın ve anladığınızı öğrenin, ezberleyin, konuşun…  Sağlıcakla kalın.

 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."