DOLAR 8,7540
EURO 10,3892
ALTIN 496,61
BIST 1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 40°C
Sıcak
Diyarbakır
40°C
Sıcak
Paz 38°C
Pts 38°C
Sal 39°C
Çar 37°C

Neden güçlü zayıfı ezer ?

20.02.2020
A+
A-

Bu haftaki köşe yazımda yine kıssadan hisse bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istedim. Günlük yaşantımızda karşılaştığımız, gördüğümüz veya duyduğumuz olaylar karşısında insan hayretler içinde kalır.
Bu nasıl bir dünya. Neden güçlü zayıfı ezer ? insan insana neden zulmeder ? neden insan insanın canına, malına, namusuna el uzatır. Neden kul hakkına tecavüz ederek, çalar, çırpar sonrada sütten çıkmış ak kaşık gibi topluma kendini lanse eder. Sinema sanatçısı Şener Şen’in bir sözü aklıma geldi. Bu memlekette kime sorsanız herkes namuslu ama bu kadar namussuzu kim doğurdu ? Peki bunu yapanlar elbet bir gün yaptıklarının hesabının sorulacağını düşünmezler mi ? Bence düşünmüş olsalardı ve gerçekten içlerinde Allah korkusu ve vicdan muhasebesi olsaydı zalim olmazlardı.
Bir çoğumuzun bildiği, zaman, zaman duyduğumuz ve dinlediğimiz Yuh babanın hikayesini bu haftaki köşe yazımda sizlerle paylaşmak istedim.
Yaşadığı dönemde ehli irfan olan kalp gözü açık bir zat marangozluk yaparmış. Kendisinin birde çırağı varmış. Mahalleli vefat ettiğinde atölyenin önünden geçermiş. Cenaze atölyenin önünden geçtiği zaman hazret Yuh! diye bağırırmış ve atölyenin kapısını kapatıp içeri girermiş. Her cenazede aynı işi yaptığı için lakabı yuh babaya çıkmış. Çırağı bir gün kendisine; usta babam ölürse ne olursun onun arkasından yuh diye bağırmayasın. Gel zaman, git zaman sonra çırağın babası rahmetli olmuş. Sela okunmuş. Cenaze atölyenin önünden geçerken yuh baba dayanamamış. Yuhhh diye bağırmış. Bunun üzerine çırak usta bende senin cenazenin arkasından bağırmazmıyım? demiş.
Yuh baba bir süre sonra vefat etmiş. Cenaze atölyenin önünden geçerken çırak yuh diye bağırmış. Mahallenin omuzlarında tabutun içinde yuh baba şöyle bir silkelenip, bende onlar gibi gidiyorsam banada yuh olsun diye bağırmış. Tabi bu arada mahalleli tabutu bırakıp kaçmışlar. Ve yuh babanın türbeleri de oraya yapılmış.
Hikaye böyle. Her yaşanan olayda insanın kendisine kıssadan hisse misali ders çıkarması gerekmez mi ? Elbette gerekir. Ölümlü dünya her canlı gibi her insanda günü geldiğinde ölecektir. Hikayede olduğu gibi birileri arkamızdan yuh diyecek mi? İnsana saygı duymayan onu sömüren, onu ezen, onları birbirine düşüren ve onların sırtından geçinen, bir kene gibi insana yapışıp kanını emen asalaklara elbette yuh olsun.
Bir fani olduğunun farkına varmadan kibir elbisesini giyerek, yürüdüğü zaman şımarık şımarık yürüyen, gücünü ve iktidarını kötüye kullananlara, hırsızlara, yetim malı yiyenlere, tefecilik yaparak insanların hayatlarını karartanlara elbette yuh olsun.
Her canlı gibi insan oğlu da günü geldiğinde ölecektir. Tabutu omuzlarda taşınarak hesap vermek üzere ahret alemine intikal edecek. Öldüğümüz zaman arkamızdan insanların, ahrette de meleklerin bize yuh demesini istemiyorsak kul olduğumuzu unutmadan güzel bir hayat yaşamaya bakalım.
Sevgiyle Kalın…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.