DOLAR 8,6919
EURO 10,3865
ALTIN 498,21
BIST 1.404
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 38°C
Sıcak
Diyarbakır
38°C
Sıcak
Cts 38°C
Paz 39°C
Pts 41°C
Sal 40°C

Mevlüt Mergen yazdı: Diyarbekir Sevgisi…

01.06.2021
A+
A-

Desem ki bu sevgi gönüllerdeki “sevgi” denizinde dalga dalga yayılan bir sevgidir, sanki bulaşıcıdır, bu dalgalar dışa vurduğunda bazen tarihini anımsatan “fotoğraf” oluyor, bazen isimleri dünden bugüne kadar yaşamış “insan” oluyor, bazen “ağız tadı” oluyor, bazen “şiir” oluyor, bazen de “hatıra” oluyor ki biz gerek şiirlerimizde, gerek günlük yazılarımızda ve gerekse kitaplarımızda hatıralarımızı hep öne çıkarmışız, çıkarıyor, son günümüze kadar da devam edeceğiz hatıralarımızı paylaşmaya..

Öncelikle şunu belirtmekte yarar var ki sözünü ettiğimiz sevgiyi yüreğinde taşıyanlardan kimi bir tarihi fotoğrafı paylaştığında, kimi bir ismi andığında, kimi bu şehrin ağız tadını hatırlattığında duyduğumuz “hoşnutluğu” moda deyimle “beğenmeyi” ifade edecek kelime bulmakta zorlanıyoruz.

Bu arada gençlik yıllarımın bir hatırasını ve iki güzel ismi rahmet ve saygı ile anılmalarına vesile olsun için anlatacağım: Ramazan-ı şerif ayının son günleridir, belki de Kadir gecesinin öğle vaktidir, mukabele okunmuş ve artık hatim icra edilecektir.

Yer Cami-i Kebir’dir, mihrabın önünde iki güzel hafız oturmaktadır Hafız Tarik Çıkıntıaş, Hafız Celal Sevimli her iki hafız sanki tek ses olarak okumaktadırlar, “candan” okumaktadırlar, cemaat bu okuyuş hiç bitmesin ister gibidir, çünkü hafızlar kendilerini kaptırmışlar yüce kitabımızın kalplere döktüğü heyecana, o heyecan onların gönlünden taşıyor ve bütün camideki insanları kaplıyor..

O gün orada dökülen gözyaşları sanki “sel” olmuş akıyordu, o gün koca mabette oluşan “tablo” o cemaat ve o iki hafız “unutulmayanlar” olarak yer aldı gönül hanemizde..

Unutulmadılar, çünkü hallerinde yani okuyuşlarında gayet samimi idiler, gösteriş yok, desinler yok, bilsinler yok ve en önemlisi bir maddi bekleyişleri yok, tek istekleri var “Allah rızası”

biz de istiyoruz ki gerek bu iki güzel insan öncelikle bu özellikleri ile yad edilsinler, şimdi biz ne o günleri geri getirebiliyor, ne de o güzel insanlara benzer inanları görebiliyoruz, ne kadar Cami-i Kebir’e gitsek onların sesleri kulaklarımızda yer etmiş dinler gibi oluyoruz, tabii bu duygular içinde merhum Celal Güzelses’i unutamıyoruz…

Biz o günlerde Diyarbekir’de yaşarken Diyarbekir’i de yaşadığımız şimdi anlıyoruz..

Nur içinde yatsınlar mekanları cennet olsun..

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.