DOLAR 8,6938
EURO 10,3944
ALTIN 497,62
BIST 1.411
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 38°C
Sıcak
Diyarbakır
38°C
Sıcak
Cts 38°C
Paz 39°C
Pts 41°C
Sal 40°C

Mevlüt Mergen Amidi yazdı: Şiir ve Hasbıhal

09.06.2021
A+
A-

Sıladan Gurbete

 

Oğlum Erol askerde iken –

Dün geldi mektubun yavru vatandan,

Eşe dosta tek tek selam demişsin.

Havadis isteyip ana vatandan,

Yazın daha birçokkelamdemişsin.

 

Bizmişiz orada senin düşüncen,

Yadile geçermiş gündüzvegecen,

Küçük Büşra imiş dilinde hecen,

Unutmasın beni anam demişsin.

 

Diyarbekir’e hasret doluymuş gönlün,

Amid’e sevdalı gencecik ömrün,

Başkaymış kokusu burdaki gülün,

Bu yüzden Kıbrıs’ta kalmam demişsin.

 

Demişsin askerlik ata mirası,

Koşar gider gencim gelse sırası,

Vatan borcununsa yoktur pahası,

Bedeli olamaz param demişsin.

 

Dedeme söyleyin şen olsun gönlü,

İlk kez ayrı kaldık Regaip günü,

Memlekete gelip kursam düğünü,

Çok para kazansın babam demişsin.

 

Vatan nöbetimi zevkle tutarım,

Gönlümden derd ile gamı atarım,

Yatağa Bismillah deyip yatarım,

Vücudum oradan sağlam demişsin.

 

Durmadan tütermiş gözündesıla,

Sıkçayazmektubavermefasıla,

Bir gün gelir bende düşersem yola,

İnşallah teskere alsam demişsin!..

Diyarbekir, 03.03.1987

 

 

Hasbihalimiz

 

Sıladan Gurbete Mektup!

 

Yeni “jenerasyon” ne bilsin vatan borcunu öderken anasına, babasına mektup yazmayı, hatta mektup yazmayı bile bilmez yeni nesil, çünkü haberleşme araçları o kadar çoğaldı ki mektup yazmaya gerek bile kalmadı.

Şiirimizde okuduğunuz mektup 34 yıl önceki zamanı yansıtır, o zamanlar gözler hep kapıda olur, dışarıdan gelen “postaaa” sesi ev halkınıheyecanlandırır ve“hasret” çekenlerin kalbine sevinç akıtırdı.

Evlerin duvarında kocaman bir çivi olurdu, bu çiviye gurbetteki askerin gönderdiği mektuplar asılırdı, yırtılıp atılmazdı o mektuplar, biz her ne kadar sözünü ettiğimiz çivide saklamışsak da ilk çocuğumuz Erol’un ilk mektubunu, kendisine yazdığımız karşı mektupta bize neler yazdığını da hatıralarımızın arasına yazmışız.

Bu gün artık Kıbrıs uzak bir yer değil, rahatça gidilebiliyor, uçaklar mesafeleri kısaltmış, teknoloji gönüllerde hasret birikimini önlemiştir, öyle ya “görüntülü görüşme” akıllı telefonlarda rahatçı yapılabiliyor.

“Sabır” her derdin ilacıdır, biz “oğlumuz gurbette askerdir” yolunu hasretle ve sabırla beklerdik, yıllar Dicle nehri misali hızla aktı ve bugünlere gelindi, Erol oğlumuz askerliği bitirdiği gibi oğlu da bitirdi askerliğini, sözünü ettiği “dedesi, ninesi, annesi” rahmet-i rahmana kavuştu, bizde o zamanlar Erol’un yolunu gözlerken şimdi ölüm meleğinin yolunu gözler olduk..

Biz giderayak “dede” olacağı hakkında ilk işaretlerini aldığımız Erol’a kalıcıbir hatıra bırakmak istedik, yoksa bu şiir “özel” bir şiirdir, armağanlar da “özel” olarak saklanır, tıpkı bizim onun mektubunu bunca yıl sakladığımız gibi…

Selam ve dua ile.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.