DOLAR 7,4114
EURO 8,9965
ALTIN 441,47
BIST 1.540
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 9°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
9°C
Az Bulutlu
Sal 11°C
Çar 10°C
Per 9°C
Cum 6°C

KESK: Kadınların yüzde 92’si şiddete maruz kalıyor

KESK: Kadınların yüzde 92’si şiddete maruz kalıyor


27.02.2020
A+
A-

KESK’in düzenlediği “İşyerinde Kadın Emekçilerin Temel Sorunları Araştırması” anketine katılan kadınların yarısı iş yerinde cinsiyetinden dolayı ayrımcılığa uğradığını belirtirken, yüzde 92’si ise şiddete uğradığını kaydediyor.

 

DİYARBAKIR – Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), 8 Mart Kadınlar Günü kapsamında yapacakları eylem ve etkinlik programı ile kamuda çalışan kadıların yaşadığı sorunların belirlenmesi için gerçekleştirdikleri “İşyerinde Kadın Emekçilerin Temel Sorunları Araştırması” sonuçlarını açıkladı. KESK Genel Merkez’inde düzenlenen basın toplantısında

KESK Kadın Sekreteri Gülistan Atasoy konuştu.

Kadınların kamusal alandan dışlandığı, kadına yönelik şiddetin boyutlanarak arttığı bir dönemde 8 Mart’a gidildiğini vurgulayan Atasoy, “Savaşların, militarizmin, gericiliğin, şiddetin, yoksulluğun, güvencesizliğin kadınların yaşamını esir almaya çalıştığı, kazanımlarımıza dönük saldırıların hız kesmeden devam ettiği bir süreç” dedi. Yoksulluğa, işsizliğe, köleliğe, savaşlara, doğa talanına karşı yükselen halk isyanlarında kadınların en önde yer aldığını ifade eden Atasoy, “Bizler de KESK’li kadınlar olarak; eşit ve özgür yaşam mücadelesindeki ısrarımızı 8 Mart alanlarına taşımanın heyecanı ve hazırlığı içerisindeyiz. Değersizleştirilen ve yok sayılan kadın kimliğimize sahip çıkarak ‘doğa benim, üreten benim, emek benim, yaşam benim, ben kadınım’ diyerek çıkacağız alanlara” diye konuştu.

KESK’in 8 mart programı

Atasoy, 8 Mart kapsamında gerçekleştirecekleri eylem ve etkinlik programını şöyle sıraladı:

“*İşyerlerinde kadınları ziyaret ederek, kadın buluşmaları düzenleyerek, iş yeri önlerinde basın açıklamaları yaparak bu 8 Mart’ta öne çıkardığımız talepleri kadın emekçilerle buluşturacağız.

*4 Mart Çarşamba günü tüm illerde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri önlerinde olacağız. Kadınların yaşamsal sorunlarına karşı duyarsız kalan, daha da vahim olanı kadınları yok sayan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na seslenerek neden Kadın ve Eşitlik Bakanlığı istediğimizi bir kez daha açıklayacağız.

*7 ve 8 Mart günlerinde tüm illerde kadın örgütleriyle, emek meslek örgütlerinden, siyasi partilerden ve söyleyecek sözü olan tüm kadınlarla, miting alanlarında buluşacağız.”

Kadınların yarısı cinsiyetinden dolayı ayrımcılığa uğruyor

Atasoy, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nden bu yana “Eşit ve Özgür Yaşamak İstiyoruz” kampanyasını sürdürdüklerini hatırlatarak, KESK olarak “İşyerinde Kadın Emekçilerin Temel Sorunları Araştırması” kapsamında 25 Aralık 2019 – 15 Şubat 2020 tarihleri arasında web tabanlı bir anket çalışması düzenlediklerini söyledi.

Ankete 62 ilden, 84 farklı meslek grubundan bin 792 kadın katılımcının yanıt verdiğini ifade eden Atasoy, araştırmaya katılan kadınların yüzde 48′ inin işyerlerinde cinsiyetlerinden dolayı ayrımcılığa maruz kaldıklarını düşündüklerini kaydetti.

KESK’in anket sonuçları şöyle: “İşyerinde ayrımcılığa uğradığını düşünen kadın çalışanların kadro durumuna bakıldığında, iş güvencesi daha az olanlar arasında ayrımcılığa uğradığını düşünenler daha fazladır. Eğitim düzeyi arttıkça, ayrımcılığa uğradığını düşünen kamu çalışanı sayısı artış göstermektedir. Başka bir ifade ile eğitim düzeyi arttıkça ayrımcılık konusundaki farkındalık da artmaktadır.

Kadınlar iş yerinde şiddete maruz kalıyor

Araştırma kapsamında katılımcılara ‘Mobing, Fiziki-Cinsel-Sözlü taciz, Yasal hakların kullanımının engellenmesi ve Kariyer/yükselmede ayrımcılık’ durumlarına maruz kalıp kalmadıkları sorulmuştur. Birden fazla şıkkın işaretlenebildiği bu soruda katılımcıların yüzde 92’si en az bir haksız duruma maruz kaldığını ifade etmiştir.

Kamu çalışanı kadınların yarısından fazlası (%59) işyerinde mobbinge uğradığını düşünüyor.  Mobbingi, izin, örgütlenme vb. gibi yasal haklarını kullanırken engellenme (%39);

Kamu iş yerlerinde kreş sayısı az

Araştırma kapsamında kadın çalışanlara; çalıştıkları işyerlerinde kreş olup olmadığı, yoksa kreş talep edip etmediklerini sorduk. Bu kapsamda kamu işyerlerinin yüzde 89’unde uygun bir kreş olmadığı ifade edilmiştir.

Ankete katılan kamu çalışanı her yüz kadından sadece 11’inin işyerinde kreş var.  Yüzde 5’lik oranla İşçi statüsünde çalışan kadınlar kreş hizmetinden en az faydalanan grup içerisinde yer alıyor. Eğitim durumuna göre bakıldığında, lisansüstü eğitim almış kamu çalışanı kadınların işyerlerinde, diğer kamu çalışanı kadınları göre biraz daha yüksek oranda kreş bulunduğu görünmektedir.

Kadınlar kreş talep ediyor

Kamu çalışanı kadınların yüzde 94’ü işyerlerinde kreş açılmasını talep ediyor. Kreş, her yaş grubundan, her statüden ve her meslek grubundan kamu çalışanı kadının ortak talebidir.

Ücretsiz doğum izni yetersiz

Birçok kamu emekçisi kadın için zorlu bir dönem olan doğum sonrasında bebek ve anne bakımı için ücretli doğum izni süresinin uzatılması gerekmektedir. Araştırmaya katılan kadınların yüzde 51’i ücretli doğum izninin 32-44 hafta arasında olması gerektiğini, yüzde 28’i 16-31 hafta arasında olması gerektiğini, yüzde 21’i ise 45 hafta ve üzerinde olması gerektiğini ifade etmiştir.

8 Mart resmi tatil edilsin

Araştırma kapsamında katılımcı kadınların yüzde 86’sı, 33 ülkede resmi tatil olan 8 Mart’ın ülkemizde de tatil ilan edilmesini ve günün kadınların eşitlik ve özgürlük taleplerinin dillendirileceği etkinliklerle doldurulmasını talep etmektedir.” (Haber Merkezi)

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."