DOLAR 8,3266
EURO 10,0558
ALTIN 480,76
BIST 1.432
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 29°C
Parçalı Bulutlu
Diyarbakır
29°C
Parçalı Bulutlu
Cum 29°C
Cts 32°C
Paz 31°C
Pts 27°C

Kemer sıkacağız

30.03.2019
A+
A-

Hayat pahalılığı yaşam şartlarını olumsuz etkiliyor. Genel seçimlerde de yerel seçim arifesinde de durum artarak ve kendisini daha fazla hissettirerek devam ediyor.
Ekonomik krizin başladığı 2018’in ikinci yarısından şimdiye değişen tek şey; 2019’un bu krizin tüm etkilerini tüm ağırlığıyla gösterdiği bir yıl olması.
Peki, bu krizin sebebi ne?
Bazı çevreler krizin nedeninin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş, hukuk devletinden uzaklaşmayı ekonomik krizin temel nedeni sayarken, krizi ‘yanlış ekonomi politikalarına’ bağlayanlar da var. Buna göre krizin temel nedeni olarak IMF programından sapılması olarak gösteren ekonomi çevreleri, “2002-2008 arasındaki Ak Parti ‘başarısı’, esasında o dönemde uygulanan IMF programı sayesinde gerçekleşmiştir. Sonrasında yaşanan sorunların nedeni, siyasi iradenin IMF programını uygulamaktan vazgeçmesi. Bu durumda, çözüm de yeni bir IMF programı ile gelecektir” diyor.

Üçüncü bir yaklaşım ise krizin uluslararası ilişkilerdeki sorunlardan kaynaklandığı yönünde. Buna göre krizin ekonomik ya da siyasi kökeni yok, yaşanan sorunların kökeni dışarıda, Türkiye’ye yapılan ekonomik bir saldırının sonucu olarak ekonomik zorluklar yaşanıyor.

Her üç görüşte bakış açılarına göre akla yatkın gelebiliyor.
Ekonomist Doç. Dr. Ümit Akçay’a göre, “Bu açıklama biçimleri yaşadığımız sürecin bazı yönlerine ışık tutsalar da bütünü açıklama kabiliyetinden yoksunlar. Sorun, birikim modeli krizinden kaynaklanıyor. Birikim modeli krizi bağlamında, somut işleyiş açısından Türkiye ekonomisinin krizi, döviz-faiz kıskacı tarafından şekillendiriliyor. Bunun temel nedeni, nominal faizlerin düşüş eğiliminde olmasına rağmen TL’nin değerli kalabildiği 2002-2013 arası küresel konjonktürün sona eriyor olması. 2013 sonrasında Türkiye ekonomisi üç kere stagflasyonist bir krizin eşiğine geldi. İlk ikisinde farklı nedenlerle bu darboğazlar aşılabildi, ancak bu sefer önceliklerden farklı.”
Öncekilerden farkı ne peki?
2018 Eylül ayında Yeni Ekonomik Program’ın ilan edilmesi, faiz artışı ve ABD ile olan gerilimin azaltılması sayesinde TL nispi olarak değer kazansa da dövizdeki yükseliş kısa sürede enflasyon üzerinde de ciddi bir etki yarattı. Enflasyondaki bu yükseliş, özellikle üretici-tüketici fiyatları arasındaki farkın halen çok yüksek olması, döviz krizinin etkilerinin fazlasıyla sürdüğünü gösteriyor.
Yüksek faiz artışları, konut satışlarında sert düşüşe ve otomotiv sektöründeki daralmaya kadar etki etti.
Tabi bu olumsuzluklar reel sektörü de olumsuz etkiledi.
Bu hengamenin içinde akaryakıt, elektrik ve doğalgazdaki artış hem üreticiyi hem de vatandaşı olumsuz yönde etkiliyor.
Yaklaşan seçimlerin de endişesiyle etkiyi azaltmaya çalışan hükümetin asgari ücrette 400 TL’lik artışa gitmesi de sorunu çözmedi.
Peki, çözüm ne?
Yerel seçimlere kilitlenen siyasetin bu konuda bir çözümü yok. En azından bu yönde kayda değer bir söylem olmaması bunun göstergesi. Son olarak açıklanan veriler bunu gösteriyor.
İş yine başa düşüyor anlaşılan. Yani vatandaşa!
Zaten sıkılmış olan kemerleri, daha da sıkacağız.
Yani zayıflayacağız. Daha az yiyip, daha az içeceğiz.
Çocuğumuzu servisten alacağız, doğalgazı, klimayı daha az kullanacağız, arabamız varsa gerek olmadığı sürece kullanmayacak, giyimden tutunda yaşamımızın her alanında önceliklerimizden feragat edeceğiz…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
13 Mart 2019
5 Temmuz 2019
19 Nisan 2019
23 Şubat 2019
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."